Armağan Tunaboylu Öneriyor: 5 Kitap, 5 Film, 5 Dizi

Armağan Tunaboylu Öneriyor: 5 Kitap, 5 Film, 5 Dizi

Okurlarımız için başladığımız yazı dizisine devam ediyoruz, önemli yazarlarımızın kitap, film ve dizi önerilerini sizlerle paylaşacağız. Bugünün önerisi Armağan Tunaboylu’dan geliyor. … Armağan Tunaboylu 1962 yılında Eskişehir’de doğdu. Ortaokul ve liseyi İstanbul’da okudu, sonrasında İzmir’de Sinema-TV öğrenimi gördü. Okulun ardından İstanbul’da gazeteciliki yaptı ve daha sonra çeşitli televizyon şirketlerinde ve dizilerde görev aldı. Polisiye türündeki eserleri: Resim Cinayetleri, Konsey Cinayetleri, Yıldız Cinayetleri, Karakol Cinayetleri, Park Cinayetleri. … Armağan Tunaboylu Öneriyor Kitaplar Michael Connelly, Kan Bağı / Blood Work Okuduğumda çarpan kitaplardan biri olmuştu. Bu zamana gördüğüm en iyi entrikaydı ve çok rahat bir şekilde anlatmıştı Connely. Bir daha iki üç kere yaklaştı ama o çıtayı aşamadı. Jeremiah Healy, Kurbanlık Koyun / The Stakied Goat Pek çok kişinin farkında olmadığı, hatta yazarının bile kendisinin farkına varamadığı bir kitap. Sessiz sakin başlıyor, öyle gidiyor ve inanılmaz bir son. Carlos Ruiz Zafon, Rüzgârın Gölgesi / La Sombra Del Viento Fantastik bir kitap okumaya başladığınızı sanıyorsunuz ama İspanya iç savaşına kadar giden politik bir polisiyeye dönüşüyor. Son derece keskin esprilerle de süslü ama bulup çıkarmanız gerek. Martin Cruz Smith, Havana Körfezi / Havana Bay En sevdiğim kahraman Arkady Renko bu defa Küba, Havana’da. Hâlâ karşında “vizyonsuz” komünistler var. Ama görünüşte her şeye eyvallah diyen devamını oku...
Hans Rosenfeldt: “Yazarlık, peşinde koştuğum bir iş değildi; ona sürüklendim ben” I Özlem Özdemir

Hans Rosenfeldt: “Yazarlık, peşinde koştuğum bir iş değildi; ona sürüklendim ben” I Özlem Özdemir

Pek çoğumuz için unutulmaz ve özgün dedektiflerden Saga Norén’in yaratıcısı, “Bron/Broen” (The Bridge) ve “Marcella” dizilerinin senaristi; Sebastian Bergman roman serisinin yazarlarından Hans Rosenfeldt ile yıllardır istediğimiz röportajı sonunda yapabildiğimiz için mutluyuz. Rosenfeldt ile günümüz polisiye dizi ve filmlerindeki kadın karakterleri etkileyen Saga Norén’i, dizi ve roman çalışmalarını konuştuk. Ve elbette polisiye dizi/film senaryosu yazmak isteyenler için önerilerini de… Röportaj: Özlem Özdemir TV ve radyo programlarından dizilere ve edebiyata uzanan bir kariyeriniz var. Öncelikle senaristliğe nasıl başladınız, sizi harekete geçiren ilk duygu neydi? Ve polisiyeye dair ilginiz nasıl başladı? Yazmaktan ve hikâyeler anlatmaktan hep hoşlandım ama epey bir zaman yazar değil, aktör olmak istedim. Aslında 20’li yaşlarımda birkaç yıl aktörlük de yaptım ama oyunculukta gerçekten kötüydüm. Bunu tiyatrodaki meslektaşlarım benden önce fark etmişti. Böylece bana okunmak, düzenlenmek ve uyarlanmak üzere senaryolar vererek beni sahneden mümkün mertebe uzak tutmaya çalıştılar. Neyse ki en sonunda tiyatroyu bırakıp oyunculuk hayallerimi gömdüğümde, bir radyo programında yazarlık işi bulacak kadar şanslıydım. Ardından televizyonda çalışan bir arkadaşım, henüz yeni başladıkları bir TV dizisi için yazar aradıklarını söyledi. Başvurdum, bazı deneme sahneleri yazdım ve işi aldım. Anlaşıldı ki bu işte iyiymişim. Böylece daha çok senaryo işi almaya başladım ve yazar oldum. Yani yazarlık, peşinde koştuğum bir iş devamını oku...
Melike Yazıcı Çangur Öneriyor: 5 Kitap, 5 Film, 5 Dizi

Melike Yazıcı Çangur Öneriyor: 5 Kitap, 5 Film, 5 Dizi

Okurlarımız için başladığımız yazı dizisine devam ediyoruz, önemli yazarlarımızın kitap, film ve dizi önerilerini sizlerle paylaşacağız. Bugünün önerisi, 221B’nin İspanyol polisiyeleri konusunda uzman yazarlarından araştırma görevlisi Melike Yazıcı Çangur’dan geliyor. Kitaplar Acı Çikolata, Laura Esquivel Meksikalı yazar Laura Esquivel’in büyülü gerçekçilik akımının güzel örneklerinden biri olan Acı Çikolata romanı siz okurları yemek kokuları arasında bir aşk hikayesine tanık edecek. Marina, Carlos Ruiz Zafon İspanyol yazar Carlos Ruiz Zafon’un Marina adlı polisiye romanında Barcelona’nın gizemli sokaklarında geçen esrarengiz olaylar konu edinmektedir. Ve İşte Onu Böyle Kaybedersin, Junot Diaz Dominikli yazar Junot Diaz’ın Ve İşte Onu Böyle Kaybedersin adlı eserinde, ilişkilerini mahvetme yeteneğine sahip insanların öyküleri yer almaktadır. İki Dikiş Arasında Zaman, María Dueñas Bir diğer İspanyol yazar María Dueñas’ın İki Dikiş Arasında Zaman adlı eseriyle kendi halinde genç bir terzinin hayatına değinilmektedir. Limon Yapraklarının Kokusu, Clara Sanchéz İspanyol yazar Clara Sanchéz kaleme aldığı Limon Yapraklarının Kokusu adlı romanında kalp kırıklığına çare ararken macera dolu bir hayata kucak açan bir genç kızın hikayesiyle keyifli bir zaman geçireceksiniz.   Filmler El Cuerpo (Ceset) (2012) Hayatında her şeyi düzen ve plan içerisinde ilerleyen iş kadını Mayka bir gün ölü bulunur. Cinayeti aydınlatmak üzere görevlendirilen dedektif Jaime, hem Mayka’nın katilini hem de ortadan kaybolan ceseti bulmak zorunda kalacaktır. Contratiempo (Görünmeyen devamını oku...
Batuhan Cantürk Öneriyor: 5 Kitap, 5 Film, 5 Dizi

Batuhan Cantürk Öneriyor: 5 Kitap, 5 Film, 5 Dizi

Okurlarımız için başladığımız yazı dizisine devam ediyoruz, önemli yazarlarımızın kitap, film ve dizi önerilerini sizlerle paylaşacağız. Bugünün önerisi, 221B’nin her sayısında çizgiroman incelemelerini yayımlandığımız yazarımız Batuhan Cantürk’ten geliyor. KİTAPLAR Dumas Kulübü – Arturo Perez-Reverte Ünlü İspanyol yazarın, “Flaman Tablosu” ile birlikte en önemli iki romanından biri olan “Dumas Kulübü”, kitap avcısı Vara Borja’nın kiraladığı, hafiye Lucas Corso’nun gözünden, yazar-yayıncılık dünyasını postmodern bir polisiye roman tarzında kuruyor. Reverte bu dünyayı kurarken matematiksel doku oluşturmayı tercih etmiş. Bu yazım tekniği, romana bir yandan kesinlik ve belirlilik kazandırırken Lucifer efsanesi ile kitabı mistik bir yapının altına yerleştiriyor. Kesinlikle okunması gereken bir başyapıt. Kardan Adam – Jo Nesbo Ünlü Norveçli yazarın dedektifi Harry Hole bu kez bir seri katilin peşinde. Bir seri katil, evlerinin kapısına kardan adam yaptığı kadınları öldürmektedir. Medya, katile “Kardan Adam” ismi takar. Dedektif Harry Hole, kendisine gelen bir mektupla katil arasında bir bağ olduğundan kuşkulanır. İlk araştırmanın sonucunda, son on yılda on bir kadının yılın ilk karında kaybolduğu ortaya çıkar. Cesetleri yok eden katilin aklında korkunç bir plan vardır. Ve bu planda Harry Hole’a dehşet verici bir başrol öngörülmüştür! Jo Nesbo’nun en iyi romanlarından biri, belki de birincisi. Kutsal Bar Kapandığında – Lawrence Block Hard boiled polisiyenin yaşayan en büyük yazarı Block’tan devamını oku...
Karin Slaughter: “Her Yeni Kitapta Heyecan Verici Şeyler Yazmaya Çabalıyorum”

Karin Slaughter: “Her Yeni Kitapta Heyecan Verici Şeyler Yazmaya Çabalıyorum”

“Her Yeni Kitapta Okurlar İçin Heyecan Verici Şeyler Yazmaya Çabalıyorum” İçi boş bestsellerlardan değil onun yazdıkları. Sağlam, karakterlerinin ayakları yere basan, iyi örülmüş ve kurgulanmış polisiye ve gerilim romanlarıyla neredeyse 20 yılda 40 milyona yakın kopya satan, eserleri yaklaşık 40 dile çevrilen Karın Slaughter, psikolojik gerilim türündeki yeni romanı Pıeces of Her’ün telaşesi içinde bizi kırmayıp sorularımızı yanıtlama inceliğini gösterdi. Slaughter, “Çok azımız hayalini kurduğu işi yapıyor. İşte bu yüzden her yeni kitapla okurlar için heyecan verici şeyler yazmak için çaba gösteriyorum,” diyor. Slaughter’ın yazar adaylarını da bir tavsiyesi var: “Okumak isteyeceğiniz eserler yazmaya çalışın…” Röportaj: Ufuk Kaan Altın Röportaj için soru hazırlamaya başlamadan önce kütüphaneme şöyle bir göz gezdirdim de Grant County Serisi‘nin toplam altı kitabından Türkçeye çevrilen beşi, yine Will Trent Serisi‘nden Türkçeye çevrilen beş romandan dördü raflarda duruyordu. Kitaplarınız bağımlılık yapıyor. Milyonlar yanılıyor olamaz. Neredeyse 40 dile çevrilmiş eserleriniz, 40 milyon kopyaya yakın da satışınız var. Kendinizi nasıl hissediyorsunuz? Yazmaya başlarken bugünlerin hayalini kurmuş muydunuz? Her gün dünyadaki en şanslı insanlardan biri olduğumu düşünürüm. Çok az insan hep istediği, hayalini kurduğu işi yapabiliyor. İşte bu yüzden her yeni kitapla okurlar için heyecan verici şeyler yazmak için çaba gösteriyorum. Okurlarım oldukça onlara güzel öyküler sunmaya devam edeceğim. 2001 devamını oku...
Suat Duman Öneriyor: 5 Kitap, 5 Film, 5 Dizi

Suat Duman Öneriyor: 5 Kitap, 5 Film, 5 Dizi

İçinde bulunduğumuz bu zor günlerin en büyük ilacı bol bol okumak ve izlemek… Biz de okurlarımız için yeni bir yazı dizisine başlıyoruz, önemli yazarlarımızın kitap, film ve dizi önerilerini sizlerle paylaşacağız. Bugünün önerisi, ödüllü polisiye yazarı Suat Duman’dan geliyor.   Suat Duman’ın ilk romanı, Cinayet Mevsimi, Ankara’da üniversite kampüsünde işlenen cinayetleri çözmeye çalışan üçüncü sınıf öğrencisi Mehmet Cemil’in macerasını anlatır. İkinci romanı Müruruzaman Cinayetleri zamanaşımına uğrayıp kapanan bir cinayet dosyasının yeniden açılmasına sebep olan bir dizi güncel cinayeti soruşturan Mehmet Cemil’in yeni maceralarına odaklanmıştır. Üçüncü romanı Dünyanın Leşleri hapisten çıkan isimsiz bir karakterin içine çekildiği gayrimeşru dünyayı anlatırken arka planda İstanbul’da haftalarca hayatı durduran Gezi direnişinin de karakterin hikâyesiyle kesiştiği ölçüde görmektedir. İstanbul’un kuyruğu birbirine dolanmış gece canlıları arasında geçen bir labirent olarak kurguladığı ve bir taksi şoförünün çevresinde halkalanan son romanı Rakun, 2018’de “Yılın En İyi Polisiyesi” ödülü almıştır.   SUAT DUMAN ÖNERİYOR: … KİTAPLAR VEBA YILI GÜNLÜĞÜ / DANİEL DEFOE 221B’nin son sayısında Çağatay Yaşmut’un yazısında adı geçiyordu, merak ettim hemen aldım okumaya başladım. Bitirmedim ama öneririm, başka bir yüzyıl ve uzak bir coğrafyadan salgın hastalık manzaraları. Büyük bir yazarın kaleminden. İŞGAL GÜNLERİNDE İSTANBUL / HAKKI SÜHA GEZGİN Aslında bir süredir okuduğum, sonra dönüp yeniden okuduğum bir başucu kitabı. Yüzyıl öncesinin devamını oku...
ERTELENDİ: TÜRKİYE’ NİN İLK “POLİSİYE GÜNLERİ”

ERTELENDİ: TÜRKİYE’ NİN İLK “POLİSİYE GÜNLERİ”

Tüm dünyada ve ülkemizde yaşanan Corona Virüs tedbirleri kapsamında; “Capitol Polisiye Günleri” etkinliğimizi ileri bir tarihe erteliyoruz. Sağlık Bakanlığı’nın yaptığı açıklama doğrultusunda; ortak kullanım alanlarımızı son teknoloji vegan nano hijyen yöntemi ile dezenfekte ettik ve etkinliğimizin ilk gününü keyifli bir şekilde sonlandırdık. Fakat bu sabah Sağlık Bakanlığı tarafından ikinci vakanın açıklanması ve takiben İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’ nun yaptığı açıklamalara duyarsız kalamadık. 221B olarak, sizlerin sağlığı ve güveni öncelikli görevimizdir. En yakın sürede, tekrar bir araya gelebilmek dileğiyle, Anlayışınız için teşekkür ederiz. 221B Dergi
Ediz Hun, “On Küçük Zenci” ile İlk Kez Tiyatro Sahnesinde

Ediz Hun, “On Küçük Zenci” ile İlk Kez Tiyatro Sahnesinde

Agatha Christie’nin ölümsüz romanından uyarlanan On Küçük Zenci, yarın akşam Ak’la Kara Tiyatro’da prömiyer yapıyor. Oyunun bir de önemli sürprizi var: Yeşilçam’ın efsanevi isimlerinden Ediz Hun, ilk kez bu oyunla tiyatro sahnesine adım atıyor… Türk sinemasının yaşayan efsanelerinden Ediz Hun, uzun kariyerinde ilk kez tiyatro sahnesinde. Üstelik, “Polisiyenin Kraliçesi” Agatha Christie’nin daha önce pek çok kez TV ve sinemaya uyarlanan ölümsüz eseri On Küçük Zenci ile. Ak’la Kara Tiyatro’nun sahneye koyduğu oyunda Ediz Hun’un yanı sıra Ali İl, Pelin Turancı, Fatih Gülnar, Hakan Akın, Oya İnci, Özdemir Çiftçioğlu, Cengiz Eşiyok, Ilgın Angın ve Ozan Altuntaş rol alıyor. Agatha Christie’nin romanı On Küçük Zenci‘nin (And Then There Were None) konusu kısaca şöyle: Her birinin gizledikleri ve korktukları sırları olan 10 kişi, Zenci Adası’ndaki ıssız bir malikâneye davet edilir. Grubu bir sürpriz beklemektedir, ev sahibi ortalarda yoktur. Geçmişlerindeki karanlık sırlardan başka hiçbir şeyleri olmayan bu insanlar, adada mahsur kalmışlardır. Konuklar bir süre sonra gizledikleri sırları birbirlerine anlatırlar. Ve teker teker ölmeye başlarlar… Burak Karaman’ın yönettiği On Küçük Zenci‘nin prömiyeri, yarın akşam 20.30’da Kadıköy’deki Ak’la Kara Tiyatro’da yapılacak. Oyun, 12 ve 13 Ekim’de yeniden sahnelenecek…
İstanbul Comics & Art Festival ICAF, Cuma Günü Başlıyor

İstanbul Comics & Art Festival ICAF, Cuma Günü Başlıyor

Kamusal alan yerleştirmeleri, çizgi roman ve illüstrasyon stant ve sergileri, atölye programları, seminerler ve sanatçı konuşmalarını içeren, şehir, çizgi dünyası ve farklı sanat disiplinleri üzerinden yaratıcı deneyim alanları sunan açık hava festivali İstanbul Comics & Art Festival (ICAF), 7-9 Eylül tarihlerinde Club Quartier Moda’da. Bu senenin kavramsal teması, kimlik… Urban Hacking, İstanbul Comics and Art Festival kapsamında 11 sanatçı ve tasarımcının Kadıköy sokaklarına uyguladığı sanatsal müdahaleleri izleyiciyle buluşturuyor. Sanatçılar, festivalin bu seneki kavramsal teması kimlik üzerinden kente müdahaleleriyle, kent kimliklerinin uğradığı dönüşüme odaklanıyorlar. Farklı disiplinlerden gelen 11 yaratıcı ismin çeşitli medyumlarla sokaklara uyguladıkları projeler, disiplinlerarası bir kurgu üzerinden şekilleniyor. Havuz Başı Animasyon Kuşağı Bu yıl Havuz Başı Animasyon Kuşağı’nda 18 animasyon film, 3 güne yayılan 3 farklı seçki olarak havuz başında izlenecek. İlk kez tüm filmler 2018 yılının festivallerinden, dolayısıyla her film Türkiye prömiyerini Istanbul Comics & Art Fair ile yapacak. Kimlik teması altında oluşturulan bu 3 farklı seçki, kendilik kavramıyla ilişkilerini izlediğimiz bireylerin öykülerinden, toplumsal kimlik, cinsel kimlik, kültürel kimlik gibi konuları işleyen filmlere kadar yayılıyor. Bu sene Havuz Başı Animasyon Kuşağı’na 4 filmle katkıda bulunan MIYU Distribution, ICAF partneri oldu. Bu 4 film arasında 2018 festivallerinde ödüller toplayan Egg ve en prestijli animasyon film festivallerinden Annecy’de en iyi devamını oku...
Cingöz Recai Yeniden | Film ve Karakter Hakkında Bilinenler, Bilinmesi Gerekenler

Cingöz Recai Yeniden | Film ve Karakter Hakkında Bilinenler, Bilinmesi Gerekenler

Türkiye’de bir hayalet dolaşıyor: polisiyenin hayaleti… Dünyada ve ülkede bir zaman öncesine dek “kaçış edebiyatı” yahut “edebiyat değil” denilen, fakat polisiye severlerin inancını ve aşkını hiç yitirmediği polisiye türü, dizi/film/edebiyat demeden hem dünyada hem Türkiye’de yepyeni projelere ilham olmaya devam ediyor. Tekrar çekilecek olan Cingöz Recai filmi de bunun en yeni kanıtlarından biri oldu. Cingöz Recai Kimdir, Alamet-i Farikası Nedir?   Yeşilçam’da Ayhan Işık tarafından canlandırıldığından bu yana ana akımın pek değinmediği Cingöz Recai, Kenan İmirzalıoğlu’nun canlandıracağı yeni film uyarlamasıyla birlikte tekrar gündemde. Her ne kadar popüler medya “Yeşilçam klasiği” olarak nitelese de bizler, Cingöz Recai’nin esasen bir edebiyat figürü olduğunu biliyoruz. Peyami Safa’nın “Server Bedi” takma adıyla yazarak edebiyatımıza kazandırdığı karakter Cingöz Recai, esasen bir hırsızdır ve Maurice Leblanc’in yarattığı Arsen Lüpen karakterinin yerli ve milli yorumudur. Birçok eserde, Batı tarzı polisiyenin ünlü motiflerinin yerli hikâyelere yedirilmiş haliyle karşımıza çıkan Cingöz Recai’nin peşinden düşmeyen polis müfettişi Mehmet Rıza’yla birlikte daha sonradan Sherlock Holmes ve Dr.Watson’ı da bu hikâyelerde görmek mümkündür. Metin Erksan yönetmenliğinde 1954’te çekilen “Beyaz Cehennem: Cingöz Recai” filmiyle ilk kez beyaz perdede gördüğümüz karakteri Turan Seyfioğlu canlandırır. 1969’da bu sefer Ayhan Işık suretinde karşımıza çıkar Recai. Hırsız demişken, bilmeyenler için açıklayalım: Kendisi modern bir Robin Hood gibidir. Haksız yollarla para kazanan zenginlerin tepesine biner, onlardan çaldığını fakir fukaraya dağıtır. Cingöz Recai Olarak devamını oku...