Trier, Son Filmi “The House That Jack Built” ile Tartışmaların Odağında

Trier, Son Filmi “The House That Jack Built” ile Tartışmaların Odağında

Lars von Trier’nin Cannes’a dönüş filmi The House That Jack Built‘den fragman geldi. Matt Dillon’ın canlandırdığı seri katil Jack’i odağına alan filmin ilk gösterimi de Cannes Film Festivali’ndeydi. Şiddet dozu yüksek sahneleri yüzünden onlarca kişi salonu terk etti… 71. Cannes Film Festivali’nde yarışma dışı kategoride izleyici ve eleştirmenlerle buluşan The House That Jack Built, 70’li yılların ABD’sinde geçiyor. 2,5 saatlik filmde, işlediği cinayetlerle kusursuz bir sanat eseri oluşturmayı hedefleyen seri katil Jack’in (Matt Dillon) dünyasına giriyoruz. Jack’in kurbanlarını Uma Thurman, Riley Keough, Siobhan Fallon Hogan ve Sofie Gråbøl canlandırıyor. Cannes’a dönüş Thurman ile Lars von Trier’yi Nymphomaniac‘dan sonra yeniden buluşturan The House That Jack Built, Danimarkalı yönetmenin Cannes’a dönüş filmi. 2011’de Melancholia (Melankoli) filmiyle ilgili basın toplantısında bir soru üzerine Hitler’i anladığını, ona biraz empati duyduğunu söyleyen, Nazi estetizmini öven Trier, festivalde istenmeyen kişi ilan edilmiş ve festivale katılımı ömür boyunca yasaklanmıştı. Seyirciler salonu terk etti Lars von Trier, bu filmle Cannes yönetimiyle barışmış görünüyor ama tutumu ve tavrıyla her zaman tartışmaların odağında olduğu da bir gerçek. Bunu defalarca kanıtlayan yönetmen, The House That Jack Built‘deki gaddar işkence ve aşağılama sahneleri, şiddet dozu yüksek ve bol kanlı atmosfer yüzünden hem eleştirmenlerin hem de izleyicinin tepkisini çekmiş durumda. Öyle ki, Cannes’da devamını oku...
Robert Downey Jr. ve Jude Law’lu 3. Sherlock Filmi, 25 Aralık 2020’de Gösterimde

Robert Downey Jr. ve Jude Law’lu 3. Sherlock Filmi, 25 Aralık 2020’de Gösterimde

Sherlock Holmes tutkunları, dizinin 5. sezonuna dair belirsizlik nedeniyle uzun süredir üzgün, hatta öfkeli. O halde filmini verelim! Gerçi ona da çok var ama yine de bir şeydir değil mi? Robert Downey Jr. ile Jude Law’un başrolde olduğu 3. Sherlock filmi, 25 Aralık 2020’de yani Noel’de gösterime girecek… Arthur Conan Doyle’un ölümsüz eseri, uzun süredir Benedict Cumberbatch ve Martin Freeman’ın başrolü üstlendiği BBC dizisiyle gündemde. Dizinin 4. sezonu, 2017’nin başında yayınlanmıştı malumunuz. Devamı gelmedi… İşaret edilen tarih, 2020, o da kesin değil maalesef. Neyse ki dünyanın en ünlü dedektifinin beyazperdedeki serüveni sürüyor. Guy Ritchie’nin ilk ikisini yönettiği Robert Downey Jr. ile Jude Law’lu seri, geri dönüyor. 3. filmde yine bu iki isim, Sherlock Holmes ile Dr. Watson’ı canlandırıyor. Warner Bros.’un filmi gösterime sokacağı tarihse 2020 Noel’i, yani 25 Aralık 2020. Evet, daha 2,5 yıldan fazla süre var farkındayız ama en azından dönüş tarihini bilmek bile önemlidir diye düşünüyoruz. 3. filmin yönetmeni henüz belli değil Senaryosunu Narcos ve Hannibal gibi iki önemli dizide çalışan Chris Brancato’nun yazdığı 3. filmin adı da yönetmeni de belirsiz henüz. Son haberlere göre Guy Ritchie, filmle ilgileniyor ama Warner Bros. kararını vermiş değil. İlk iki film, 1 milyar doların üzerinde gişe yapmıştı 90 milyon dolar bütçeli, 2009 devamını oku...
Lars Von Trier’den “The House That Jack Built”

Lars Von Trier’den “The House That Jack Built”

Lars von Trier’nin Cannes’a dönüş filmi The House That Jack Built‘den taze kareler geldi. Matt Dillon ile Uma Thurman’ın başrollerde olduğu seri katil öyküsü, ilk kez önümüzdeki ay yapılacak Cannes Film Festivali’nde yarışma dışı kategorisinde izleyiciyle buluşacak… 70’li yılların ABD’sinde geçen The House That Jack Built, seri katil Jack’i (Matt Dillon) odağına alıyor. İşlediği cinayetlerle kusursuz bir sanat eseri oluşturmayı hedefleyen Jack’in kurbanlarını Uma Thurman, Riley Keough, Siobhan Fallon Hogan ve Sofie Gråbøl (Forbrydelsen‘deki usta işi oyunculuğuyla hatırlayacaksınız) canlandırıyor. Trier’nin Cannes’a dönüş filmi Thurman ile Trier’yi Nymphomaniac‘dan sonra yeniden buluşturan The House That Jack Built, Danimarkalı yönetmenin Cannes’a dönüş filmi. 2011’de Melancholia (Melankoli) filmiyle ilgili basın toplantısında bir soru üzerine Hitler’i anladığını, ona biraz empati duyduğunu söyleyen, Nazi estetizmini öven Von Trier, festivalde istenmeyen kişi ilan edilmişti. Yarışma dışı bölümde gösterilecek 7 yıl sonra senaryosunu yazıp yönettiği The House That Jack Built, 8 Mayıs’ta başlayacak 71. Cannes Film Festivali’nde yarışma dışı bölümünde ilk kez seyirci karşısında olacak. Filmin sonbaharda vizyona girmesi bekleniyor…
“Ocean’s 8″den Yeni Fragman Var

“Ocean’s 8″den Yeni Fragman Var

Uzun süredir merakla beklenen Ocean’s serisinin yeni filminden ikinci fragman yayınlandı. Başrollerinde kadınlardan oluşan yıldız kadronun yer aldığı Ocean’s 8, 8 Haziran’da gösterime giriyor… Son dönemin popüler polisiye maceralarından Ocean’s serisinin farklı bir yorumu, beyazperdede görünmek için artık gün sayıyor. Daha önceki üç Ocean filmini yöneten Steven Soderbergh’in bu kez yapımcılıkla yetindiği serinin yeni filmi Ocean’s 8‘de kadınların hâkimiyeti var. Sandra Bullock’u Danny Ocean’ın (George Clooney) kız kardeşi Debbie rolünde izleyeceğimiz film, onun cezaevinden çıkışıyla açılıyor. Debbie Ocean, toplam değeri 150 milyon doları bulan elmas kolyeyi çalmak için kadınlardan oluşan bir takım kuruyor. Hedeflerindeki isimse Anne Hathaway’in canlandırdığı film yıldızı Daphne Kluger. Kolyeyi New York’ta düzenlenen bir galada, üstelik kadının boynundayken çalmayı planlıyorlar. Kadınlar takımı ve eski dostlar Debbie’nin takımında kimler var dersiniz: Lou Miller (Cate Blanchett), mücevher uzmanı Amita (Mindy Kaling), dolandırıcı Constance (Awkwafina), çalıntı mal satıcısı Tammy (Sarah Paulson), bilgisayar korsanı Nine Ball (Rihanna) ve modacı Rose (Helena Bonham Carter.) Ekipte değil ama filmin kadrosunda James Corden, Damien Lewis, Dakota Fanning, Richard Armitage, Anna Wintour, Kim Kardashian West, Kendall ve Kylie Jenner, Olivia Munn, Katie Holmes, Zayn Malik, Zac Posen, Adriana Lima ve Serena Williams da yer alıyor. Serinin diğer filmlerinde rol alan Matt Damon ve Carl Reiner’ın devamını oku...
Danny Boyle: Yeni Bond Filminin Senaryosu Üzerinde Çalışıyoruz

Danny Boyle: Yeni Bond Filminin Senaryosu Üzerinde Çalışıyoruz

“Yeni Bond filminin yönetmeni kim olacak?” Uzun süredir yanıtı merak edilen soru bu. Danny Boyle’dan gelen açıklama, tartışmayı farklı bir boyuta taşımaya aday. Britanyalı yönetmen, senaryo üzerinde çalıştıklarını, eğer kabul görürse 25. Bond filminin çekimlerinin yıl sonunda başlayabileceğini söyledi… Yeni dizisi Trust‘ın New York’taki partisinde konuştu ünlü yönetmen. 25. Bond filmi hakkında söyledikleri şu, birebir alıntılayalım: “Güzel bir fikirden yola çıktık. Şu anda senaryo üzerinde çalışmaktayız. Ne çıkacağını göreceğiz. Umarım beğenilir. Size daha fazlasını anlatmak isterdim ama yapmayacağım.” Fazlası var yine de: Boyle, devamında şu sıralarda bir komedi filmi üzerinde çalıştığını, 6-7 hafta içinde çekime başlamayı planladıklarını belirtti ve ekledi: “Ardından Bond filminin çekimlerine yıl sonuna doğru başlayabiliriz.” Trainspotting’in senaristi John Hodge işbaşında Kült film Trainspotting ve Slumdog Millionaire ile hatırlanan usta yönetmenin yanındaki isim, Trainspotting‘in senaristi John Hodge’dan başkası değil. Burada şöyle bir durum ortaya çıkıyor yalnız: Yapımcıların elinde halihazırda daha önce Daniel Craig’in başrolünde olduğu tüm Bond filmleriyle Pierce Brosnan’lı The World Is Not Enough ve Die Another Day‘in senaryolarını yazan Neal Purvis ve Robert Wade’den gelen metin var. Bir başka deyişle, Boyle ve Hodge’un mevcut senaryodan daha iyi bir iş çıkarmaları gerekiyor. 25. Bond filminin gösterim tarihi, 8 Kasım 2019 Gösterime giriş tarihi 8 Kasım 2019 olarak devamını oku...
“The Sopranos”, Beyazperdeye Uyarlanıyor

“The Sopranos”, Beyazperdeye Uyarlanıyor

Tüm zamanların en popüler dramalarından The Sopranos, dizinin yaratıcısı David Chase tarafından sinemaya uyarlanıyor. The Many Saints Of Newark adlı film, seyirciyi Sopranosun başlangıcına götürecek… New Line Cinema adına çekilecek filmde, 1960’ların sonunda Newark’a (New Jersey) gidip Soprano Ailesi’nin doğumuna tanıklık edeceğiz. İtalyan kökenli ailemizin üyelerinin siyah mafyayla giriştiği mücadele, filmin konusunu oluşturuyor. Dizinin yaratıcısı David Chase’in senaryosunu yazıp yapımcılığı üstlendiği Sopranos filminde açıklanmamakla birlikte dizinin önemli oyuncularının da rol almaları bekleniyor. Tüm zamanların en iyilerinden 1997-2007 arasında toplam 6 sezon boyunca HBO’da yayınlanan The Sopranos, tüm zamanların en başarılı dramalarından biriydi. Toplamda 21 Emmy, beş de Altın Küre Ödülü kazanan gangster dramasında 2013’te aramızdan ayrılan James Gandolfini başroldeydi. Dizide diğer önemli rolleri Edie Falco, Steven Van Zandt, Lorraine Bracco, Michael Imperioli, Dominic Chianese ve Steve Schirripa üstleniyordu.
Sinemanın Sherlockları I Sevin Okyay

Sinemanın Sherlockları I Sevin Okyay

Tüm zamanların en popüler kültür ikonlarından Sherlock Holmes, 100 yılı aşkın süredir 200’ü aşkın filmde, 70’den fazla aktörle beyazperdede boy gösterdi. Sevin Okyay, sinemadaki Sherlockları anlatıyor. Sherlock Holmes’ü kapağımıza taşıdığımız 7. sayımızdan… Sir Arthur Conan Doyle’un hafiyesini adlı adınca sunan ilk film, tek bobinlik Mutaskop makinesinde gösterilen, 30 saniyelik, 1900 yapımı “Sherlock Holmes Baffled”dı. Aynı zamanda kaydı olan ilk dedektif filmidir. İlk Holmes’ü ve ona musallat olan hırsızı oynayan aktörlerin adları bilinmiyor. Yıllar boyu kayıp sanılan filmin 1968’de Kongre Kütüphanesi’nde bir baskısı bulunmuştu. Guinness Rekorlar Kitabı’nın da doğruladığı gibi Sherlock Holmes, en fazla canlandırılan film karakteri. 200’ü aşkın filmde 70’den fazla aktör onu oynadı. Sherlock Holmes, bazı yönlerden ona benzeyen meslektaşı Hercule Poirot gibi kitap sayfalarıyla yetinmemiş, sinema perdesi, televizyon ekranı, tiyatro sahnesi ve özellikle radyoda da egemenliğini ilan etmiştir. BBC Radyo 4, bütün Sherlock Holmes hikâyelerini oyunlaştırır. Clive Merrison ile Michael Williams’ın sesleri de Holmes ile Dr. Watson’a can verir. Hatta en fazla uyarlaması gerçekleştirilmiş kurmaca karakter olduğu bile söylenir. İlk Sherlock Holmes filmi, 1900’de çekildi Ama tek başına ses ne kadar etkili olsa da sinema perdesindeki görüntü kadar insanı etkilemez tabii. Sherlock Holmes ile Dr. Watson, sesleri ve görüntüleriyle sinema perdesine gelmeden önce de kısalı uzunlu sessiz filmlerle devamını oku...
Durmuş, Oturmuş Bir Bilge Adam: Woody Harrelson

Durmuş, Oturmuş Bir Bilge Adam: Woody Harrelson

Woody Harrelson, kariyerinin en olgun dönemini yaşıyor. Three Billboards‘daki rolüyle üçüncü Oscar adaylığını kapan ABD’li aktör, ilk yönetmenlik denemesinin altından da başarıyla kalktı. ABD Başkanı Trump’ı kıyasıya eleştiren, Hollywood’u sarsan taciz ve tecavüz suçlamalarının dillendirilmesini umut veren bir gelişme olarak gören, durmuş, oturmuş Harrelson, bir bilge kıvamına gelmiş yavaş yavaş. Usta oyuncunun nadir verdiği röportajlardan biriyle baş başa bırakıyoruz sizi. Ünlülerin artık menajerler ve reklamcılar tarafından yönetildiği Hollywood camiası içinde Woody Harrelson, eski tarz şöhretlerden. Nadiren röportaj veriyor ama sorulan soruları da dürüstçe yanıtlıyor. Kendisini yüceltmek yerine her zaman alçak gönüllü davranıyor. Mesela kendisinden tembel diye bahsedebiliyor: “Dürüst olmam gerekirse, saat 1’e kadar yatakta kalabilir, daha sonrasında yavaşça kalkıp bir mango veya benzer bir şey yiyip arkadaşlarımla gezmeye gidebilirim.” Kariyerinin en olgun döneminde Yukarıda söylediğiyle çelişen şekilde son 1,5 yılda yedi filmde rol almış ama. İçlerinde Oscar adayı Three Billboards Outside Ebbing, Missouri ve Solo: A Star Wars Story de var. Ek olarak, ilk kez yönetmen koltuğuna da oturdu Harrelson, Lost in London‘ı çekti. Three Billboards‘da suç, trajedi, kara komedi ve aşk hikâyesiyle sarmalanmış küçük bir Amerikan kasabasına gidiyoruz. “İyi bir rol yakalama konusunda açgözlüyüm” diyen aktörün polis şefi Bill Willoughby’i canlandırdığı film, kasabalı bir kadının adalet arayışına odaklanıyor. Frances devamını oku...
“Doğu Ekspresinde Cinayet” Türkiye Yolculuğuna Sirkeci Garı’nda Başladı

“Doğu Ekspresinde Cinayet” Türkiye Yolculuğuna Sirkeci Garı’nda Başladı

DHL Express sponsorluğunda düzenlenen İKSV Galaları 2017-2018 sezonunun açılışı, Agatha Christie’nin ünlü romanı “Doğu Ekspresinde Cinayet”in Kenneth Branagh tarafından yönetilen sinema uyarlaması ile gerçekleştirildi. Sirkeci Tren Garı’ndaki Türkiye Galası’nda sinemaseverler bu görkemli uyarlamayı, Doğu Ekspresi yolculuğunun başlangıç durağında izlemenin keyfini yaşadı. Dünyanın önde gelen uluslararası hızlı hava taşımacılığı şirketi DHL Express, sanata desteğini, İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından geçen yıl düzenlenmeye başlananİKSV Galaları etkinliğinin 2017-2018 sponsorluğu ile sürdürüyor. Sezonun ilk etkinliği, Agatha Christie’nin “Doğu Ekspresinde Cinayet” (Murder on the Orient Express) romanından Kenneth Branagh yönetmenliğinde sinemaya uyarlanan filmin Türkiye Galası oldu. Gala, filmin konu edindiği Doğu Ekspresi yolculuğunun başlangıç durağı olan Sirkeci Tren Garı’nın büyülü atmosferinde gerçekleştirildi. DHL Express Türkiye Müşteri İlişkileri, Pazarlama ve İletişimden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Nil Keskin Keleş, etkinliğe ilişkin değerlendirmesinde, “DHL Express olarak Türkiye’nin kültür ve sanat yaşamında uzun yıllardır etkin bir yer edinmiş olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Bu alandaki desteğimiz 1995 yılında İKSV Resmi Taşıyıcı Sponsorluğu ile başladı ve 22 yıldır kesintisiz olarak devam ediyor. İKSV’nin uluslararası düzeyde takdir toplayan kültür sanat etkinlikleriyle İstanbul’a ve Türkiye’ye kattığı değeri büyük takdirle karşılıyoruz. Biz de DHL Express olarak desteğimizi her geçen gün artırarak sürdürüyoruz. İKSV Galaları’nda bu yıl yeni ve heyecan verici bir ortaklığa imza devamını oku...
2017 Yapımı Doğu Ekspresinde Cinayet’in İlk Gösterimi Sirkeci Garı’nda

2017 Yapımı Doğu Ekspresinde Cinayet’in İlk Gösterimi Sirkeci Garı’nda

Kenneth Branagh’ın yönettiği, Johnny Depp, Michelle Pfeiffer, Penélope Cruz, Judi Dench, Willem Dafoe ve Olivia Colman’ın rol aldığı Doğu Ekspresinde Cinayet, Türkiye’de ilk kez, Sirkeci Garı’nda gösterilecek. 2016 yılında düzenlenmeye başlayan İKSV Galaları, 2017-2018 sezonunda DHL Express sponsorluğunda gerçekleştiriliyor. Bu kapsamdaki ilk galada Agatha Christie’nin ünlü romanı Murder on the Orient Express / Doğu Ekspresinde Cinayet’in göz alıcı sinema uyarlaması, Türkiye prömiyerini 7 Kasım Salı akşamı 21.00’de, Doğu Ekspresi yolculuğunun başlangıç durağı Sirkeci Garı’nda yapıyor. Filmde Agatha Christie’nin Belçikalı dedektifi Hercule Poirot, İstanbul’dan Paris’e doğru yol alan lüks trende işlenen cinayeti çözmeye çalışıyor. Cevval dedektif Poirot, karlar arasında mahsur kalan trende bulunan on üç yabancıyı cinayetin zanlısı olarak kabul ediyor ve zamana karşı yarışarak ipuçlarını toplayıp katilin izini sürüyor. Hercule Poirot’yu, filmin yönetmeni de olan Kenneth Branagh canlandırırken, cinayete kurban giden Mr. Ratchett rolünde Johnny Depp, Mrs. Hubbard rolünde Michelle Pfeiffer, Pilar Estravados rolünde Penélope Cruz, Prenses Dragomiroff rolünde Judi Dench, Masterman rolünde Derek Jacobi, M. Bouc rolünde Tom Bateman, Kont Andrenyi rolünde, “Dansçı” belgeseli festivalde de gösterilen Sergei Polunin, Gerhard Hardman rolündeWillem Dafoe, Hildegarde Schmidt rolündeyse Olivia Colman yer alıyor. Ridley Scott’ın yapımcılığını üstlendiği filmin senaryo yazarı Michael Green, “Logan” ve “Blade Runner 2049”un da senaryolarını yazdı; Green, “American devamını oku...