Emanuel Bove’un “Suzy Pommier Cinayeti” ve Tristan Bernard’ın “Bir Katilin Günlüğü romanlarının çevirileri tamamlanmış durumda

7 dakikalık okuma

Eylül ayından itibaren yayıncılık dünyası hareketlenir, “sezon” açılır. Pek çok kitap peş peşe okurla buluşmaya başlar. Yayınevleri pandemi ve her gün daha da zorlaşan ekonomik koşullara rağmen  üretmeye devam ediyor. Biz de  yayımladığı kitapları/serileri merakla beklediğimiz yayınevlerinin editörleriyle görüştük, pandeminin yayın programına etkisini ve polisiyeseverleri yeni yayın döneminde hangi kitapların beklediğini öğrendik.


Dosyamızın bugünkü konuğu, “Kara Kitaplar” serisi altında önemli polisiye romanları yayımlayan Ayrıntı Yayınları’nın editörü A. Ömer Türkeş.  William McIlvanney’in “Laidlaw Üçlemesi”nin son kitabı Tuhaf İlişkiler’i geçtiğimiz günlerde yayımlayan Ayrıntı Yayınları’nın önümüzdeki yıl içinde yayımlayacağı polisiye romanları konuştuk.

Geçtiğimiz yayın döneminin önemli bir bölümü pandemi koşullarında geçirdik maalesef, bu nedenle yayın planında ertelediğiniz ya da şimdilik vazgeçtiğiniz polisiye romanlar oldu mu?

Krizlerin ilk vurduğu iş kolu her zaman yayıncılık sektörü olmuştur. Gelenek bu kez de bozulmadı ve pandemi sektörün her bir dalını -yayınevleri, matbaalar, dağıtımcılar, kitapçılar- ve sektörde çalışan emekçileri derinden etkiledi. Sadece kitap satışlarındaki düşüşü kast etmiyorum, asıl kriz yayıncıların bütün girdilerini etkileyen bir faktör olan dolar kurundaki yükseliştir. Bu durumda  yayın planlarımız alt üst olmasa da revize edildi, aylık kitap sayısı düşürüldü. Doğal olarak listemizdeki bazı polisiyelerden vazgeçmek zorunda kaldık. 

Kara Kitaplar serisine devam ediyorsunuz, son olarak Tuhaf İlişkiler romanını yayımladınız. Kara Kitaplar serisine kitap seçerken nelere dikkat ediyorsunuz? Bu seri için Türkçe haklarını aldığınız yeni yazarlar, seriler var mı?

Polisiye roman seçimi Ayrıntı Yayınları’nın genel yayın politikası doğrultusunda yapılıyor. Özetle söylersek; suçu oyuna, bilmeceye indirgemeyen, suç olgusunun ortaya çıkışını, suçun ekonomik, politik ve toplumsal kaynaklarını sorun eden ve belli bir edebi düzeye sahip polisiyelere öncelik veriyoruz. Açıkçası polisiyelerin çok satarlık kalıpları gözetilerek yazıldığı bir dünyada böylesi örnekler bulmak çok kolay değil. 

2020-2021 yayın döneminde yayın tarihi kesinleşmiş yeni çeviri polisiye romanlar/yazarlar var mı listenizde? 

Daha önce “Willnot” isimli kitabını bastığımız, yaşayan en büyük suç yazarları arasında gösterilen James Sellis’e ilgimiz sürecek. Ayrıca Emanuel Bove’un “Suzy Pommier Cinayeti” ve Tristan Bernard’ın “Bir Katilin Günlüğü romanlarının çevirileri tamamlanmış durumda. Bu kitapları 2021 yılı içerisinde okuyucumuzla buluşturmayı hedefliyoruz.

Yeni yayın döneminde telif polisiye romanlar konusunda nasıl bir programınız olacak? Yeni dosya kabul ediyor musunuz yahut yeni/ilk kitaplarını yayımlayacağınız polisiye yazarları var mı?

Üzülerek söylemek gerekir ki önümüzdeki dönem için listemizde telif polisiye roman yer almıyor. Az önce özetlediğim tarza uygun, beklentilerimizi karşılayacak düzeyde bir dosya ile karşılaşırsak planda değişikliğe gidilebilir.

Yıllar evvel Donna Leon polisiyelerini yayımlamıştınız, bu kitaplar artık bulunmuyor maalesef. Tekrar yayımlamayı düşünüyor musunuz?

Donna Leon’un “Venedik Polisiyeleri” gerçekten de çok iyi bir seriydi ama ne yazık ki bir kitabın “iyi” olması “iyi” satacağı anlamına gelmiyor. Tekrar baskı politikası arz-talep ilişkisine bağlı. Çok satarlık kalıpları dışındaki polisiyelere olan talebin azlığı tekrar baskıları imkansız kılıyor. 

Kara Kitaplar serisine okurların ilgisini nasıl buluyorsunuz? Yayın listenizden, belki çok fark edilmediğini ya da mutlaka okunması gerektiğini düşündüğünüz hangi polisiye romanları önerirsiniz türün tutkunları için? 

Doğrusunu söylemek gerekirse Kara Kitaplar’a ilgiyi yeterli bulmuyorum. Geçtiğimiz yıllarda yayınladığımız birkaç polisiye var ki siyasi polisiye türünün başyapıtlarından sayılıyorlar. Mesela Rafael Bernal’ın “Moğol Komplosu”. Konusu bizim her yanı kriminalleşmiş siyasi tarihimizle büyük benzerlikler gösteren bu roman Meksika’da ve pek çok Latin Amerika ülkesinde kültleşmişken Türkiye’de çok fazla ses getirmedi. 

Adını andığınız “Tuhaf İlişkiler” romanı William McIlvanney’in “Laidlaw Üçlemesi”nin son kitabıydı. “Tartan Polisiyeleri”nin babası sayılan McIlvanney, İskoç polisiye edebiyatının en büyük efsanesi, ancak “Laidlaw Üçlemesi” de hak ettiği okuyucuyu henüz bulmuş sayılmaz. 

Ve son olarak  az önce de belirttiğim üzere “yaşayan en büyük suç yazarları arasında gösterilen”  James Sellis’in “Willnot” romanının gördüğü ilginin bendeki karşılığı hayal kırıklığı oldu. Bu üç yazarı da hararetle tavsiye ediyorum.

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

Önceki Hikaye

James Ellroy, Jim Thompson ve Ray Bradbury’nin de polisiye hikâyelerini yayımlayacağımız yeni bir seri hazırlıyoruz.

Sonraki Hikaye

İzlanda Polisiyesi Trapped Yeni Sezonuyla Geri Dönüyor

En Son Yazılar