Suat Duman ‘dan Yeni Bir Polisiye Seri: 1918

/
3 dakikalık okuma

Suat Duman ‘dan yeni bir polisiye seri: “1918”

Fransa’da gördüğü eğitimini yarıda kesen Ferda, gazeteci arkadaşı Miette’le birlikte Doğu Ekspresi’ne atlar ve işgal donanmalarının boğazı geçtiği gün İstanbul’a gelir. Bir yandan uluslararası bir suçlunun izini süren Ferda ve Miette bir yandan da akılcı yöntemleri sayesinde tüm suçluların korkulu rüyası haline gelecektir.

Bir kara macera olan dördüncü romanı Rakun ile 2018 yılında yılın polisiyesi ödülüne layık görülen, yerli polisiyemizin güçlü yazarlarından Suat Duman yeni ve uzun soluklu bir polisiye seriyle okurların karşısına çıkıyor.

İstanbul’un İngiliz kuvvetleri tarafından işgal edildiği gün başlayan 1918 serisinin ilk iki romanı Kalbim, Kimsesiz Yurdum ve Ah Dehşet, Dehşet Dehşet! geçtiğimiz günlerde yayımlandı.

1918 – Kalbim, Kimsesiz Yurdum

Birinci Dünya Savaşı sona ermiş, dünya yeni bir kaosun eşiğine gelmiştir. Fransa’da gördüğü eğitimini yarıda kesen Ferda, gazeteci arkadaşı Miette’le birlikte Doğu Ekspresi’ne atlar ve işgal donanmalarının boğazı geçtiği gün İstanbul’a gelir. Bir yandan uluslararası bir suçlunun izini süren Ferda ve Miette bir yandan da akılcı yöntemleri sayesinde tüm suçluların korkulu rüyası haline gelecektir. Elinizden bırakamayacağınız, meftunu olacağınız, polisiye edebiyatımızı renklendirecek son derece “cazibeli” bir okuma şöleni…

1918 – Ah Dehşet, Dehşet Dehşet!

Ferda belki de her insan gibi, yaşadığı asrın bir fırtınalar asrı olacağına, olması gerektiğine yürekten inanıyordu. Ömrü ölülerini gömmekle geçen bu bedbaht insanlara baktı, yüreği onu heyecanlandıran bir kederle bir kez daha çarptı. Şehir daha ne kadar azapla, kaç şeytanla sınanacaktı?

Tiyatroyu bir saplantı haline getiren Rüçhan, öğrencisi olduğu Tıbbiye’nin yüksek tavanlarından birine asılmış olarak bulunur. Serkomiser Reşat bu alelade intihar vakasıyla oyalanmak için bir sebep göremez. Fakat yüksekçe bir tabureye çıkıp tavanı izlemeye koyulan Ferda bunun alelade bir vaka olduğundan o kadar da emin değildir.

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

Önceki Hikaye

Belleğin Karanlık Dehlizlerinde: Karanlık Dükkânlar Sokağı

Sonraki Hikaye

Çağatay Yaşmut: "Celil Oker iyi bir abi, iyi bir insan, iyi bir yazar, iyi bir eğitimciydi"

En Son Yazılar