Lackberg ve Fexeus’un Şifre’si

/
8 dakikalık okuma

Nordik polisiye anlatıları, günümüz polisiye edebiyatının en çok ilgi çeken, en çok satan, (hatta kimi zaman en çok sinemaya ve televizyona uyarlanan) üzerine pek çok farklı tartışama yürütülen eserleridir. Bu nedenledir ki, Nordik polisiye edebiyatının önemli ve ilgiyle takip edilen yazarlarından biri olarak Camilla Lackberg’in, Henrik Fexeus ile birlikte kaleme aldığı Şifre (Box) eserini de bu çerçevede değerlendirmek yanlış olmaz. Öncelikle, Nordik anlatıların alışılagelmiş özelliklerini barındırması açısından, polisiye okurları için bildik/tanıdık bir ortamı bir kez daha deneyimleme fırsatı sunmaktadır.

Künyesine baktığımızda, Camilla Lackberg ve Henrik Fexeus’un ortaklaşa kaleme aldıkları Şifre (Box) Doğan Kitap tarafından 2023 yılında yayınlandı. Bu polisiye eseri yazarlar, yeni bir serinin başlangıcı olarak planlamaktadırlar. Dolayısıyla ilk defa Lackberg ve Fexeus okuyacak okular için de ideal bir macera olduğu söylenebilir.

şifre

Esere dönecek olursak, Şifre, vahşi bir cinayetin ardından polis teşkilatı üyesi Mina ve soruşturma süresince gayri resmi olarak kendilerine kimi zaman danışmanlık yapan kimi zamansa doğrudan maceranın içerisinde yer alan mentalist Vincent’ın araştırmalarına, cinayeti aydınlatma ve suçluyu bulma çabaları etrafında şekillenir. Sihirbazlık numaralarından aşina olunan bir kapalı kutuda bulunan bir ceset, buna bağlı olarak da vahşi bir şekilde işlenmiş bir cinayetin peşi sıra ilerleyen hikâyede, merak unsuru yavaş yavaş artmaktadır. Bilinçli bir tercihle yazarların romanı katman katman işlediklerini söylemek yanlış olmaz: zira her bir katmanda, okuru, bir sihirbazlık gösterisi gibi yeni bir numara karşılar, hatta yeni bir cinayet ihtimali de söz konusudur. Bu noktada belirtmek gerekir ki, eserde ana iki kahraman Mina ve Vincent olmakla birlikte, hikâyenin gidişatını şekillendiren çok sayıda yan karakter mevcuttur. Zira polis teşkilatı içerisinde söz konusu olan bilindik bir soruşturma biri değil, özel amaçlarla kurulmuş, hızlı hareket etmeyi ve suçu bir an önce aydınlığa kavuşturmayı amaçlayan bir ekip söz konusudur. Ekibin diğer üyeleri de anlatı boyunca, Mina ve Vincent’ın davranışları, fikirleri ve kararları üzerinde etkiye sahiptirler. Öyle ki, karakterler arasında karşılıklı bir iletişim olmakla beraber, asıl dikkat çekici unsura karakterler arası karşılıklı etkileşimdir. Bu bağıntı olmak durumu da, eserin en önemli yönlerinden biri olarak karşımıza çıkan, psikolojik ve patolojik irdelemeleri ortaya koymaktadır. Zira romanda başkahramanların psikolojileri oldukça detaylı ve derinlikli anlatımlarla işlenmiştir. Ancak bu noktada altını çizmek gerekir ki, aşırıya kaçan psikolojik tahliller ve kimi yerlerde mevcut gereksiz detaycılık romanın ilerleme hızına (özellikle de ana suç olgusu ile bağlantılı olmayan tasvirler, karakterlerin düşünce ve davranışlarına hiçbir katkıda bulunmayan kimi bölümler) ve soruşturma sürecinin işleyişine ket vurarak, anlatının yavaşlamasına, maceranın çok daha dolambaçlı bir yoldan çözüme ulaşmasına ve kimi yerlerde okurun ilgisinin dağılmasına yol açmaktadır. Dolayısıyla eserin hız kazandığı noktalarda, romanı polisiye/gerilim-hatta bir cinayet romanı olarak tanımlamak mümkün olmakla birlikte, aşırıya kaçan detaycı anlatım ve psikolojinin fazlaca ön plana koyulması, okurun suçu anlayıp, aydınlatmasını da zorlaştırma/geciktirmekte ve polisiye edebiyatın öngördüğü oyunsu tavrı ikinci plana atmakta ve nihayetinde okur ve dedektif arasında eşdeğerde ve aynı düzlemde ilerlemesi gereken bilgiye/ipucuna sahip olma niteliğinde eksiklik yaratmaktadır.

Şifre yapısı itibariyle ilkin bir cinayet etrafında şekillenirken, türün –daha doğru bir ifadeyle- Nordik polisiyenin önemli niteliklerinden biri olarak, bozulan toplum yapısını da ön plana koymaktadır. Bu durum da, her zaman olduğu gibi toplumsal bir okumaya olanak vermektedir, ancak burada bireylerin arasındaki iletişim, esas olarak bir toplumun yapısını değil de, dolambaçlı da olsa bir ailenin yapısını işaret etmektedir. Özellikle kurulan özel birimde yer alan çok farklı türde insan benliğinin yalnızca bir aile yapısı altında birleşebilecek olması, yazarların üzerinde durduğu önemli bir niteliktir. Nitekim eserin sonlarına doğru, özellikle de çözülme bölümünde ve suçun aydınlığa kavuşmasının ardından meydana gelen adaletin yeniden tecellisinde ortaya çıkan manzara, esas olarak bir aile dramını da gözler önüne sermektedir.

Ayrıca, belirtmek gerekir ki, Camilla Lackberg ve Henrik Fexeus’un beraber kaleme aldıkları bu romanda, Mina ve Vincet üzerinden iki farklı yaklaşım tarzı sunmaktadırlar: bir yanda Mina “ratio”nun simgesi olarak, öte yanda Vincent bir “mentalist” olarak, insan benliğini iki farklı yönünü de yansıtmaktadırlar.  Öyle ki, bu eseri Lackberg’in önceki romanlarından ayıran bir nokta da işte bu “mentalist” karakteridir: İsveç’li yazar polisiyesinin katı ve sert yapısını, söz konusu “mentalist-Vincent” ile harmanlayarak, romanı sadece daha ilgi çekici hale getirmekle kalmamış, suçun çözümüne dair alışılagelmiş ve tekdüze kalıpların dışına çıkmaya gayret etmiştir.

Tüm bu özellikleri ile Camilla Lackberg ve Henrik Fexeus’un ortaklaşa kaleme aldıkları Şifre (Box), polisiye okurları için oldukça ilgi çekicidir. Aşırıya kaçan detaycı yaklaşım, macerayı sekteye uğratan ve gerilimi düşüren bazı geçiş bölümleri olsa da, polisiye yönleri ağır basan, doğru bir anlatı ritmine sahip, okunmaya değer bir roman sunuyor bizlere Camilla Lackberg ve Henrik Fexeus ikilisi.

Önceki Hikaye

Tehlikeli Şarkılar - Tuna Kiremitçi

Sonraki Hikaye

Haftalık Polisiye Seyir Rehberi

En Son Yazılar