Mutlaka Okumanız Gereken 5 Ada Polisiyesi

//
5 dakikalık okuma

Polisiye edebiyatın, özellikle de “kapalı oda” ve “kim yaptı” polisiyelerinin vazgeçilmezi, kapalı mekanlar… Ana karadan bağımsız, denizlerle çevrili, izole adalardan daha kapalı ve gizemli bir mekan yoktur herhalde. Nitekim Agatha Christie‘nin en iyi eserlerinden biri olan “On Küçük Zenci” de denizin ortasındaki izole ve gizemli bir adada gerçekleşen cinayetleri konu alır. Polisiye severler için gerçek ya da kurgusal, farklı adalarda geçen ada polisiyesi türünde 5 romanı yazdık.

Deniz Feneri, P.D. James

Deniz Feneri

Usta yazar P.D. James, Deniz Feneri isimli romanını kaleme aldığında seksen beş yaşındaydı. Dedektif Adam Dalgliesh‘i konu alan 13. roman olan Deniz Feneri, kurgusal bir adada geçiyor ve okurlara klasik bir “kim yaptı” hikayesi sunuyor. Combe adasındaki konuklardan biri garip bir şekilde öldürülür. Bu garip cinayeti en kısa zamanda ve medya tarafından duyulmadan aydınlatması için Adam Dalgliesh göreve çağrılır. Tam karmaşık cinayetin nedenlerini çözmeye ve şüphelileri ortaya çıkarmaya başladıkları sırada acımasız bir cinayet daha işlenir. Bu arada Dalgliesh’in sinsi bir tehlikeyle karşı karşıya kalması tüm araştırmayı riske atar.

Domuz Adası, Mo Hayder

Domuz Adası

Mo Hayder‘in bu sert gerilim romanı batıl inançları, zihin kontrolünü ve şarlatanlığı çok iyi bir şekilde harmanlıyor. Domuz Adası’nda tuhaf bir takım olaylar meydana gelmektedir. Gazeteci Joe Oates, gerçeği ortaya çıkarmak ve mitleri yıkmak için harekete geçer. Fakat bir tarikat lideri olan Malachi Dove ile karşı karşıta gelir ve ikili arasında bir zihin savaşı başlar.

Okyanuslar Arasındaki Işık, M.L. Stedman

Ada Polisiyesi Okyanuslar Arasındaki Işık

Adada yaşamanın getirdiği izolasyon hissinin çok iyi verildiği, kalplere hitap eden gizemli bir roman… Tom Sherbourne, Çanakkale Savaşı’nda acı dolu dört yıl geçirdikten sonra Avustralya’ya döner ve kıyıdan yarım gün uzaklıktaki Janus Kayası’ndaki deniz fenerinde bakıcı olarak çalışmaya başlar. Karısı Isabel’le evlilikleri ikisinin de kafasındaki gürültüyü susturup yıldızlar, dalgalar ve rüzgârın sesinden başka hiçbir şeyin olmadığı iki kişilik dünyalarında huzur bulmalarını sağlar. Bir gün, karısı bir bebeğin ağlamalarını duyar. Dalgalar, içinde genç bir adamın cesedi ile birkaç aylık bir bebeğin olduğu bir tekne getirmiştir. Yüreklerinin sesini dinleyip bebeği sahiplenmeye ve bundan kimseye bahsetmemeye karar verirler. Yıllar sonra gerçekler ortaya çıkmaya başlayınca aldıkları kararın hiç beklemedikleri sonuçları olduğunu anlarlar.

Zindan Adası, Dennis Lehane

Ada Polisiyesi Zindan Adası

Dennis Lehane‘in bu tuhaf ve büyüleyici romanı Shutter Island isimli kurgusal bir adada geçiyor. Ashecliffe bu adada yer alan, suçluların kapatıldığı bir akıl hastanesidir. Dedektif Teddy Daniels ve partneri Chuck, gizemli bir şekilde ortadan kaybolan bir mahkumun vakasını araştırmaktadır. Ne var ki yaklaşan bir fırtına vardır, bu fırtına Ada’nın ana karayla iletişimini kesecektir ve aynı zamanda da Teddy’nin karmaşık hatıraları için etkili bir metafor oluşturacaktır. Başarılı bir ada polisiyesi örneği.

Kuzgun Karası, Ann Cleeves

Ann Cleeves, “Dört Mevsim” dörtlemesinin ilk kitabında Shetland Adası‘nda meydana gelen bir cinayeti anlatıyor. Ocak ayının soğuk bir sabahında Shetland derin bir kar tabakası altına gömülüdür. Evine gitmekte olan Fran Hunter karın üstünde, yukarısında kuzgunların daireler çizdiği kırmızı bir lekeyle karşılaşır ve yakınlaştığında orada boğularak öldürülmüş bir genç kız olduğunu fark eder. Üstelik ceset, komşusu Catherine Ross’a aittir. Kendi halindeki ada halkı bu cinayette dikkatlerini inatla tek bir kişiye yönlendirmiştir: zekâ geriliği olan ve münzevi bir hayat yaşayan Magnus Tait’e. Fakat polis bir soruşturma başlatmakta ısrarcı olunca ada sakinleri kuşku ve korkuya kapılır.

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

Önceki Hikaye

Kesinliğin Getirdiği Şüphe: The Outsider

Sonraki Hikaye

Perdede ve Ekranda Dedektifin Evrimi

En Son Yazılar