Gülce Başer’den Yeni Polisiye: “Yanığı Bulmak”, Mylos Kitap’tan Çıktı

Gülce Başer’den Yeni Polisiye: “Yanığı Bulmak”, Mylos Kitap’tan Çıktı

Gülce Başer’in ilk polisiye romanı Bir Ceset Bir Söz, 2015’te yayımlanmış, kitap, Dünya Kitap Yılın En İyi Polisiye Romanı Ödülü’nü almıştı. Başer’in ilk romanın izinden giden yeni polisiyesi Yanığı Bulmak, Mylos Kitap etiketiyle raflardaki yerini aldı… Şiirleri ve akademik çalışmalarıyla tanınan Gülce Başer’in ilk polisiye romanı Bir Ceset Bir Söz‘ün izinden giden yeni polisiyesi Yanığı Bulmak, tüm Türkiye’de raflarda. Başer, daha da zor bir kurgunun altından kalkmayı başarırken Bir Ceset Bir Söz‘deki karakterleri yeni bir macerada buluşturuyor. Sade ve yalnız hayatının tadını çıkaran Nihal’in yolu, tuhaf tesadüfler sonucu yine Hakan’la kesişir. Nihal, bir anda ortadan kaybolan ünlü futbolcu Yanık’ın peşine düşer ve… Yanığı Bulmak‘la ilgili polisiyenin duayen ismi Erol Üyepazarcı şunları söylüyor: “Gülce Başer’in ilk romanındaki kahramanlarının başrolde olduğu yeni yapıtı, polisiye roman seven veya ‘kaçış zevkini’ doyasıya tatmak isteyen okura hararetle önerilecek bir roman. Son yıllarda artık bir zamanların baştacı olan, sonra da ‘postmodern roman’ gibi biz ihtiyarların bir türlü zevk alamadığı akımlarla unutulup giden ‘toplumsal roman’ın işlevini polisiye romanın üstlendiği gerçeğini, Başer’in yeni romanı Yanığı Bulmak da kanıtlıyor. Yazarımız hiç ukalalık yapmadan, nutuk atmadan değer yargılarının erozyona uğramasını, gerek Nihal’in kişiliğiyle gerek başarıyla çizdiği bitip tükenmiş ama yine de bir şeyler yapmak için çalışan polis ve gizli servis devamını oku...
Lee Child, Jack Reacher’ı Devrediyor!

Lee Child, Jack Reacher’ı Devrediyor!

Jack Reacher romanlarının yazarı Lee Child, karakterini kendisini gibi yazar kardeşi Andrew Grant’e teslim edeceğini açıkladı. Açıklama üzerine İskoç polisiyeci Ian Rankin, “Beni son zamanlarda en çok şaşırtan haber,” yorumunu yaptı. Bu vesileyle ilginç konuya biraz daha yakından bakalım istedik. Buyurunuz… Lee Child’ın açıklaması şöyle: “Yıllarca Reacher’ı öldürmenin farklı yollarını düşündüm. İlk olarak tıpkı Butch Cassidy ya da Sundance Kid gibi Reacher’ın sonunun bir mermi yağmuruyla geleceğini düşündüm. Gerçi, Jack Reacher’ı alt etmek için koca bir ordu gerekir ama ben onunla işimi bitirdikten sonra da Reacher’ın hayatına devam etmesini istedim.” Her suç yazarı bu şekilde düşünmüyor elbette. Jo Nesbø, yakın zamanda kendi süper sert dedektifi Harry Hole’un ölümünden sonra da hayatına devam etmesi gibi bir ihtimal olmadığını ve Harry Hole’un ölümüyle ilgili birtakım planları olduğunu söyledi ve ekledi. “Hole’un sonsuz bir yaşamı olmayacak. Muhtemelen yaşlılıktan ölmeyecek ama tabii yine de kim bilir?” Nesbø, Harry Hole romanlarını başka birine teslim etmek gibi bir şeyinse sözkonusu bile olamayacağını belirtti: “Kesinlikle hayır. Size hemen şu anda söylüyorum, eğer böyle bir şey olursa, birileri böyle bir şeye teşebbüs ederse bana bu söylediklerimi hatırlatabilirsiniz.” 17 Temmuz’da yitirdiğimiz en önemli İtalyan polisiyecilerden Andrea Camilleri’nin de karakteri Müfettiş Montalbano’nun sonuyla ilgili planları vardı. Serinin son romanını 14 yıl devamını oku...
Emily Koch İmzalı “Uyanmadan Önce Ölürsem” raflarda

Emily Koch İmzalı “Uyanmadan Önce Ölürsem” raflarda

Emily Koch’un ilk romanı Uyanmadan Önce Ölürsem, Beyaz Baykuş Yayınları’ndan çıktı. Begüm Kovulmaz’ın dilimize kazandırdığı polisiye gerilim, heyecanı son sayfaya kadar ayakta tutarak sürprizli bir final vaat ediyor… Alex, bir süredir komada ve artık uyanma ihtimali hiç yok. Ne var ki etrafında olan biten her şeyi duyabiliyor. “Fişinin çekilmesi” konusunda ailesinde yaşanan tartışmaları, arkadaşlarının hakkında konuştuklarını, sevgilisinin sadakatini… Her şeyi ama her şeyi dinliyor Alex… Bir zaman sonra onu komaya sokan kazanın aslında gerçekten bir kaza olmadığından şüphelenmeye başlıyor. Bir cinayet girişimine mi kurban gitti? Daha da kötüsü, fail hâlâ orada, yani yanında. Üstelik tehlikede olan sadece kendisi de değil. Alex, onu öldürmeye çalışanların gizemini çözmek için kalan bütün hislerini kullanmalı ve ölmeden önce sevdiği insanları korumaya çalışmalı ama nasıl? Britanyalı gazeteci-yazar Emily Koch’un ilk romanı Uyanmadan Önce Ölürsem (If I Die Before I Wake), Beyaz Baykuş Yayınları etiketiyle raflardaki yerini aldı. Anlatıcının bütün hikâyeyi ele geçirdiği roman, heyecanı son sayfaya kadar ayakta tutarak sürprizli bir final vaat ediyor. Bristol kentinde yaşayan genç yazarın yeni romanı Keep Him Close‘un da ülkesinde çok kısa süre önce yayımlandığını da belirtelim. Uyanmadan Önce Ölürsem/Emily Koch Beyaz Baykuş Yayınları/32 TL
Martin Beck Serisinde Sıra 3. Kitapta: “Balkondaki Adam” Çıktı

Martin Beck Serisinde Sıra 3. Kitapta: “Balkondaki Adam” Çıktı

Kanaldaki Kadın ve Duman Olan Adam‘ın ardından sıra üçüncü kitapta: Modern polisiyenin mihenk taşlarından İsveçli yazarlar Maj Sjöwall ile Per Wahlöö’nün 1960 ve 70’lerde yazdıkları 10 kitaptan oluşan Martin Beck serisinin üçüncü romanı Balkondaki Adam da Ayrıksı Kitap’tan çıktı. Stockholm’de sapık bir katil, küçük kızların peşindedir. Tüm şehir diken üzerindedir. Katili yakalamak için tüm şehir ve polis seferber olmuştur. Yine Bilge Turan Zourbakis çevirisiyle Ayrıksı Kitap’tan çıkan Balkondaki Adam‘da artık başkomiser olan Martin Beck’in elinde sadece iki tanık var: Biri buz gibi bir gaspçı, diğeri de üç yaşında bir çocuk. İskandinav polisiyesinin kraliçesi olarak anılan 1935 Stockholm doğumlu Maj Sjöwall ile 1926-1975 yılları arasında yaşayan Per Wahlöö’nin yaratığı Martin Beck serisi, toplam 10 kitaplık bir külliyat oluşturuyor. Birçok dile çevrilen seri, Edgar Allan Poe ve İsveç Akademisi başta olmak üzere pek çok ödülün de sahibi… Balkondaki Adam/Maj Sjöwall-Per Wahlöö Ayrıksı Kitap/30 TL
“Şahsiyet”: İki Yalnız İnsanın Hikâyesi

“Şahsiyet”: İki Yalnız İnsanın Hikâyesi

Son dönemin en iyi ve özgün işlerinden Şahsiyet‘in arkasında Hakan Günday-Onur Saylak işbirliği var. Puhu TV için çekilen Ay Yapım imzalı dizi, unutmak ve hatırlamak kavramlarından yola çıkıyor. Şahsiyet‘i senaristi Hakan Günday ile yönetmeni Onur Saylak anlatıyor… Alzheimer olduğunu öğrendikten sonra seri cinayetler işlemeye başlayan, İstanbul beyefendisi Agâh Beyoğlu’nun ve onu yakalamaya çalışan, soğukkanlı ve zeki polis Nevra’nın hikâyelerine odaklanan “Şahsiyet”, yerli polisiye diziler açısından çıtayı epey yükseltiyor. Yaşlı, takıntılı, yalnız ve yer yer komik bir seri katil olan Agâh Beyoğlu’nu canlandıran Haluk Bilginer’in performansı bile “Şahsiyet”i izlemeniz için tek başına yeterli ama elbette dahası var… Unutmak ve hatırlamak kavramlarından yola çıkan diziyi, senaristi Hakan Günday ve yönetmeni Onur Saylak’la konuştuk. Röportaj: Özlem Özdemir Hakan Günday: “İnsan, unutmak ve hatırlamaktan ibaret” Köprüde Buluşmalar’da “Şahsiyet‘e kadar düşündüğüm ve üzerinde çalıştığım hiçbir hikâye bana dizi yap dememişti,” dediniz. Şahsiyet’i yazma serüveni nasıl başladı, taslağı olan bir çalışma mıydı yoksa ilk günden beri bir dizi olarak mı kurguladınız? Daha‘da birlikte çalıştıktan sonra Onur Saylak’la bir dizi yapmak üzerine konuşuyorduk. Ancak biliyorduk ki bir hikâye hangi mecrada anlatılacağına kendi karar verir. Dolayısıyla öyle bir hikâye olmalıydı ki bu, ancak bir dizi olarak anlatılabilmeliydi. Bunun yanında, uzun zamandır, unutmak ve hatırlamak kavramları üzerine düşünüyordum. Bu devamını oku...
Işın Beril Tetik İmzalı “Ayaz”, Raflardaki Yerini Aldı

Işın Beril Tetik İmzalı “Ayaz”, Raflardaki Yerini Aldı

Korku öyküleriyle tanınan Işın Beril Tetik, bu kez bir romanla okurunun karşısında. Ayaz, Oğlak Yayınları’nın Maceraperest Kitapları arasından çıktı… “Kadın, ağacın yaşlı ve geniş gövdesinin tam ortasına yerleştirilmişti. Bedenini saran incecik, şeffaf simli kumaş dışında çırılçıplaktı. Yüzü de dahil olmak üzere, bütün vücudu gümüş beyaz bir boyayla boyanmış, cılız gün ışığında ara ara metalik bir ışıltıyla parıldıyordu. Gözkapağının üzeri de çeşitli tonlarda maviyle boyanmıştı. Gümüş rengi kaşların altında koyu maviyle başlıyor, aşağı doğru rengi açılarak kirpik diplerinde beyazla bitiyordu. Aynı biçimde beyaza boyanmış kirpikler, takma kirpik kadar uzun ve gürdü. Uçlarına kar yağmış gibi beyaz bir madde toplanmıştı. Kirpiklerinin gölgelediği gözleriyse sanki özlem dolu bir ifadeyle donakalmış, üstünü kaplayan sütümsü tabakanın altında, mavi mavi hiçliğe dalmıştı. Karla ıslanmış çürük yaprakların kapladığı toprak zeminde, ıslak ıslak parlayan, koyulu açıklı bir yığın vardı; genç kadının bedeninin tam ortası oyulmuş, o boşlukta her ne varsa çıkarılmış, yere, tam önüne yem gibi atılmıştı. Soluk güneşin altında gümüşten bir tanrıçayı andıran genç kadının ölümü, manzarayla bütünleşmiş ama bir o kadar da akıllara durgunluk verecek bir vahşetle sergilenmişti…” Işın Beril Tetik, korku öykülerini topladığı Kara Kara Kapkara‘nın ardından ikinci kitabı Ayaz ile okurunun karşısında. Bir polisiye serinin ilk kitabı olarak planladığı Ayaz‘da Tetik, gerilimi yüksek bir okuma vaadi devamını oku...
Çağatay Yaşmut’tan Yeni Başkomiser Galip Hikâyeleri: “Benim Canım Ailem”

Çağatay Yaşmut’tan Yeni Başkomiser Galip Hikâyeleri: “Benim Canım Ailem”

Çağatay Yaşmut’un Başkomiser Galip serisinin ikinci öykü kitabı Benim Canım Ailem,  piyasaya çıktı. Oğlak Yayınları’nın Maceraperest Kitaplar külliyatı arasında yer alan kitapta Yaşmut, yine sürükleyici maceraların izini sürüyor… “Ökkeş ile Hüseyin taşıdıkları kişiyi raya yatırdılar. Ökkeş saatine baktı. Ardından raylardan aşağıya inerek gözden kayboldular. Mümtaz bir süre daha bekleyip gittiklerinden emin olunca, gizlendiği ağacın arkasından çıkarak rayda yatanın yanına koştu. Ökkeş’in kızı Zeliha’yı kanlar içinde buldu. Başında koca bir yara vardı. Demek ki Ökkeş ile Hüseyin, aile meclisi kararıyla Abdullah’tan sonra zavallı Zeliha’yı da öldürmüşlerdi. Kızı raylara yatırarak suçu trene atacaklardı. Sözüm ona, intihar süsü vererek ceza almaktan yırtacaklardı. Vay kurnazlar vay! Vay katiller vay!” Polisiye yazınının üretken kalemlerinden Çağatay Yaşmut, Başkomiser Galip serisine ikinci öykü kitabıyla devam ediyor. Yazar, Benim Canım Ailem‘de yine sürükleyici maceraların izini sürüyor. Benim Canım Ailem/Çağatay Yaşmut Oğlak-Maceraperest Kitaplar/30 TL
Yaprak Öz İmzalı “Berlinli Apartmanı”, Yeni Baskısıyla Raflarda

Yaprak Öz İmzalı “Berlinli Apartmanı”, Yeni Baskısıyla Raflarda

Yaprak Öz imzalı Berlinli Apartmanı, yeni baskısıyla raflardaki yerini aldı.  Oğlak Maceraperest Kitaplar etiketini taşıyan romanda Moda’nın en güzel apartmanlarından birindeki dairesine yeni yerleşen Oya’nın macerasına ortak oluyoruz… “Birden alev almıştım. Çığlık çığlığa ayağa fırladım, kazağımın önü göğsüme kadar alevler içindeydi. (…) Göğüs altımdan dizlerimin üst kısmına kadar alevler vücudumun ön kısmını sarmıştı ve hiç durmadan çığlık atıyordum, bir yandan da yumruklanan kapının sesi geliyordu kulağıma. (…) Sırılsıklam küvetin içine çöktüm. Yanarken hissetmediğim kadar büyük bir acıyla kıvranarak öylece kaldım. (…) kazağımı zorlukla üzerimden çıkardım. Eteği simsiyah közlenmişti. İçimdeki tişörtün karın kısmı tamamen yanmış, erimişti. Kot pantolonumun düğmelerini açtım, külodumun kenarlarının da köz olduğunu, karnımın, kasıklarımın ve baldırlarımın korkunç bir şekilde acıdığını fark ettim. Bir yandan ağlıyordum…” Berlinli Apartmanı‘nda Kadıköy Moda’nın en güzel apartmanlarından birindeki dairesine yeni yerleşen Oya’nın, gizemli ve sıradışı apartman sakinlerinin sırlarının peşine düştüğü, sürükleyici, zaman zaman ürkütücü macerasına ortak oluyoruz… Berlinli Apartmanı/Yaprak Öz Oğlak/Maceraperest/30 TL
Edgar Ödüllü “Kıyamet Polisi”, 24 Ekim’den İtibaren Raflarda

Edgar Ödüllü “Kıyamet Polisi”, 24 Ekim’den İtibaren Raflarda

Ben H. Winters’ın Edgar ve Philip K. Dick ödüllerine sahip romanı Kıyamet Polisi, yeni baskısıyla raflardaki yerini almaya hazırlanıyor. İthaki Yayınları’ndan bu hafta çıkacak roman, “Katil Kim?” sorusuyla birlikte “Medeniyetin temel taşları nelerdir, hayatın değeri nedir, sayılı günümüzün olduğunu bilsek, gerçekten ama gerçekten ne yapardık?” gibi soruların yanıtlarını arıyor. Dünyanın sonuna 6 ay kaldı. Uzaydaki küçük mavi noktaya, yeryüzüne, dünyamıza, 2011GV1 isimli bir asteroit çarpacak ve yaşam sona erecek. Peki, bu kadar kısa sürede öleceksek, cinayetleri çözmenin ne anlamı var? İçine kapanık bir sigortacının şüpheli intiharını araştırmaya başlayan Dedektif Hank Palace, ekonominin iflasa koştuğu, camilerin, kiliselerin, sinagogların dolup taştığı, komplo teorilerinin havada uçtuğu, çaresizliğin inkârla birbirine karıştığı böyle bir dünyada, her hafta düzinelerce intiharın yaşandığı bir şehirde aklını korumaya uğraşıyor. İthaki Yayınları etiketiyle iki gün içinde raflarda olacak Kıyamet Polisi, insanların yığınlar halinde istifa edip iyi kötü tüm arzularının peşine düştüğü bir dünyada mesleğini umursayan nadir kişilerden birini, hayatı boyunca düşlediği işi insanlık tarihinin en kötü zamanında elde eden Hank Palace’ı anlatırken “Katil kim?” sorusunun ötesine adım adıyor. “Medeniyetin temel taşları nelerdir, hayatın değeri nedir, sayılı günümüzün olduğunu bilsek, gerçekten ama gerçekten ne yapardık?” gibi soruların cevaplarını arıyor. Polisiyeyle bilimkurguyu buluşturan Ben H. Winters imzalı roman, üçlemenin ilk kitabı. Kıyamet devamını oku...
Martin Beck Serisinin 2. kitabı “Duman Olan Adam”, Piyasaya Çıktı

Martin Beck Serisinin 2. kitabı “Duman Olan Adam”, Piyasaya Çıktı

Modern polisiye edebiyatının önemli kalemlerinden İsveçli yazarlar Maj Sjöwall ve Per Wahlöö’nün 60 ve 70’li yıllarda yarattığı Martin Beck serisi, yeni baskılarıyla geçen aydan itibaren raflardaki yerini almaya başlamıştı. Sırada serinin ikinci kitabı var; Duman Olan Adam, yine Bilge Turan Zourbakis çevirisiyle Ayrıksı Kitap’tan çıktı… Ünlü bir İsveçli gazeteci arkasında hiçbir iz bırakmadan ortadan kaybolur. Duman olup uçmuştur sanki. Bu gizemli kayboluşun izini sürmek de Komiser Martin Beck’e düşer. Üstelik bir de bu gizemli olay yüzünden soruşturmayı dilini hiç bilmediği Budapeşte’de yürütmek zorunda kalacaktır. Modern toplumun ekşi dokusuna ayna tutarken tüm dünyada sayısız polisiye yazarına da esin kaynağı olan Martin Beck serisinin ikinci kitabı Duman Olan Adam da, yeni baskısıyla okurla buluştu. İskandinav polisiyesinin kraliçesi olarak anılan 1935 Stockholm doğumlu Maj Sjöwall ile 1926-1975 yılları arasında yaşayan Per Wahlöö’nin yaratığı Martin Beck serisi, toplam 10 kitaplık bir külliyat oluşturuyor. Birçok dile çevrilen seri, Edgar Allan Poe ve İsveç Akademisi başta olmak üzere pek çok ödülün de sahibi… Duman Olan Adam/Maj Sjöwall-Per Wahlöö Ayrıksı Kitap/30 TL