Samantha King İmzalı “Dilemma”, Karakarga Yayınları’ndan Çıktı

Samantha King İmzalı “Dilemma”, Karakarga Yayınları’ndan Çıktı

Britanyalı yazar Samantha King’in psikolojik gerilim türündeki romanı Dilemma, raflardaki yerini aldı. Karakarga Yayınları etiketini taşıyan romanda yazar, çocuklarıyla kaygı ve endişe dolu bir hayata kapanan Maddie’nin hikâyesini anlatıyor… Bir annenin en korkunç kâbusuyla yüzleşmek zorunda kalarak çocuklarından hangisinin yaşayıp hangisinin öleceğine karar vermesi gerektiğini düşünün… Madeleine, hayatını çocuklarına adamış bir annedir. İkizlerinin 10. doğum gününün sabahında sevgisi test edilecektir. Bir katil evine girer ve ona korkunç bir ikilem sunar: Çocuklarından biri ölmek zorunda… Hangisini tercih edersin? Samantha King, Dilemma‘da âşık olup evlendikten sonra mesleki hayallerini kenara itip çocuklarıyla birlikte kaygı ve endişe dolu bir hayat yaşayan Maddie’nin hikâyesini, erkek şiddetinin en sinir bozucu ve soluksuz bırakan ayrıntılarıyla anlatıyor… Eşi ve iki küçük çocuğuyla Londra’nın batısında yaşayan uzman psikoterapist King, ilk romanını kaleme alırken kendi ailesinden esinlendiğini belirtiyor… Dilemma/Samantha King Çeviri: Begüm Kovulmaz Karakarga/25 TL
İsveç’in A Takımı I Ceyhan Usanmaz

İsveç’in A Takımı I Ceyhan Usanmaz

Uluslararası çoksatan listelerinin gediklilerinden Arne Dahl ve A Takımı’nı Ceyhan Usanmaz, 4. sayımızda mercek altına almıştı. İsveç’in polisiye atmosferine girmek için iyi bir fırsat… Arne Dahl’ın “Intercrime” serisi kapsamında yayımladığı romanlarında her ne kadar Paul Hjelm karakteri ön plana çıksa da aslında bir ekiple, daha doğrusu bir A Takımı ile karşılaşıyoruz. İtiraf etmekte bir sakınca görmüyorum; özellikle seri halinde yazılmış polisiyelerin bazılarını -bir süre sonra- nasıl bir suç hikâyesi anlatılacağının merakından çok, başkarakterin hayatında ne gibi gelişmeler olduğunu öğrenmek üzere okuyorum. Merkezdeki karakterler çoğunlukla arızalı tipler oldukları ve kaçınılmaz olarak hayatlarında hep bir gelgit yaşadıkları için, özellikle yakın takipçileri açısından daha heyecanlı bir hikâye barındırıyor böylesi ayrıntılar. Ailevi ilişkileri ne durumda, çocuklarına yeterince vakit ayırabiliyorlar mı, zayıflıklarına yine mi yenik düşecekler, yaşlılık artık kendisini iyiden iyiye hissettirmeye başladı mı, geçmişin izleri giderek siliniyor mu yoksa kabuk bağlamış gibi görünen yaralar yeniden kanamaya mı başladı vs. Yalnızca yapıp ettiklerini değil, neler düşündüklerini de az çok bildiğimiz için birer dert ortağı da oluruz zamanla bu karakterlerle… Mesela, Raymond Chandler’ın Philip Marlowe’uyla ya da Georges Simenon’un Komiser Maigret’siyle bir barda biraz vakit öldürmek isterdim. Günün sonunda muhtemelen benden pek hoşlanmayacaklardır ama en azından Komiser Maigret beni yargılamaz, anlamaya çalışırdı! (Dolandığımız mahalleler aynı olduğu devamını oku...
Timur Soykan: Devlet Gücünü Eline Geçirmiş Bir Katilden Daha Tehlikelisi Yoktur

Timur Soykan: Devlet Gücünü Eline Geçirmiş Bir Katilden Daha Tehlikelisi Yoktur

Timur Soykan ile editörü Merve Çay, Kırmızı Kedi etiketiyle yayımlanan son dönemin en iyi polisiyelerinden Liste ile dergimizin 4. sayısında Yazar vs Editör köşesine konuk olmuştu. Bu doyumsuz sohbeti hatırlatmak istedik… Kırmızı Kedi Yayınevi’nden çıkan polisiye roman “Liste”nin yazarı Timur Soykan ile kitabın editörü Merve Çay, 221B Dergi için muhabbet etti. Yarım saat politika konuşup memleketi kurtarmaya çalıştıktan sonra nihayet sıra kitabı konuşmaya gelmişti… Timur Soykan: Liste, bir dönem polisiyesi. 2012’de geçiyor. Henüz iktidarla cemaat arasında yaşanan kavganın kamuoyuna yansımadığı zamanlar. Devleti yönetenlerin güvenlik şovu yapmak için toplandığı bir köşkte genç bir komiser öldürülüyor. Katil, komiserin elindeki listeyi alarak izini kaybettiriyor. Katilin peşine düşen Cinayet Büro Amiri Çavlan, devletteki savaşın içine giriyor… Neredeyse iki yıl kitabın içinde yaşadım da sen üzerinde çalışırken neler hissettin? Merve Çay: Tüm kitap bana labirent gibi geldi. İstanbul; öldürülen kişinin elinden kaybolan listeyi ararken yaratılan şüphe ve güvensizlik ortamı ve elbette ana karakter Çavlan’ın tüm o kişilik muhasebesi de çıkmaz sokaklarıyla içinde kaybolduğumuz ayrı bir labirent. Timur Soykan: Çünkü ülke bir labirente dönüştü. Bu zamanları anlatan bir dönem polisiyesinin kara kitap olmaktan başka seçeneği yok gibi. Çünkü adalet yok. Onun yerine yargıyı, polisi siyasi amaçları için, kendi gücü için kullanan kirli siyasiler ya da çeteler devamını oku...
Elizabeth Brundage’den Usta İşi Bir Gerilim Romanı: Her Şey Yok Olur

Elizabeth Brundage’den Usta İşi Bir Gerilim Romanı: Her Şey Yok Olur

ABD’li yazar Elizabeth Brundage’in son romanı Her Şey Yok Olur, Beyaz Baykuş Yayınları etiketiyle raflardaki yerini aldı. Stephen King’in “Güzel bir roman,” diye değerlendirdiği psikolojik gerilimde, geçmişten gelen karanlık bir sırrın çevresinde gelişen olaylar, ustalıklı bir kurguyla anlatılıyor… Elizabeth Brundage’in 2016 tarihli son romanı All Things Cease To Appear, Her Şey Yok Olur adıyla Beyaz Baykuş Yayınları’ndan çıktı. Yazarın Türkçeye çevrilen ilk romanı Her Şey Yok Olur‘un konusu kısaca şöyle: New York’un uzak banliyölerinden Chosen’da bir kış günü öğleden sonra geç saatlerde Profesör George Clare, komşusunun kapısını korkunç bir haberle çalar: Evden işe döndüğünde karısı Catherine’i yatağında ölü bulmuştur. Birileri karısının kafasına bir balta indirmiştir, hem de 3 yaşındaki kızları Franny, koridorun karşısındaki odasında oynarken… Chosen’ın yeni sakinleri olarak Clareler, içten bir karşılama görmemiştir; bir zamanlar popüler bir süt çiftliği olan evleri, eski sahiplerinin üç oğlunu öksüz ve başıboş bırakan bir trajediyle lanetlidir. Karanlık bir sır, yavaş yavaş gün yüzüne çıkar ve… New York Times: Kusursuz bir kurgu Elizabeth Brundage, bir topluluğun peşini nesillerce bırakmayacak yaraların ve her birimizin içindeki, bizi tarifi imkânsız şeyler yapmaya yönelten karanlık arzuların zengin ve karmaşık bir portresini çiziyor Her Şey Yok Olur’da. Gerilim ve korku edebiyatının en popüler ismi Stephen King’in “Güzel bir roman,” devamını oku...
Psikopat Bir Kadın Seri Katilin Nefes Kesen Cinayet Günlükleri “Itırşahi”

Psikopat Bir Kadın Seri Katilin Nefes Kesen Cinayet Günlükleri “Itırşahi”

Çocukken girdiği koma sebebiyle empati duygusunu kaybeden psikopat bir kadın seri katilin günlüklerinden oluşan Itırşahi, 8 Aralık’ta hep kitap logosuyla okurlarla buluşuyor. C.J. Skuse, yetişkinlere yönelik ilk romanı Itırşahi’de; böylesine acımasız bir seri katilin normal insanlara uyum sağlama çabası, öfkesini dizginlemek uğruna rol yapması ve kullandığı dil ile okuru bir yandan da güldürüyor. 27 yaşındaki Rhiannon Lewis, altı yaşındayken beş çocukla birlikte kendisine bakıcılık yapan bir kadının evinde saldırıya uğramış ve bu saldırıdan sağ kurtulan tek kişi olmuştur. Ancak başına aldığı çekiç darbesi sonucunda beyninde bir hasar meydana gelmiş, yıllar içinde merhamet, şefkat ve acıma gibi duygulardan yoksun bir insana dönüşmüştür. Görünüşte erkek arkadaşı ve küçük köpeğiyle normal bir hayat sürdüren genç kadın aslında hiç de normal değildir ve öldüreceği insanların listesini yaparak güne başlamaktadır. Bu kişi kâh komşusudur, kâh işyerindeki bir arkadaşıdır, kâh ünlü biridir. Rhiannon, içindeki öldürme güdüsüne ket vuramamakta ve kendince geçerli sebeplerle insanları öldürme hakkını kendinde bulmaktadır. Üstelik hiç pişmanlık duymadan… Mehmet Gürsel’in İngilizce aslından dilimize çevirdiği Itırşahi, 8 Aralık’ta hep kitap logosuyla raflardaki yerini alacak. “Korkunç olduğu kadar komik de… Elinizden bırakamayacaksınız.” The Sunday Times “Kült olmaya aday…” Daily Mail
Jo Nesbo’dan Türkiye’deki Okurlarına Mesaj Var

Jo Nesbo’dan Türkiye’deki Okurlarına Mesaj Var

Dedektif Harry Hole’un yaratıcısı, 51 dilde 36 milyon okura ulaşan polisiye yazarı Jo Nesbo’dan Türkiye’deki okurlarına mesaj var. http://221bdergi.com/wp-content/uploads/2017/10/jo-nesbo.m4v   Videoda “Merhaba Türkiye. Ben Jo Nesbo. Türkiye’deki okurlarıma merhaba demek istedim. Umarım ‘Hayalet’ kitabımı keyifle okursunuz,” mesajını gönderen Nesbo’nun Türkçeye kazandırılan son romanı “Hayalet / Phantom” Ağustos 2017’de Doğan Kitap etiketiyle yayımlandı. Jo Nesbo’nun “Hayalet” Kitabı Hakkında   Psikopat bir seri katili yakaladıktan sonra Hong Kong’a dönen Harry Hole, üç yıl sonra hiç beklenmedik bir haber alır. Hayatının aşkı Rakel’in oğlu Oleg cinayetten tutuklanmıştır. Harry bir zamanlar babalık yaptığı Oleg’in katil olamayacağından emindir ve bunu kanıtlamak için Oslo’ya döner. Polislikten men edilen Harry tek başına giriştiği soruşturmada, Oslo sokaklarına hükmeden bir uyuşturucu çetesinin peşine düşecek ve Oleg’i kurtarmak uğruna kendi hayatını tehlikeye atacaktır. Geçmişin hayaletleri ve en iyi dostu Jim Beam onu kovalarken… Harry’nin bugüne kadarki en sürükleyici ve kişisel yolculuğu… Müthiş hızlı, heyecanlı bir hikâye… Bağımlılık yapan, sürükleyici bir roman. Ceyhan Usanmaz’dan Jo Nesbo’nun Kısa Tarihi Üzerine   221B Dergi yazarlarından Ceyhan Usanmaz, tüm dünyada sevilerek okunan Jo Nesbo’nun Türkçedeki macerasının kısa tarihini, en keyifli detaylarıyla 11.sayı için yazdı. 11.sayıya ulaşmak için TIKLAYIN.
Polisiye Dergi 221B’nin Yeni Sayısında Cingöz Recai ve “Osmanlı’dan Günümüze: Bizim Polisiye” Sürprizi

Polisiye Dergi 221B’nin Yeni Sayısında Cingöz Recai ve “Osmanlı’dan Günümüze: Bizim Polisiye” Sürprizi

İki yıla yakındır Kadıköy’den dünyaya açılan polisiye ekspresi 221B Dergi, 11.sayısında rotayı güzide memleketimizin polisiye geçmişine çeviriyor: “Osmanlı’dan Günümüze: Bizim Polisiye” dosyasının ilk bölümünü içeren 11.sayı, ayrıca Cingöz Recai filminin özel röportajlarıyla geliyor. 11.sayının kapağı Cansu Özcömert imzasını taşıyor.   Peyami Safa’nın Server Bedi adıyla yazdığı yerli Arsen Lüpen’imiz Cingöz Recai’nin beyazperde bayrağını devralan ve 13 Ekim’de gösterime girecek olan yeni filmden oyuncular Kenan İmirzalıoğlu, Meryem Uzerli, Meriç Aral, Boran Kuzum; senaristler Pınar Bulut, Kerem Deren ve film için hazırladığı incelikli araç ve aksesuarları göz dolduran sanat yönetmeni Cihan Gündüz filme dair ilk röportajlarıyla 221B’de Özlem Özdemir’in konuğu oldular. Osmanlı’dan Günümüze: Bizim Polisiye-I Kasım’da yayımlanacak sayıda 1950-2017 arasını inceleyeceğimiz dosyanın bu ayki ilk bölümünde 1880-1950 yıllarında bir zaman yolculuğuna çıkıyoruz: Kıymetli üstad Erol Üyepazarcı, “Türkiye’de Polisiye Romanın İlk Dönemi: 1883-1928” başlıklı ders niteliğindeki yazısıyla 221B’de! Oğuz Eren bu sayıda Tozlu Raflar’dan birçoğumuzun duymadığı yahut az tanıdığı, Vâlâ Nureddin’in de eşi olan “Müzehher Hanım’ın Polisiye Külliyatı”nı yazdı. Çağla Üren, “bizim polisiye”nin en özel ve ilk örneklerini kaleme alan Ahmet Mithat Efendi’ye mercek tutuyor ve “İlk Türk Polisiyelerinin İdeolojisi”ni anlatıyor. İlk sayıdan beri klasik haline gelen Fulya Turhan imzalı “Dedektifler Ne Yer, Ne İçer?” sayfasına Peyami Safa’nın Cingöz Recai’si konuk oluyor. Türkiye’de devamını oku...
Sadist Bir Seri Katilin “Son Hedef”i Arlen Hunt’tan

Sadist Bir Seri Katilin “Son Hedef”i Arlen Hunt’tan

Sadist bir seri katil, gözüne kestirdiği Son Hedef’ini gözlüyor, bekliyor, istiyor… Ölü ya da diri! İrlandalı en iyi polisiye roman yazarlarından biri olan Arlene Hunt’ın kaleminden sürükleyici bir psikolojik gerilim daha: Son Hedef, 14 Temmuz’da hep kitap logosuyla raflarda!   Öğretmen Jessie Conway silahlı bir okul saldırısından kurtulduktan sonra tüm gözler üstüne çevrildi. Ülkedeki bütün medya kuruluşları onun peşindeydi. Herkesin ilgi odağıydı. Tabii aralarında uzak durulması gereken kişiler de vardı. Caleb Switch, sadist bir seri katil… O da tüm ilgisini Jessie’ye yöneltiyor. Bu usta avcı, peşine düştüğü kadınların onunla mücadele etmesini istiyor. Jessie hem güçlü hem korkusuz hem de hayatta kalmayı başarmış biri. Yani tam onun dişine göre! Ve şimdi avcının Son Hedef’i Jessie. Katil Jessie’ye adım adım yaklaşıyor. Peki Jessie ona karşı çıkıp kaçacak gücü kendinde bulabilecek mi? Yoksa boyun eğip Caleb’in Son Hedef’i mi olacak? Meriç Keleş’in İngilizce aslından dilimize çevirdiği Son Hedef, 14 Temmuz’da hep kitap logosuyla raflardaki yerini alacak. “Arlene Hunt son yıllarda o adalardan çıkan en iyi kadın polisiye roman yazarı olabilir.” John Connolly
Agatha Christie’nin Aşk Romanları Okurla Buluşuyor!

Agatha Christie’nin Aşk Romanları Okurla Buluşuyor!

Altın Kitaplar, polisiye edebiyatın kraliçesi Agatha Christie’nin Mary Westmacott takma adıyla yazdığı aşk romanlarını okuyucuyla buluşturmaya devam ediyor.   Polisiye edebiyattaki ustalığını aşk romanlarında da sürdüren Christie, Sevginin Bağladıkları adlı romanında, sevginin tutku haline dönüşünü, diğer Mary Westmacott romanlarında olduğu gibi, unutulmaz karakterleri ve zarif anlatımıyla dile getiriyor. Bitmemiş Portre, Gül ve Porsukağacı, Sensiz Bir İlkbahar, Annem ve Ben gibi daha önce Altın Kitaplar etiketiyle yayımlanan Mary Westmacott romanlarından sonra şimdi de Sevginin Bağladıkları, Agatha Christie okurlarını bir kez daha bu büyük yazarın zengin dünyasıyla buluşturuyor. • • • “Hikâye anlatma sanatının en güzel örneklerinden biri.” Times Literary Supplement Bir kardeşi olacağı haberi Laura Franklin’i çılgına çevirir. Ailenin üzerine titrediği kardeşi Shirley doğduğunda ondan nefret eder. Fakat bir gece yaşanan bir olay, Laura’nın duygularının değişmesine neden olur. O günden sonra küçük kardeşini korumaya yemin eder. Shirley özgürlük ve aşk özlemi çekerken, Laura sevginin tek taraflı olamayacağını öğrenir. Kız kardeşine duyduğu sevginin ağır yükü her ikisinin de hayatlarını dramatik biçimde etkiler. Sevginin tutku haline dönüşünü dile getiren bir roman…
Petros Markaris’ten Bir Komiser Haritos Polisiyesi: Batık Krediler

Petros Markaris’ten Bir Komiser Haritos Polisiyesi: Batık Krediler

“2010 yazı: Yunan hükümetinin bir borç dalgasına kapılıp sürüklendiği sıcak günler… Kriz, devlet güvencesinde olduğunu sanan herkesi vurmuştur. Kesintiye uğrayan maaşıyla Komiser Haritos da durumdan nasibini alanlar arasındadır. Üstelik tam da kızı evleniyorken… Çok geçmeden krizin sadece ekonomik olmadığı anlaşılır. Sosyal yaşama yayılan kriz, kriminal alana da sıçrar ve böylece Yunan finans dünyası birbiri ardı sıra yaşanacak ölümlerle sarsıntıdan sarsıntıya yuvarlanır. Cinayetleri soruşturmakla görevlendirilen Haritos, haksız kazançlarla kimlerin hızla zenginleştiğinin izini sürmeye başlar. Polisiye edebiyatın nevi şahsına münhasır komiserlerinden Kostas Haritos, Batık Krediler’de Avrupa Birliği’nden Yunanistan’a akan paranın peşine düşüyor. Batık Krediler, İstanbul doğumlu Petros Markaris’in Yunanistan’ı iflasa sürükleyen ekonomik sarsıntıya adadığı bir Atina polisiyesi. Ayrıca Petros Markaris’in kaleminden yine Can Yayınları tarafından yayımlanmış iki Komiser Haritos polisiyesi Che İntihar Etti ve Alan Savunması da yeni kapaklarıyla okuyucularla buluşuyor. İstanbul doğumlu yazar Petros Markaris, Alan Savunması’nda Atina’nın bize hiç yabancı gelmeyen atmosferinde, medyası ve polisiyle soluk soluğa okunacak bir serüven sunuyor. Markaris’in tüm Komiser Haritos kitapları gibi Che İntihar Etti de toplumsal polisiyenin en çarpıcı örneklerinden. Günümüz gündelik yaşamından, yakın geçmişin politik dolambaçlarına uzanan bir polisiye roman.