Eşitsizliği, adaleti, halkı kâr uğruna hiçe sayan politikacıları, yoksulluğu, idealler uğruna nereye kadar gidilebileceğini sorgulayan ve tüm dünyada yankı uyandıran Canavar romanı, Süleyman Doğru çevirisi ve Mundi Kitap etiketiyle raflardaki yerini aldı.
Herkes kendi derdine düşmüş; köpeği ve yanak kısmına sapladığı sivri dişleriyle tuttuğu kafayı sağa sola sallarken çıkardığı oyunbaz hırlamayı kimsenin fark etmemesinde bir tuhaflık yok.

‘Canavar’ Hakkında
Yıl 1834: Surlarla çevrili Madrid, tüm şehri kırıp geçiren koleraya ve siyasi çekişmelere teslim olmuş halde. Bu esnada surların dışında, yoksulların hayatta kalma mücadelesi verdiği yerde, küçük kızları parçalara ayıran Canavar kol geziyor. 14 yaşındaki Lucía ise eski polis tek gözlü Donoso ve meraklı gazeteci Diego’nun yardımıyla, kaybolan kardeşi Clara’yı canlı halde bulmak için şehirde girilmedik delik bırakmıyor. Lucía’nın şehrin karanlık dehlizlerinde bulduğu sırlarsa boyunu aşan ve asla peşini bırakmayacak türden…
Carmen Mola’ya 1952’den beri verilen İspanya’nın en prestijli edebiyat ödülünü kazandıran Canavar eşitsizliği, adaleti, halkı kâr uğruna hiçe sayan politikacıları, yoksulluğu ve idealler uğruna nereye kadar gidilebileceğini sorgulayan, sıradışı bir polisiye…
Carmen Mola Hakkında
1973’te Madrid’de doğdu. Bir anne ve matematik öğretmenidir. İlk kitabını 2018’de La Novia Gitana (Çingene Sevgili) ismiyle yayımladı. Özellikle polisiye türündeki eserleriyle kısa zamanda çoksatar listesine adım attı. Gerçek kimliğini ise ancak Planeta Ödülü’nü kazandıktan sonra açıkladı: Antonio Mercero (Madrid, 1969), Agustín Martínez (Lorca, 1975) ve Jorge Díaz (Alicante, 1962) tarafından 2017’de yaratılan bir fiktif yazardır.




