Tüm Dünyadan Önce Türkiye’de | Psikolojik Gerilim Romanı “Onun Sırrı” hep kitap’tan

Tüm Dünyadan Önce Türkiye’de | Psikolojik Gerilim Romanı “Onun Sırrı” hep kitap’tan

hep kitap, ismi çok satanlar listelerinden düşmeyen Michael Robotham imzalı muhteşem bir romanı tüm dünyadan önce, 16 Haziran’da Türkçe olarak psikolojik gerilim meraklısı okurlarla buluşturuyor. Onun Sırrı tüylerinizi diken diken ederken, bir yandan da yüreğinizi burkan kahramanlarıyla bu romanı son sayfasına kadar bir solukta okuyacaksanız.     Herkesin bir sırrı vardır; kiminin zararsız, kiminin ölümcül… Onun sırrı ise çok derinlerde bir yerde yatıyor. Acı dolu çocukluğundan bugüne getirdiği bir sır, belki de özlem bu… Asıl soru ise, hayaline kavuşmak için neleri göze alacağı, ne kadar ileri gideceği. KENDİSİNİN OLMAYAN BİR HAYATI ARZULUYORDU… Agatha, Londra’nın banliyösünde yaşayan genç bir kadın. Yakında doğum yapacağı için çok mutlu. Ancak bebeğin babasının bundan haberi yok ve artık Agatha’yı istemiyor. Genç kadının en büyük arzusu ise bir aile kurmak. Tıpkı kendisi gibi hamile olan, kocası ve çocuklarıyla mutlu bir yaşam süren Meghan gibi. Romanları yirminin üzerinde dile çevirilen ve çok satanlar listelerinden inmeyen, psikolojik gerilimin usta ismi Michael Robotham, Onun Sırrı’nda okuru yine heyecanın doruklarında dolaştırıyor. Mehmet Gürsel’in dilimize çevirdiği Onun Sırrı, 16 Haziran’da tüm dünyadan önce Türkiye’de, hep kitap etiketiyle okurlarla buluşacak. MICHAEL ROBOTHAM HAKKINDA 1960 yılında Avustralya’da doğdu. Kitapları Sunday Times’da en çok satan kitaplar arasına girdi. Romanları yirmi üç dile çevrildi. Robotham devamını oku...
Siyasî Polisiye Ustası Schorlau’dan “Koruyan El”

Siyasî Polisiye Ustası Schorlau’dan “Koruyan El”

Siyasî polisiye ustası Schorlau, bu defa, Almanya devletinin gizli servisleri ve neonaziler arasındaki “derin” ilişkilere dair ürpertici şüphelerin izini sürüyor. Almanya’da 2000-2006 yılları arasında biri Yunanistan, sekizi Türkiye kökenli dokuz göçmen öldürüldü. Bu cinayet serisi, medyada uzun süre Türkiyeliler arası mafyavari işlere bağlanarak “döner cinayetleri” diye magazinleştirildi. Bu cinayetlerin failleri 2007’de bir de polis öldürdüler. 2011’de, bir banka soygunu sonrasında kuşatıldıkları karavanda şüpheli bir biçimde öldüler. Bu iki failin, “Nasyonal Sosyalist Yeraltı” adlı bir örgütün üyeleri olduğu anlaşıldı. Güvenlik aygıtının eğilimi, bu örgütü, hayatta kalan kadın yoldaşlarıyla birlikte üç kişilik bir hücreye indirgemek oldu. Ancak ortaya saçılan bilgiler, anlatımlar, şüpheler, resmî olarak da kollanan dallı budaklı bir şebekenin varlığını ortaya koyuyor. Wolfgang Schorlau, bu romanında da gerçek bir siyasî polisiye vakanın, işte bu vakanın peşine takılıyor. Nasyonal Sosyalist Yeraltı soruşturmasında resmen uzman sıfatıyla görüşüne başvurulmasına yol açacak kadar ciddiyetle, derinlemesine, titizce! “Aslında bu kitaba şöyle bir uyarı notu iliştirilmesi gerekir: ‘Dikkat, devlete olan güveninizi sarsabilir!’” Abendzeıtung (Münih) Kitaptan bir bölüm okumak için tıklayın.
221B Dergi 9.Sayısı Edgar Allan Poe Dosyasıyla Geliyor

221B Dergi 9.Sayısı Edgar Allan Poe Dosyasıyla Geliyor

Türkiye’nin tek polisiye kültür dergisi 221B, yeni sayısında bir kuzgun olup omzunuza konuyor. 221B Dergi, Mayıs-Haziran 2017 tarihli 9.sayısında Edgar Allan Poe dosyasıyla geliyor. 9.sayı kapağı Pınar Kurt imzası taşıyor.   Edgar Allan Poe dosyası kapsamında; Fulya Turhan’dan akademik detaylarla Edgar Allan Poe ve Sorunlu Kadın İmgesi Doruk Tatar’dan Çalınan Mektup: Sırrın Yüzeyselliği ve Bilgi Ekonomisi Yankı Enki’den Poe üzerine yazılmış kitaplara dair geniş bir derleme: Poe Ölümlü Bir Yazardır Sevin Okyay, yönetmen Roger Corman’ın sekiz filmlik Poe Çevrimi serisini inceledi: Corman Poe’yu Bulunca Tunç Tayanç’ın ince işçilikli pul koleksiyonu serisi, Poe’yu ve eserlerini konu edinen tarihi pullarla devam ediyor. Poe’nun eserlerinden ilhamla uyarlanan, yazılan, çalınan şarkılar, Seda Ersavcı’nın yazısında: Kandan ve Kireçten Şarkılar Poe’nun ölümünden sonra onun ruhundan duyduğu şiirleri yazdığını iddia eden Lizzie Doten’ın ilginç hikâyesi Koray Sarıdoğan’ın yazısında. Morgue Sokağı Cinayeti’ni tiyatro sahnesine koyan Atlas Tiyatro Araştırmaları ekibi, Çağla Üren’in sorularını yanıtladı. Muhtemelen hiç duymadığınız Edgar Allan Poe Hakkında 10 Satır Arası Bilgi. Dosya dışında; Arıcılık yapan emekli Sherlock Holmes’ün Mary Russel’la maceralarını konu alan ödüllü serinin yazarı Laurie R.King, Çağla Üren’in konuğu. 1982’de işlediği cinayetlerden ömür boyu hapse mahkum edilen, hapiste gazetecilik, yazarlık yapan ve psikoloji seminerleri vepisoded_221b Erwin James, Elçin Poyrazlar’ın sorularını yanıtladı. Erol Üyepazarcı, Alper devamını oku...
James Patterson’dan Hücresinde Ölü Bulunan Aaron Hernandez’i Yazacak

James Patterson’dan Hücresinde Ölü Bulunan Aaron Hernandez’i Yazacak

Dünyanın çok satan polisiye/suç yazarlarından James Patterson, henüz birkaç gün önce hücresinde ölü bulunan eski Amerikan futbolu oyuncusu Aaron Hernandez’in romanını yazacağını duyurdu. Aaron Hernandez Vakası New England Patriots takımının oyuncularından Aaron Hernandez, 2013 yılında yarı profesyonel bir oyuncu olan Odin Lloyd’u silahla öldürdüğü gerekçesiyle ömür boyu hapis cezasına çarptırılmıştı. Daha sonra 2012 yılında Boston’da Daniel de Abreu ve Safiro Furtado isimli iki kişiyi de öldürdüğü iddia edilen Hernandez’in davası geçtiğimiz hafta beraat kararıyla sonuçlanmış ve 2012’deki cinayetlere dair suçlamaları düşmüştü. Buna rağmen 2013 suçlamasından dolayı aldığı müebbet devam ediyordu ki 19 Nisan 2017 akşamı tek başına kaldığı hücresinde kendini asarak intihar etti. Kamuoyunu ikiye ayıran çok tartışmalı dava sürecine dair açıklama yapan James Patterson, dosyayla ilgili bir “gerçek-suç” kitabı yazacak. Patterson’un yayımcısı “Kurgusal olmayan bu kitap, arkasında bir dizi cinayet, genç bir kız çocuğu ve şok edici sırlar bırakan bir futbol yıldızının yükselişiini ve düşüşünü araştıracak,” ifadelerini kullandı. Yazar Patterson, Hernandez’in ölümünü duyunca serseme döndüğünü ifade ediyor ve ekliyor: “Her ne kadar Hernandez’in hayatı tartışmalarla gölgelense de mütevazı köklerden gelen Hernandez, 22 yaşına kadar en önemli oyunculardan biri oldu. Bu yolculuğu boyunca birtakım şeyler kontrolden çıktı ve ben de ‘Yanlış giden neydi?’ diye sormaya kendimi mecbur hissettim.” Forbes dergisine göre dünyanın en çok kazanan yazarlarından olan Patterson, son 10 yılda devamını oku...
Stephen King’in “Firestarter”ı Tekrar Çekiliyor, Yönetmen Açıklandı

Stephen King’in “Firestarter”ı Tekrar Çekiliyor, Yönetmen Açıklandı

Stephen King uyarlamalarının altın çağı tekrar mı geliyor, diye sorsak kimse yadırgamaz herhalde. Özellikle “IT” ve “The Dark Tower” filmleriyle birlikte bazıları daha önce de sinema ve dizi olarak uyarlanan Stephen King kitapları arasına şimdi Firestarter da katılıyor. İlk olarak 1980 yılında yayımlanan, 1984 yılında o zamanlar çocuk yıldız olan Drew Barrymore’un Charlene Charlie McGee karakterini canlandırdığı bir sinema uyarlamasına sahip olan kitap, Türkçeye “Tepki” adıyla çevrilmişti. Firestarter “Tepki” Hakkında   Mc. Gee ve Vicky Tomlinson 1969 yılında gizli bir örgütün piyasaya sürmek istediği bir ilacın ilk denemelerine katılmışlardı. Bir yıl sonra evlendiler ve küçük kızları Charlie doğdu. Charlie üç yaşındayken, bakışları ile oyuncak ayısını tutuşturdu. Charlie sekiz ya-şına gelince duygularını kontrol altına almayı öğrendi. Artık istediği zaman yangın çıkarabiliyordu. Ama gizli örgüt, bu “büyük etkili, kü-çük silahı” kullanmayı planlıyordu. (Altın Kitaplar basımı, arka kapak yazısından) Firestarter Filmi Yeniden Yapımcı Jason Blum’un ilk olarak Overlook Film Festivali’nde duyurduğu yeni Firestarter filmi, Universal Picture imzasıyla hazırlanacak. Filmin künyesi veya tarihi için henüz detaylar belirlenmedi fakat bu hafta itibariyle filmi kimin yöneteceğini biliyoruz: Jason Blum’un Stephanie isimli filmini de yöneten, yine bir Stephen King uyarlaması olarak bu yılın en beklenen filmlerinden The Dark Tower’ın yanı sıra “I Am Legend, A Beatiful Mind, I Robot, The Da Vinci Code, Fringe” gibi daha devamını oku...
Yeniçeri Ağacı Dizi Oluyor!

Yeniçeri Ağacı Dizi Oluyor!

Jason Goodwin’in Türkçeye de çevrilen ve büyük ilgi gören Yeniçeri Ağacı (The Janissary Tree) isimli polisiye kitabı dizi olarak uyarlanıyor. İngilizce çekilecek olan “Osmanlı polisiyesinin” oyuncu kadrosu, Türk ve yabancı oyunculardan oluşacak. Dizi, geçtiğimiz ocak ayında Türkiye’de faaliyete geçen Los Angeles merkezli Karga Seven Pictures imzasını taşıyacak. Ayrıca dizinin çekimleri de Türkiye’de yapılacak. Milliyet’ten Sina Koloğlu’nun ilgili haberine göre Türkiye’de çekim maliyetleri daha ucuz. ll. Mahmud döneminde işlenen cinayetler ve onları çözmekle görevli tarihin belki de ilk “hadım dedektifi” Yaşim’in maceralarını anlatacak dizi için Karga Seven Pictures, serinin devamı olan diğer üç kitabın haklarını da satın aldı. Serinin yazarı Jason Goodwin, 5. sayısında 221B’ye de konuk olmuş, kitabına, Osmanlı’ya ve Türkiye’ye dair önemli yorumlarda bulunmuştu. Kaynak: http://odatv.com/bir-osmanli-dizisi-daha-2803171200.html
Alper Canıgüz’den Fantastik Bir Polisiye: “Kan ve Gül”

Alper Canıgüz’den Fantastik Bir Polisiye: “Kan ve Gül”

“Ben bu anı daha önce de yaşamamıştım sanki…” Gül bahçesi maziye, kanlı bir yolculuk… Kan ve Gül, fantastik bir polisiye. Rengini kandan, kokusunu gülden alan bir roman. Ziyadesiyle hazin, epey hareketli, hayli komik. İkinci sınıf aşk romanları çevirmeni, orta sıklet avare Aziz, bir yangında küle dönüşmek üzereyken, zamanda yolculuk yaparak yirmi yıl öncesine döner; üstelik yirmi yaş gençleşmiş bir halde. Henüz işlenmemiş bir cinayeti çözmek üzere harekete… geçmesi pekâlâ mümkündür. Karizmatik sosyopat Abdül’ün hayatını kurtarması… galiba iyi olacaktır. Mazi tesisatını tamir edebilirse, hayatı, istikbal musluklarından temiz ve tazyikli bir su gibi akacaktır. Biricik aşkı Nergis’ten hiç ayrılmayacak, kızı Zeynep’e hakkıyla babalık edecektir. Peki, bu amatör dedektif, kaderin hükmünü değiştirebilecek midir? Maktulü kurtardığına, katili bulduğuna memnun olacak mıdır? Geleceği görmek mi daha zordur yoksa geçmişi mi? Kara mizah ustası Alper Canıgüz, beşinci romanında, kurgu ve anlatımdaki yetkinliğini bir adım daha öteye taşıyor.
“Cinai Meseleler”: Seval Şahin’den Osmanlı-Türk Polisiyelerine Dair

“Cinai Meseleler”: Seval Şahin’den Osmanlı-Türk Polisiyelerine Dair

Cinai Meseleler, hem polisiye okurlarının hem de genel olarak kurmacanın oluşumu üzerine kafa yoranların ilgisini cezbedecek, polisiyeye hak ettiği değeri vepisoded_221b temel bir çalışma. Cingöz Recai, Fakabasmaz Zihni, Tilki Leman ve diğerleri… Seval Şahin, Cinai Meseleler’de öncelikle polisiyenin dünya edebiyatındaki yerinden bahsediyor ve ilk Osmanlı-Türk polisiyesinin yayımlandığı 1884’ten Latin harflerine geçişin yaşandığı 1928 yılına kadar yazılanlar üzerinden polisiye geçmişimizi inceliyor. Karakterler nasıl kurgulanıyor, suçlular hangi alet-edevatları kullanıyorlar, kendilerini yakalamaya çalışan polislerden, dedektiflerden, hafiyelerden nasıl kaçıyorlar, katil kim gibi temel sorular üzerinden Osmanlı-Türk polisiyelerinin kendilerini var ettikleri birtakım ortak özellikleri gösteriyor. Metinlerin ortaklaştığı bir diğer alanı, polisiyelerin milliyetçi ve ulusalcı ideolojiyi temsil etmekteki rollerini de ele alıyor ve bu rollerin yüklenmesine tür olarak ne derece uygun olduklarını tartışıyor. Cinai Meseleler, hem polisiye okurlarının hem de genel olarak kurmacanın oluşumu üzerine kafa yoranların ilgisini cezbedecek, polisiyeye hak ettiği değeri vepisoded_221b temel bir çalışma. Cingöz Recai, Fakabasmaz Zihni, Tilki Leman ve diğerleri… Kitaptan bir bölüm okumak için tıklayın.
Burak Erdoğdu’dan “Pelosium”

Burak Erdoğdu’dan “Pelosium”

Burak Erdoğdu’nun romanı “Pelosium”, Roza Yayınları etiketiyle raflardaki yerini aldı. Karanlık Ülke’nin yamyamları ve Aydınlık Ülke’nin kölelerini ustalıkla idare eden tüccar Alacakaranlıklılar… Varoluşun özünün sırrını taşıyan bir element Pelosium… Ben evrenim! Ya da kozmos. Bazı kültürlerde alem ya da fezayım. Kapasitesi sığ olana acun, gerçeğin ötesini keşfetmek isteyene semayım; ama ne olursa olsun artık ben Kaza değilim… Hiçlik ve hoşluk… İşte tüm sahip olduğunuz bu. Size o kadar özeniyorum ki… Ulak gezegeninizi kurtarsam bana yerleşme hakkı tanır mısınız? Unutmayın tüm başarılar takıntılı zihinlerin mahsülüdür. Takıntılı olmayan korkaktır. Engelleyemediğiniz Son Konvansiyonel Harp neticesinde Asya haricinde kalan kıtalarda bir takım fotosentetik algler, yosunlar, likenler gibi simbiyotik oluşumlar haricinde yaşam bulunmamaktaydı. Radyoaktivite faaliyetleri hızlandırılmış, oksijeni eksiltilmiş, azotu aşındırılmış, ultra viole ışınına maruz bırakılmış, genetiği değiştirilmiş topraklarda yaşam ne yazık ki artık mümkün olamamaktaydı ve bu daha başlangıç bile değildi.
“Failin Kahkahası”: Gaddarlığın Anlamını Sorgulayan Kitap

“Failin Kahkahası”: Gaddarlığın Anlamını Sorgulayan Kitap

Klaus Theweleit, gaddarlığın anlamını sorguluyor. Arkasında nasıl bir mesele, nasıl bir sosyallik, nasıl “güdüler” var? Belirli ideolojik şekillenmelerin etkisi ne, internetin etkisi ne, “erkekliğin” etkisi ne? “Tamamen normal erkekler” ile “vahşi katliamcılar”ı birbirinden ayıran baraj kapakları bir kez yıkılmaya görsün, gaddarca şiddetin nasıl olağanlaşabileceğine de dikkat çekiyor bu arada yazar. Guantánamo örneğine de bakarak, kurumsal, resmî yapıların bu gaddarlığın üretimindeki olmazsa olmaz payına dikkat çekiyor. Zamanın ruhunun ve “insan”ın -bilhassa “erkeğin”- tekinsiz yanına ışık tutan bir kitap. “Kahkahalar atarak öldüren katillerde ölü ile canlı arasındaki ayrımın yeterli ya da hiç gelişmediği varsayımını ifade ederken, özne-nesne ayrımının da bir o kadar zayıf olduğunu ekleyebiliriz. (…) Birçok katilin hem öldürme fiili esnasında hem de kendi ‘otoritelerinin’ görmesi için onu tekrar canlandırırken hissettikleri rahatlama; onların kahkahalarının, kendi bedenlerinin bütün hale gelmesine eşlik eden bir hisle, bizzat kendi doğumlarına eşlik eden bir patlamayla, ait oldukları grup içinde kendi tam-erkek benliklerinin doğum sancılarıyla ilgili olduğu varsayımını pekiştirir.” Norveç’te bir gençlik kampını basarak yetmiş yedi insanı öldüren Breivik’ten neonazilere, Endonezya’daki paramiliter örgütlere, Ruanda’daki çetelere, IŞİD’e, cihatçılara… Dünyanın dört köşesinde, farklı saiklerle, gaddarca öldüren ve gaddarlığını mahsus (propaganda için) teşhir edenleri görüyoruz. Gaddarca öldürmekten zevk alıyor görünen ve bu hazzı bilhassa sergileyen katiller… Kitaptan bir bölüm okumak için devamını oku...