Sofia Helin: “Üzgün ve Kızgın Bir Gençken Kıyafet Çalardım”

5 dakikalık okuma

Danimarka – İsveç ortak yapımı Bron/Broen dizisindeki Saga Norén rolüyle tandığımız İsveçli oyuncu Sofia Helin nadir röportajlarından birini geçtiğimiz günlerde The Guardian gazetesine verdi.

48 yaşındaki Sofia Helin şu sıralar Mystery Road dizisinin ikinci sezonunda izleyicilerle buluşmaya hazırlanıyor. Helin’in bir oğlu ve bir kızı var. Ünlü oyuncu ailesiyle birlikte Stockholm’de yaşıyor.

En mutlu olduğunuz an ne zamandı?

Şimdi. Covid sürecinde her şeyi yeniden düşünme fırsatı buldum. İçinde bulunduğum anın kıymetini bilmeyi öğrendim.

Hatırladığınız en erken anınız nedir?

Gecenin bir vakti masanın altında uzanıyorum. Ailem ve arkadaşları akşam yemeği için bir araya gelmişler. Üç yaşındaydım.

Kendinizde en sevmediğiniz özellik nedir?

Stres.

Başkalarında en sevmediğiniz özellik nedir?

Stres.

En utanç verici anınız nedir?

Geçtiğimiz bahar aylarının başında, coronavirüs’ün çıktığı dönem. Hayatımda her şey o kadar hızlı gelişiyordu ve o kadar önemli görünüyordu ki, kendimi maruz bıraktığım stresi düşününce resmen utandım.

Bir mülk dışında bugüne kadar satın aldığınız en pahalı şey nedir?

Paramın çoğunu bahçeme harcıyorum.

Küçükken ne olmak isterdiniz?

Doktor.

Birinin size söylediği en kötü şey nedir?

Tanıdığım biri bir zamanlar şöyle söylemişti: “Seni istiyorum, sana sahip olmak istiyorum.” Ben ise birinin istediği bir “şey” olmak istemiyordum.

Suçluluk ya da utanç duysanız da vazgeçemediğiniz zevkiniz nedir?

Dedikodu.

Aşk size nasıl hissettirir?

Sıcak ve şen şakrak.

Hayatınızın en heyecan verici öpücüğü kime ait?

Zor bir soru çünkü Daniel ve ben çok uzun yıllardır birlikteyiz. Tiyatro okulunda tanışmıştık. O bir aktördü. Fakat oğlumuz bir yaşına geldiğinde Daniel her şeyi baştan düşündüğü bir tecrübe yaşadı. Rahip oldu.

Gereğinden fazla kullandığınız sözcük ya da deyiş nedir?

Ben.

Bugüne kadar çalıştığınız en kötü iş nedir?

Yapmak istemediğiniz zaman ya da her şeye muhalefet etmek istediğiniz zaman oyunculuk gerçekten zor bir iş haline geliyor; sevmediğiniz biriyle sevişmek gibi… Bir keresinde “Vişne Bahçesi”nin berbat bir versiyonunda rol almak zorunda kalmıştım. Peruk ve koyu renk lensler taktım. Kimsenin beni tanımamasını umdum.

Ölüme yaklaştığınız bir tecrübeniz var mı?

24 yaşındayken bir bisiklet kazası geçirdim. Bir köprüde yokuş aşağı gidiyordum, bisiklet aniden bozuldu, yüz üstü yere kapaklandım. Çenemi ve dişlerimi kırdım. Estetik ameliyatlar geçirmek zorunda kaldım. Yarım sene kadar sürdü bu süreç. Sonrasında da bir TV dizisinde ilk büyük rolümü kaptım. Koca ve çirkin bir yara izim olduğunu düşünüyordum.

Kanunları hiçe saydığınız bir durum yaşadınız mı?

Üzgün ve kızgın bir gençken kuzenimle birlikte kıyafet çalıyorduk. Eve döndüğümde annemin pastaneden bir şeyler aldığını gördüm. Hiç kızgın değildi. Sanırım ne kadar üzgün olduğumu anlamıştı.

Nasıl hatırlanmak istersiniz?

Mağrur tarafım, başkaları için bir şekilde faydalı bir şeyler yapmış biri olarak hatırlanmak ister. Ama çocuklarımın beni hatırlaması gerçekten beni mutlu eder sanırım.

Kaynak: The Guardian

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

Önceki Hikaye

Suat Duman: "İlk Romanımdan Sonra İçine Düştüğüm Edebi Muammayı Çözen Celil Oker’dir"

Sonraki Hikaye

Farklı Simgelerle Yazılmış Bu Mesajı Çözebilir misin?

En Son Yazılar