2020 Arthur Ellis Ödülleri Kazananları Açıklandı

2020 Arthur Ellis Ödülleri Kazananları Açıklandı

Crime Writers of Canada topluluğu tarafınan her yıl düzenlenen Arthur Ellis Ödülleri’nin kazananları duyuruldu. Polisiye romanları ödüllendiren etkinliğin 2020 galası, pandemi koşulları nedeniyle iptal edildi. Kazananlar CWC websitesi üzerinden açıklandı: 2020 Büyük Usta Ödülü Peter Robinson En İyi Roman Greenwood, Michael Christie En İyi İlk Roman Nobody Move, Philip Elliott En İyi Kısa Roman The Red Chesterfield, Wayne Arthurson En İyi Hikaye Closing Doors, Peter Sellers – Ellery Queen’s Mystery Magazine En İyi Fransızca Roman Tempêtes, Andrée A. Michaud En İyi Gençlik Romanı Keep This to Yourself, Tom Ryan En İyi Kurgu Dışı Kitap Murdered Midas: A Millionaire, His Gold Mine, and a Strange Death on an Island Paradise, Charlotte Gray En İyi Yayımlanmamış Roman The Dieppe Letters, Liz Rachel Walker  
Baytan Uğur Yem’in Kaleminden ‘Öldüren Roman’ Çıktı!

Baytan Uğur Yem’in Kaleminden ‘Öldüren Roman’ Çıktı!

Mylos Kitap’tan heyecan verici bir polisiye: Baytan Uğur Yem’in kaleminden ‘Öldüren Roman’ çıktı! 221B Dergisi’nin düzenlediği Polisiye İlk Roman Yarışması’nın birincisi Baytan Uğur Yem’den etkileyici bir polisiye… Toygar, hayatının zor bir döneminden geçerken onu ayakta tutan tek şey, çok güvendiği romanının yayımlanma ihtimalidir; fakat yayınevlerinden ve dosyasını okuyan editörlerden beklediği ilgiyi göremez. Bunun üzerine harekete geçer ve editörleri cezalandırmaya başlar. Oyun içinde oyun, roman içinde roman ilerlerken polis de elbette katilin peşindedir. Baytan Uğur Yem, yarattığı karakter ve karakterin cinayet işleme biçimiyle yerli polisiyemiz için özgün bir yol açıyor. Polisiyeseverlere soluk soluğa okunacak bir roman bırakıyor. Derin bir nefes aldı. “Romanıma gelince…” diye devam etti. “Roman ne anlatıyor biliyor musunuz? Çocukluğundan beri kitap yazma hayali kuran bir adamın sonunda bu hayalinin peşine düşerek bir kitap yazmasını, ardından bu kitap yayınevleri tarafından beğenilmeyince bir kırılma noktası yaşayıp yayınevi editörlerini öldürmeye başlamasını anlatıyor. Sıradan bir hayatı olan, sıradan endişeler ve uğraşlar peşinde, meraklı, yaratıcı ve azimli bir adamın gerekli şartlar ortaya çıktığında seri katile dönüşmesinin öyküsünü anlatıyor. Yayınevlerinin kitabımı reddetme nedenleri kitabın çok uçuk, gerçekdışı olduğu ve sıradan bir adamın böyle şeyler yapamayacağıydı. Tabii romanı yazarken hikâyenin sonunda katilin tutuklanmasına karar vermiştim. Yazmaya başlarken ana karakteri öldürmeyi planlıyordum ama yazdığım karakterle bağ devamını oku...
Agatha Christie Ünlü Romanının Konusunu “Ödünç” mü Aldı

Agatha Christie Ünlü Romanının Konusunu “Ödünç” mü Aldı

Agatha Christie’nin en ünlü romanlarından biri olan Roger Ackroyd Cinayeti, her geçen gün yeni okurlarını şaşırtmaya devam ediyor. Son zamanlarda, bu hikayeye yeni bir boyut daha eklendi. Yeni açığa çıkarılan bir takım kanıtlara göre, Christie bu ünlü romanın fikrini, Norveçli bir yazardan almış olabilir. Norveç’te yaşayan İngiliz çevirmen Lucy Moffatt, Christie’nin romanında işlenen cinayetin çözümüne dair muhtemel bir kaynak bulmuş durumda: Stein Riverton’ın hikayesi, Jernvognen (The Iron Chariot). “Christie, romanını yazarken Riverton’ın hikayesinden etkilenmiştir belki diye düşünmeden edemiyorsunuz.” diyor Moffatt. Christie’nin 1926’da yayımlanan romanı, çok kısa süre içerisinde polisiye klasikleri içinde yerini aldı. O zamandan bu yana geçen 94 sene içerisinde de, Christie’nin hayranları ve yayıncıları, katilin kimliğini korumak için ellerinden geleni yaptılar. Spoiler için dikkat! Romanların ortak noktalarından biri şu; hikayenin sonunda katilin anlatıcı olduğunu öğreniyoruz. “Roger Ackroyd Cinayeti ilk yayımlandığında, tam da bu yüzden bir takım tartışmalara yol almıştı. Bazı insanlar bunun yanlış olduğunu savunuyordu, çünkü dedektif romanı yazmanın bir takım kuralları vardı.” diyor Christie’nin torununun oğlu veAgatha Christie Ltd’nin başkanı James Prichard. “Gerçi yazarın da başarıya doğru tırmanmasını sağlamıştı bu roman.” İki hikaye arasındaki benzerlikleri, Riverton’ın eserlerini çevirirken farketmiş Moffatt. Bu arada, Norveç’te ilk olarak 1909’da yayımlanan Jernvognen, Norveçli Suç Yazarları Birliği tarafından en iyi Norveç polisiyelerinden biri olarak adlandırılıyor. Christie ve Riverton’ın ele aldığı devamını oku...
Martin Beck Serisinin Beşinci Kitabı “Kayıp İtfaiye Arabası” Yayımlandı

Martin Beck Serisinin Beşinci Kitabı “Kayıp İtfaiye Arabası” Yayımlandı

Modern polisiye edebiyatının mihenk taşlarından olan İsveçli yazarlar Maj Sjöwall ve Per Wahlöö’nün 1960 ve 70’lerde yazdıkları on seriden oluşan Martin Beck efsanesi Ayrıksı Kitap’tan yayımlanmaya devam ediyor. Kendini, kariyerinin en garip ve en unutulmaz cinayetlerden birinin ortasında bulan Martin Beck’in bu yeni macerası okuruna serinin her hikâyesinde olduğu gibi dur durak bilmeyen bir koşturmaca ve takip sunuyor. Martin Beck’in bu macerasında bir binada yaşanan patlama akıllara birçok soruyu getirmiştir: Bu bir kundaklama mıdır? İntihar mıdır? Yoksa sıradan bir gaz patlaması mıdır? Kayıp İtfaiye Arabası okuyucusuyla buluştu   Modern toplumun ekşi dokusuna ayna tutarken tüm dünyada sayısız polisiye yazarına da esin kaynağı olan serinin beşinci kitabı Kayıp İtfaiye Arabası okuyucusuyla buluştu. Sürükleyici ve derin polisiye serilerinden biri olan bu kitapta bir binada yaşanan patlama akıllara gelen birçok sorunun cevabı Martin Beck ve okurlar tarafından çözülmeye çalışılacak.   “Bulmacanın parçaları tam yerine oturup sonra tekrar yıkılırken harika bir hızda ilerliyor. Kayıp İtfaiye Arabası kesinlikle etkileyici.” Publishers Weekly “Çok iyi bir iş çıkarılmış. Cinayet masasının kuruntulu şefi Martin Beck’le yıldızlaşan bu kitap tam son paragrafa doğru iyice afallatıyor.” New York Magazine “Sürükleyici bir okuma, zekice kurgulanmış.” The Guardian Edip Cansever’in, “Biz aykırıya, ayrıntıya, ayrıksıya, azınlığa tutkunuz,” dizelerinden esinlenen yayın çizgisiyle yayın hayatına adım devamını oku...
2020 ITW Thriller Ödülleri’nin Finalistleri Açıklandı

2020 ITW Thriller Ödülleri’nin Finalistleri Açıklandı

International Thriller Writers topluluğunun her yıl düzenlediği Thriller Ödülleri’nin 2020 finalistleri açıklandı. Bir önceki yıl yayımlanan suç romanlarını ödüllendiren Thriller Ödülleri’nin 2020 kazananları, 11 Temmuz Pazar günü International Thriller Writers’ın Facebook sayfasından yapılacak sanal bir sunumla açıklanacak. Finalistler ise şöyle: En İyi Sert Kapak Roman David Baldacci — “One Good Deed” Joe Clifford — “Rag and Bone” Blake Crouch — “Recursion” Rachel Howzell Hall — “They All Fall Down” Adrian McKinty — “The Chain” Denise Mina — “Convictions” En İyi İlk Roman Samantha Downing — “My Lovely Wife” Angie Kim — “Miracle Creek” John McMahon — “The Good Detective” Alex Michaelides — “The Silent Patient” Lauren Wilkinson — “American Spy” En İyi Orijinal Karton Kapak Roman Max Allan Collins — “Girl Most Likely” Alison Gaylin — “Never Look Back” Alastair Luft — “Jihadi Bride” Dervla McTiernan — “The Scholar” Lisa Sandlin — “The Bird Boys” Kate White — “Such a Perfect Wife” En İyi Kısa Hikaye  Hector Acosta — “Turistas” Michael Cowgill — “Call Me Chuckles” Tara Laskowski — “The Long-Term Tenant” Lia Matera — “Snow Job” Twist Phelan — “Fathers-in-Law” En İyi Gençlik Romanı Jen Conley — “Seven Ways to Get Rid of Harry” Naomi Kritzer — “Catfishing on Catnet” devamını oku...
İyisiyle Kötüsüyle Jean-Christophe Grangé Uyarlamaları | Tunca Arslan

İyisiyle Kötüsüyle Jean-Christophe Grangé Uyarlamaları | Tunca Arslan

Edebiyat uyarlamaları sinema tarihi boyunca üst düzey senaryo yazarları ve kalburüstü yönetmenler için de sorunlu ve tartışmalı bir alan olagelmiştir ama asıl mayınlı bölge polisiyedir. Çünkü polisiye edebiyat tutkunlarının sinemadan beklentileri, edebiyatın diğer türlerinin okurlarına göre iki kat fazladır. Polisiye okuru, film başladığı anda geniş seyirci kitlesinden çok daha farklı bir ruh haline girer. Romandan aldığı heyecanın beyazperdede de tekrarlanmasını, dahası geliştirilmesini ve görselliğe kavuşturulmasını bekler. Üstelik romandaki entrika filmde bir “sürpriz” olmaktan da çıkmış, kitabın son sayfasıyla birlikte çoktan tüketilmiştir. Okur ve sonraki aşamada seyirci, sinema salonunda nasıl sonuçlanacağını bildiği bir serüvenle karşı karşıyadır. Bu nedenle yedinci sanat, bir polisiye eser okunup bitirildikten sonra zihinlerde gömülü halde duran heyecanı canlı kılmak, entrika ve sürprizi diriltmek zorundadır. Enikonu zor bir iştir bu ve altından kalkabilen çok az sinemacı vardır. Çok yakın tarihten iki örnek vereyim… Agatha Christie’nin birçok kez sinemaya aktarılan, televizyon dizileri yapılan ünlü romanı Doğu Ekspresi’nde Cinayet, Hercule Poirot rolünü de üstlenen Kenneth Branagh’ın yönetmenliğinde geçen yıl salonlarımıza konuk olduğunda her türlü bilinirliğine rağmen taptaze bir serüven sunmayı başarıyordu. Agatha Christie seyredebilseydi beğeneceği uyarlamalardan biri olurdu ve Branagh’a şükranlarını sunardı eminim. Öte yandan çağdaş polisiye yazarlardan, ülkemizde de hatırı sayılır bir okur kitlesine sahip Norveçli Jo Nesbo’nun iyi devamını oku...
Sophie Hannah’nın Kaleminden “Üç Çeyreğin Gizemi” Raflarda!

Sophie Hannah’nın Kaleminden “Üç Çeyreğin Gizemi” Raflarda!

Agatha Christie’nin Unutulmaz Karakteri Hercule Poirot Yepyeni Bir Macerayla Karşımızda Öğlen yemeğinden evine dönen Poirot kapısının önünde öfkeli bir kadının kendisini beklediğini görür. Kadın, Poirot’nun ona neden Barnabas Pandy’yi öldürmekle suçlayan bir mektup gönderdiğini sorar. Poirot şaşkınlık içindedir, Barnabas Pandy ismini daha önce hiç duymamıştır. Şaşkınlık içinde içeri girdiğinde ise kendisini bekleyen bir ziyaretçisi daha olduğunu öğrenir, ziyaretçisi de aynı şekilde, o sabah Poirot’dan kendisini Barnabas Pandy’yi öldürmekle suçlayan bir mektup aldığını iddia eden bir adamdır. Poirot kendi adıyla daha başka kaç mektup gönderilmiş olabileceğini merak etmektedir. Bunları kim göndermektedir ve neden? Daha da önemlisi, Barnabas Pandy kimdir, ölmüş müdür, yoksa öldürülmüş müdür? Poirot daha fazla yaşamı tehlikeye atmadan yanıtları bulabilecek midir? “Sophie Hannah’nın şimdiye dek yazdığı en iyi Poirot romanı.” Sunday Express
Karin Slaughter: “Her Yeni Kitapta Heyecan Verici Şeyler Yazmaya Çabalıyorum”

Karin Slaughter: “Her Yeni Kitapta Heyecan Verici Şeyler Yazmaya Çabalıyorum”

“Her Yeni Kitapta Okurlar İçin Heyecan Verici Şeyler Yazmaya Çabalıyorum” İçi boş bestsellerlardan değil onun yazdıkları. Sağlam, karakterlerinin ayakları yere basan, iyi örülmüş ve kurgulanmış polisiye ve gerilim romanlarıyla neredeyse 20 yılda 40 milyona yakın kopya satan, eserleri yaklaşık 40 dile çevrilen Karın Slaughter, psikolojik gerilim türündeki yeni romanı Pıeces of Her’ün telaşesi içinde bizi kırmayıp sorularımızı yanıtlama inceliğini gösterdi. Slaughter, “Çok azımız hayalini kurduğu işi yapıyor. İşte bu yüzden her yeni kitapla okurlar için heyecan verici şeyler yazmak için çaba gösteriyorum,” diyor. Slaughter’ın yazar adaylarını da bir tavsiyesi var: “Okumak isteyeceğiniz eserler yazmaya çalışın…” Röportaj: Ufuk Kaan Altın Röportaj için soru hazırlamaya başlamadan önce kütüphaneme şöyle bir göz gezdirdim de Grant County Serisi‘nin toplam altı kitabından Türkçeye çevrilen beşi, yine Will Trent Serisi‘nden Türkçeye çevrilen beş romandan dördü raflarda duruyordu. Kitaplarınız bağımlılık yapıyor. Milyonlar yanılıyor olamaz. Neredeyse 40 dile çevrilmiş eserleriniz, 40 milyon kopyaya yakın da satışınız var. Kendinizi nasıl hissediyorsunuz? Yazmaya başlarken bugünlerin hayalini kurmuş muydunuz? Her gün dünyadaki en şanslı insanlardan biri olduğumu düşünürüm. Çok az insan hep istediği, hayalini kurduğu işi yapabiliyor. İşte bu yüzden her yeni kitapla okurlar için heyecan verici şeyler yazmak için çaba gösteriyorum. Okurlarım oldukça onlara güzel öyküler sunmaya devam edeceğim. 2001 devamını oku...
Doruk Tatar Öneriyor: 5 Kitap, 5 Film

Doruk Tatar Öneriyor: 5 Kitap, 5 Film

Okurlarımız için başladığımız yazı dizisine devam ediyoruz, önemli yazarlarımızın kitap, film ve dizi önerilerini sizlerle paylaşacağız. Bugünün önerisi, Doruk Tatar’dan geliyor. … Doruk Tatar 2010’da Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde lisansını tamamladıktan sonra Sabancı Üniversitesi Kültürel Çalışmalar Bölümü’nde yüksek lisans ve Buffalo Üniversitesi Karşılaştırmalı Edebiyat Bölümü’nde doktora yaptı. Aralık 2018’de bitirdiği “On Guard Against Contamination: Espionage, Conspiracism, and Imperial Nostalgia in British and Turkish Literatures” başlıklı doktora tezi, Türk ve İngiliz edebiyatlarının imparatorluğun çöküşüne verdikleri reaksiyonlar üzerinden istihbarat, paranoya ve komploculuk temalarını ele alır. Mayıs 2017’den beri 221B, Birikim, Episode ve BÜMED dergilerinde çeşitli yazıları yayımlandı. 2019 Güz döneminde Sabancı Üniversitesi’nde “Türk Edebiyatı’nda Komplo ve Paranoya” üzerine ders verdi. … DORUK TATAR ÖNERİYOR: KİTAPLAR Haşlanmış Harikalar Diyarı ve Dünyanın Sonu, Haruki Murakami Belki kelimenin tam anlamıyla dünyanın sonunu getirmeyecek bugünler ama alışık olduğumuz gerçekliğin sonunu getirmiş olduğu kesin gibi. Bütün dünyayı ‘mute’a almayı mümkün kılacak bir teknoloji için iki gizemli organizasyon savaştığı bir hikaye ile tek boynuzlu atların kafataslarından düşünce okunduğu rüyavari bir evren arasında geçen bu roman da dünyanın sonunun beraberinde getirdiği şiirsel deneyimi bize çıtlatıyor. Murakami’nin romanı bir yandan komplo – istihbarat temalarından yoğunlukla faydalanırken bize içinde bulunduğumuz gerçeklikten dünyanın sonuna doğru edebi lezzeti zengin bir kaçış sunuyor. Yeni Hayat, Orhan devamını oku...
Suat Duman Öneriyor: 5 Kitap, 5 Film, 5 Dizi

Suat Duman Öneriyor: 5 Kitap, 5 Film, 5 Dizi

İçinde bulunduğumuz bu zor günlerin en büyük ilacı bol bol okumak ve izlemek… Biz de okurlarımız için yeni bir yazı dizisine başlıyoruz, önemli yazarlarımızın kitap, film ve dizi önerilerini sizlerle paylaşacağız. Bugünün önerisi, ödüllü polisiye yazarı Suat Duman’dan geliyor.   Suat Duman’ın ilk romanı, Cinayet Mevsimi, Ankara’da üniversite kampüsünde işlenen cinayetleri çözmeye çalışan üçüncü sınıf öğrencisi Mehmet Cemil’in macerasını anlatır. İkinci romanı Müruruzaman Cinayetleri zamanaşımına uğrayıp kapanan bir cinayet dosyasının yeniden açılmasına sebep olan bir dizi güncel cinayeti soruşturan Mehmet Cemil’in yeni maceralarına odaklanmıştır. Üçüncü romanı Dünyanın Leşleri hapisten çıkan isimsiz bir karakterin içine çekildiği gayrimeşru dünyayı anlatırken arka planda İstanbul’da haftalarca hayatı durduran Gezi direnişinin de karakterin hikâyesiyle kesiştiği ölçüde görmektedir. İstanbul’un kuyruğu birbirine dolanmış gece canlıları arasında geçen bir labirent olarak kurguladığı ve bir taksi şoförünün çevresinde halkalanan son romanı Rakun, 2018’de “Yılın En İyi Polisiyesi” ödülü almıştır.   SUAT DUMAN ÖNERİYOR: … KİTAPLAR VEBA YILI GÜNLÜĞÜ / DANİEL DEFOE 221B’nin son sayısında Çağatay Yaşmut’un yazısında adı geçiyordu, merak ettim hemen aldım okumaya başladım. Bitirmedim ama öneririm, başka bir yüzyıl ve uzak bir coğrafyadan salgın hastalık manzaraları. Büyük bir yazarın kaleminden. İŞGAL GÜNLERİNDE İSTANBUL / HAKKI SÜHA GEZGİN Aslında bir süredir okuduğum, sonra dönüp yeniden okuduğum bir başucu kitabı. Yüzyıl öncesinin devamını oku...