John Malkovich, Agatha Christie Uyarlamasında Hercule Poirot Rolünde

John Malkovich, Agatha Christie Uyarlamasında Hercule Poirot Rolünde

Kenneth Branagh, Alfred Molina ve unutulmaz David Suchet… Sırada John Malkovich var. Usta aktör, BBC için çekilecek Agatha Christie uyarlaması The ABC Murders‘da polisiye kraliçesinin ölümsüz kahramanı Hercule Poirot’yu canlandıracak… 1936 tarihli Agatha Christie romanı The ABC Murders (Türkçeye Cinayet Alfabesi olarak çevrilmişti), 1965’te The Alphabet Murders ismiyle sinemaya uyarlanmıştı önce. Yıllar sonra bu kez BBC eliyle mini dizi oluyor polisiyenin kraliçesinin eseri. Tecrübeli isimler kadroda Dizide Christie’nin kahramanı Belçikalı dedektif Hercule Poirot’yu usta isim John Malkovich canlandırıyor. Çekimlerine önümüzdeki ay başlanacak The ABC Murders‘da aktöre Harry Potter serisinden hatırlayabileceğiniz Rupert Grint’in yanı sıra Andrew Buchan (Broadchurch), Eamon Farren (Twin Peaks), Tara Fitzgerald (Game of Thrones), Bronwyn James (Harlots) ve Freya Mavor (The Sense of an Ending) gibi tecrübeli isimler eşlik edecek. Altı yeni uyarlama yolda Sarah Phelps’in senaryosunu yazdığı dizinin yönetmeniyse The Frankenstein Chronicles‘dan Alex Gabassi… BBC ile Christie’nin haklarını elinde bulunduran Agatha Christie Limited’in anlaşması uyarınca altı yeni dizi uyarlaması daha yolda, hatırlatalım…
Trier, Son Filmi “The House That Jack Built” ile Tartışmaların Odağında

Trier, Son Filmi “The House That Jack Built” ile Tartışmaların Odağında

Lars von Trier’nin Cannes’a dönüş filmi The House That Jack Built‘den fragman geldi. Matt Dillon’ın canlandırdığı seri katil Jack’i odağına alan filmin ilk gösterimi de Cannes Film Festivali’ndeydi. Şiddet dozu yüksek sahneleri yüzünden onlarca kişi salonu terk etti… 71. Cannes Film Festivali’nde yarışma dışı kategoride izleyici ve eleştirmenlerle buluşan The House That Jack Built, 70’li yılların ABD’sinde geçiyor. 2,5 saatlik filmde, işlediği cinayetlerle kusursuz bir sanat eseri oluşturmayı hedefleyen seri katil Jack’in (Matt Dillon) dünyasına giriyoruz. Jack’in kurbanlarını Uma Thurman, Riley Keough, Siobhan Fallon Hogan ve Sofie Gråbøl canlandırıyor. Cannes’a dönüş Thurman ile Lars von Trier’yi Nymphomaniac‘dan sonra yeniden buluşturan The House That Jack Built, Danimarkalı yönetmenin Cannes’a dönüş filmi. 2011’de Melancholia (Melankoli) filmiyle ilgili basın toplantısında bir soru üzerine Hitler’i anladığını, ona biraz empati duyduğunu söyleyen, Nazi estetizmini öven Trier, festivalde istenmeyen kişi ilan edilmiş ve festivale katılımı ömür boyunca yasaklanmıştı. Seyirciler salonu terk etti Lars von Trier, bu filmle Cannes yönetimiyle barışmış görünüyor ama tutumu ve tavrıyla her zaman tartışmaların odağında olduğu da bir gerçek. Bunu defalarca kanıtlayan yönetmen, The House That Jack Built‘deki gaddar işkence ve aşağılama sahneleri, şiddet dozu yüksek ve bol kanlı atmosfer yüzünden hem eleştirmenlerin hem de izleyicinin tepkisini çekmiş durumda. Öyle ki, Cannes’da devamını oku...
Robert Downey Jr. ve Jude Law’lu 3. Sherlock Filmi, 25 Aralık 2020’de Gösterimde

Robert Downey Jr. ve Jude Law’lu 3. Sherlock Filmi, 25 Aralık 2020’de Gösterimde

Sherlock Holmes tutkunları, dizinin 5. sezonuna dair belirsizlik nedeniyle uzun süredir üzgün, hatta öfkeli. O halde filmini verelim! Gerçi ona da çok var ama yine de bir şeydir değil mi? Robert Downey Jr. ile Jude Law’un başrolde olduğu 3. Sherlock filmi, 25 Aralık 2020’de yani Noel’de gösterime girecek… Arthur Conan Doyle’un ölümsüz eseri, uzun süredir Benedict Cumberbatch ve Martin Freeman’ın başrolü üstlendiği BBC dizisiyle gündemde. Dizinin 4. sezonu, 2017’nin başında yayınlanmıştı malumunuz. Devamı gelmedi… İşaret edilen tarih, 2020, o da kesin değil maalesef. Neyse ki dünyanın en ünlü dedektifinin beyazperdedeki serüveni sürüyor. Guy Ritchie’nin ilk ikisini yönettiği Robert Downey Jr. ile Jude Law’lu seri, geri dönüyor. 3. filmde yine bu iki isim, Sherlock Holmes ile Dr. Watson’ı canlandırıyor. Warner Bros.’un filmi gösterime sokacağı tarihse 2020 Noel’i, yani 25 Aralık 2020. Evet, daha 2,5 yıldan fazla süre var farkındayız ama en azından dönüş tarihini bilmek bile önemlidir diye düşünüyoruz. 3. filmin yönetmeni henüz belli değil Senaryosunu Narcos ve Hannibal gibi iki önemli dizide çalışan Chris Brancato’nun yazdığı 3. filmin adı da yönetmeni de belirsiz henüz. Son haberlere göre Guy Ritchie, filmle ilgileniyor ama Warner Bros. kararını vermiş değil. İlk iki film, 1 milyar doların üzerinde gişe yapmıştı 90 milyon dolar bütçeli, 2009 devamını oku...
Casusluk Draması “Condor”, 6 Haziran’da Başlıyor

Casusluk Draması “Condor”, 6 Haziran’da Başlıyor

Sydney Pollack’ın yönettiği 1975 tarihli klasik casusluk filmi Three Days of the Condor‘un (Akbabanın Üç Günü) televizyona uyarlanacağını daha önce duyurmuştuk. Dizi, ete kemiğe büründü çoktan. 6 Haziran’da ilk bölümüyle izleyici karşısına çıkacak Condor‘dan uzunca bir fragman daha geldi üstelik… Sinemanın yaşayan efsanelerinden Robert Redford’un başrolünde olduğu Akbabanın Üç Günü‘nün izinden giden Condor, CIA analisti Joe Turner’ın merkezinde olduğu hızlı ve bol aksiyonlu bir casusluk draması. 10 bölümlük dizide başrolde Max Irons (kendisi usta aktör Jeremy Irons’ın oğlu olur, belirtelim) yer alıyor. Genç Irons, Redford’un filmde canlandırdığı Turner rolünde. Efsanevi filmin TV uyarlaması Ona eşlik eden isimler de yabana atılacak cinsten değil. Oscar’lı oyuncu William Hurt, uzun süre sonra setlere dönen Mira Sorvino, Brendan Fraser ve Bob Balaban, başlıca rolleri üstleniyor. Kamera önü de arkası da sağlam Kamera arkası da bir o kadar güçlü dizinin. İlk bölümünü Alias, Scrubs ve Parenthood ile tanınan Lawrence Trilling’in yönettiği dramanın yaratıcıları, Lucky Number Slevin‘ın senaristi Jason Smilovic ve Todd Katzburg. Condor, ilk bölümüyle 6 Haziran’da Audience Network’de…
Lars Von Trier’den “The House That Jack Built”

Lars Von Trier’den “The House That Jack Built”

Lars von Trier’nin Cannes’a dönüş filmi The House That Jack Built‘den taze kareler geldi. Matt Dillon ile Uma Thurman’ın başrollerde olduğu seri katil öyküsü, ilk kez önümüzdeki ay yapılacak Cannes Film Festivali’nde yarışma dışı kategorisinde izleyiciyle buluşacak… 70’li yılların ABD’sinde geçen The House That Jack Built, seri katil Jack’i (Matt Dillon) odağına alıyor. İşlediği cinayetlerle kusursuz bir sanat eseri oluşturmayı hedefleyen Jack’in kurbanlarını Uma Thurman, Riley Keough, Siobhan Fallon Hogan ve Sofie Gråbøl (Forbrydelsen‘deki usta işi oyunculuğuyla hatırlayacaksınız) canlandırıyor. Trier’nin Cannes’a dönüş filmi Thurman ile Trier’yi Nymphomaniac‘dan sonra yeniden buluşturan The House That Jack Built, Danimarkalı yönetmenin Cannes’a dönüş filmi. 2011’de Melancholia (Melankoli) filmiyle ilgili basın toplantısında bir soru üzerine Hitler’i anladığını, ona biraz empati duyduğunu söyleyen, Nazi estetizmini öven Von Trier, festivalde istenmeyen kişi ilan edilmişti. Yarışma dışı bölümde gösterilecek 7 yıl sonra senaryosunu yazıp yönettiği The House That Jack Built, 8 Mayıs’ta başlayacak 71. Cannes Film Festivali’nde yarışma dışı bölümünde ilk kez seyirci karşısında olacak. Filmin sonbaharda vizyona girmesi bekleniyor…
“Ocean’s 8″den Yeni Fragman Var

“Ocean’s 8″den Yeni Fragman Var

Uzun süredir merakla beklenen Ocean’s serisinin yeni filminden ikinci fragman yayınlandı. Başrollerinde kadınlardan oluşan yıldız kadronun yer aldığı Ocean’s 8, 8 Haziran’da gösterime giriyor… Son dönemin popüler polisiye maceralarından Ocean’s serisinin farklı bir yorumu, beyazperdede görünmek için artık gün sayıyor. Daha önceki üç Ocean filmini yöneten Steven Soderbergh’in bu kez yapımcılıkla yetindiği serinin yeni filmi Ocean’s 8‘de kadınların hâkimiyeti var. Sandra Bullock’u Danny Ocean’ın (George Clooney) kız kardeşi Debbie rolünde izleyeceğimiz film, onun cezaevinden çıkışıyla açılıyor. Debbie Ocean, toplam değeri 150 milyon doları bulan elmas kolyeyi çalmak için kadınlardan oluşan bir takım kuruyor. Hedeflerindeki isimse Anne Hathaway’in canlandırdığı film yıldızı Daphne Kluger. Kolyeyi New York’ta düzenlenen bir galada, üstelik kadının boynundayken çalmayı planlıyorlar. Kadınlar takımı ve eski dostlar Debbie’nin takımında kimler var dersiniz: Lou Miller (Cate Blanchett), mücevher uzmanı Amita (Mindy Kaling), dolandırıcı Constance (Awkwafina), çalıntı mal satıcısı Tammy (Sarah Paulson), bilgisayar korsanı Nine Ball (Rihanna) ve modacı Rose (Helena Bonham Carter.) Ekipte değil ama filmin kadrosunda James Corden, Damien Lewis, Dakota Fanning, Richard Armitage, Anna Wintour, Kim Kardashian West, Kendall ve Kylie Jenner, Olivia Munn, Katie Holmes, Zayn Malik, Zac Posen, Adriana Lima ve Serena Williams da yer alıyor. Serinin diğer filmlerinde rol alan Matt Damon ve Carl Reiner’ın devamını oku...
Martin Freeman: Hayranların Beklentisi Yüzünden “Sherlock” Artık O Kadar Eğlenceli Değil

Martin Freeman: Hayranların Beklentisi Yüzünden “Sherlock” Artık O Kadar Eğlenceli Değil

Sherlock‘un yeni sezonuna ilişkin hep olumsuz haberler geliyor. Son açıklama, Doktor Watson’ı canlandıran Martin Freeman’dan. İngiliz The Telegraph gazetesinin sorularını yanıtlayan aktör, hayranların inanılmaz baskısı ve beklentileri yüzünden işin tadının kaçtığını, yeni sezonu pek konuşmadıklarını söyledi. Kısacası Sherlock dönecekse de bu çok yakın bir tarihte olmayacak… Sherlock ile ilgili peş peşe gelen açıklama ve haberler, dizinin hayranlarında hem derin bir hayal kırıklığı hem öfke hem de bıkkınlık yaratmış durumda diyebiliriz. BBC’nin fenomen dizisinin yaratıcıları Mark Gatiss ve Steven Moffat, birkaç ay önce yeni sezon için 2020 yılını işaret etmişti. Haberini buradan okuyabilirsiniz. Freeman: Yeni sezona ilişkin pek konuşmadık Son açıklamaysa Doktor Watson’a hayat veren Martin Freeman’a ait. Britanyalı aktör, o kadar dolmuş ki dizinin hayranlarının yaşayacağı muhtemel hayal kırıklığını göze almış görünüyor. The Telegraph’ın sorularını yanıtlayan Freeman, hayranlarının baskısı ve beklentilerinin kontrolden çıktığını belirtiyor. Sözleri ağır: “Dürüst olmak gerekirse bu baskı altında yaşamak çok zor. Sherlock, bir canavara dönüştü. Dizinin bir parçası olmak, Beatles’a zamanında duyulan çılgınlıkla kıyaslanabilir. Daha azı tabii. İnsanların beklentileri, bunların bazıları, eğlenceli gelmiyor artık. ‘Yapsanız iyi olur, yoksa…’ tehdidine bağlandı iş. Bu da hiç hoşnut olunacak bir durum değil.” Freeman, 5. sezona dair ekiple bir görüşme olup olmadığı sorusuna da “Pek konuştuğumuzu söyleyemem. 4. sezonun ardından devamını oku...
Danny Boyle: Yeni Bond Filminin Senaryosu Üzerinde Çalışıyoruz

Danny Boyle: Yeni Bond Filminin Senaryosu Üzerinde Çalışıyoruz

“Yeni Bond filminin yönetmeni kim olacak?” Uzun süredir yanıtı merak edilen soru bu. Danny Boyle’dan gelen açıklama, tartışmayı farklı bir boyuta taşımaya aday. Britanyalı yönetmen, senaryo üzerinde çalıştıklarını, eğer kabul görürse 25. Bond filminin çekimlerinin yıl sonunda başlayabileceğini söyledi… Yeni dizisi Trust‘ın New York’taki partisinde konuştu ünlü yönetmen. 25. Bond filmi hakkında söyledikleri şu, birebir alıntılayalım: “Güzel bir fikirden yola çıktık. Şu anda senaryo üzerinde çalışmaktayız. Ne çıkacağını göreceğiz. Umarım beğenilir. Size daha fazlasını anlatmak isterdim ama yapmayacağım.” Fazlası var yine de: Boyle, devamında şu sıralarda bir komedi filmi üzerinde çalıştığını, 6-7 hafta içinde çekime başlamayı planladıklarını belirtti ve ekledi: “Ardından Bond filminin çekimlerine yıl sonuna doğru başlayabiliriz.” Trainspotting’in senaristi John Hodge işbaşında Kült film Trainspotting ve Slumdog Millionaire ile hatırlanan usta yönetmenin yanındaki isim, Trainspotting‘in senaristi John Hodge’dan başkası değil. Burada şöyle bir durum ortaya çıkıyor yalnız: Yapımcıların elinde halihazırda daha önce Daniel Craig’in başrolünde olduğu tüm Bond filmleriyle Pierce Brosnan’lı The World Is Not Enough ve Die Another Day‘in senaryolarını yazan Neal Purvis ve Robert Wade’den gelen metin var. Bir başka deyişle, Boyle ve Hodge’un mevcut senaryodan daha iyi bir iş çıkarmaları gerekiyor. 25. Bond filminin gösterim tarihi, 8 Kasım 2019 Gösterime giriş tarihi 8 Kasım 2019 olarak devamını oku...
“The Sopranos”, Beyazperdeye Uyarlanıyor

“The Sopranos”, Beyazperdeye Uyarlanıyor

Tüm zamanların en popüler dramalarından The Sopranos, dizinin yaratıcısı David Chase tarafından sinemaya uyarlanıyor. The Many Saints Of Newark adlı film, seyirciyi Sopranosun başlangıcına götürecek… New Line Cinema adına çekilecek filmde, 1960’ların sonunda Newark’a (New Jersey) gidip Soprano Ailesi’nin doğumuna tanıklık edeceğiz. İtalyan kökenli ailemizin üyelerinin siyah mafyayla giriştiği mücadele, filmin konusunu oluşturuyor. Dizinin yaratıcısı David Chase’in senaryosunu yazıp yapımcılığı üstlendiği Sopranos filminde açıklanmamakla birlikte dizinin önemli oyuncularının da rol almaları bekleniyor. Tüm zamanların en iyilerinden 1997-2007 arasında toplam 6 sezon boyunca HBO’da yayınlanan The Sopranos, tüm zamanların en başarılı dramalarından biriydi. Toplamda 21 Emmy, beş de Altın Küre Ödülü kazanan gangster dramasında 2013’te aramızdan ayrılan James Gandolfini başroldeydi. Dizide diğer önemli rolleri Edie Falco, Steven Van Zandt, Lorraine Bracco, Michael Imperioli, Dominic Chianese ve Steve Schirripa üstleniyordu.
Anna Friel: Umursadığım Tek Şey, Daha İyi Olmak

Anna Friel: Umursadığım Tek Şey, Daha İyi Olmak

13-14 yaşından beri setlerde Anna Friel. Britanyalı aktris, 1991’de bir pembe diziyle başlayan serüveninde önemli bir yer tutan Marcella‘nın 2. sezonuyla bu akşam yeniden karşımızda olacak. Friel, öncesinde hem diziye hem de kendisine dair ipuçları veriyor… Çeviri: Sena Özkurt Az, öz ve genellikle özel işlere imza atan İngiliz kanalı ITV’nin nitelikli polisiyesi Marcella‘da Londralı dedektif Marcella Backland rolünde izliyoruz Anna Friel’i. Bron/Broen‘in yaratıcısı İsveçli Hans Rosenfeldt’in imzasını taşıyan Marcella‘da, İsveç-Danimarka ortak yapımı dizideki Saga Norén karakteri gibi, Friel’in canlandırdığı Marcella Backland’ın da karanlık ve gizemli bir yanı var: Stresli anlarda kendini bir anda kaybediyor ve o anlarda ne yaptığını hatırlamıyor. Kendisine zarar veren şeyler bunlar. Gizem aralanıyor “İzleyicilerin cevaplar için 18 ay beklemesinin hayal kırıklığı yarattığını biliyorum ama Hans böyle yapıyor. Artık bayılmaların sebebinin açıklanması gerektiğiyle ilgili ben de çok ısrarcıydım. Oldukça sinirli ve vahşi olabiliyor ve bunun sebebini anlamadıkça çocuklarını kaybetme tehlikesi hep olacak.” diyor Friel rolündeki bu gizem için. Marcella’nın 2. sezonu başlarken Dizinin bu akşam başlayacak yeni sezonu, ilk sezona göre daha karanlık, kasvetli ve kanlı geçecek gibi. Tüyler ürpertici cinsel tacizlerin, pedofil vakalarının olduğu ve küçük çocukların garip deneylere maruz kaldığı sahneler var. Friel, “Bazıları için izlemesi zor da olsa, maalesef çocukları öldüren insanlar mevcut ve devamını oku...