Işın Beril Tetik İmzalı “Ayaz”, Raflardaki Yerini Aldı

Işın Beril Tetik İmzalı “Ayaz”, Raflardaki Yerini Aldı

Korku öyküleriyle tanınan Işın Beril Tetik, bu kez bir romanla okurunun karşısında. Ayaz, Oğlak Yayınları’nın Maceraperest Kitapları arasından çıktı… “Kadın, ağacın yaşlı ve geniş gövdesinin tam ortasına yerleştirilmişti. Bedenini saran incecik, şeffaf simli kumaş dışında çırılçıplaktı. Yüzü de dahil olmak üzere, bütün vücudu gümüş beyaz bir boyayla boyanmış, cılız gün ışığında ara ara metalik bir ışıltıyla parıldıyordu. Gözkapağının üzeri de çeşitli tonlarda maviyle boyanmıştı. Gümüş rengi kaşların altında koyu maviyle başlıyor, aşağı doğru rengi açılarak kirpik diplerinde beyazla bitiyordu. Aynı biçimde beyaza boyanmış kirpikler, takma kirpik kadar uzun ve gürdü. Uçlarına kar yağmış gibi beyaz bir madde toplanmıştı. Kirpiklerinin gölgelediği gözleriyse sanki özlem dolu bir ifadeyle donakalmış, üstünü kaplayan sütümsü tabakanın altında, mavi mavi hiçliğe dalmıştı. Karla ıslanmış çürük yaprakların kapladığı toprak zeminde, ıslak ıslak parlayan, koyulu açıklı bir yığın vardı; genç kadının bedeninin tam ortası oyulmuş, o boşlukta her ne varsa çıkarılmış, yere, tam önüne yem gibi atılmıştı. Soluk güneşin altında gümüşten bir tanrıçayı andıran genç kadının ölümü, manzarayla bütünleşmiş ama bir o kadar da akıllara durgunluk verecek bir vahşetle sergilenmişti…” Işın Beril Tetik, korku öykülerini topladığı Kara Kara Kapkara‘nın ardından ikinci kitabı Ayaz ile okurunun karşısında. Bir polisiye serinin ilk kitabı olarak planladığı Ayaz‘da Tetik, gerilimi yüksek bir okuma vaadi devamını oku...
Çağatay Yaşmut’tan Yeni Başkomiser Galip Hikâyeleri: “Benim Canım Ailem”

Çağatay Yaşmut’tan Yeni Başkomiser Galip Hikâyeleri: “Benim Canım Ailem”

Çağatay Yaşmut’un Başkomiser Galip serisinin ikinci öykü kitabı Benim Canım Ailem,  piyasaya çıktı. Oğlak Yayınları’nın Maceraperest Kitaplar külliyatı arasında yer alan kitapta Yaşmut, yine sürükleyici maceraların izini sürüyor… “Ökkeş ile Hüseyin taşıdıkları kişiyi raya yatırdılar. Ökkeş saatine baktı. Ardından raylardan aşağıya inerek gözden kayboldular. Mümtaz bir süre daha bekleyip gittiklerinden emin olunca, gizlendiği ağacın arkasından çıkarak rayda yatanın yanına koştu. Ökkeş’in kızı Zeliha’yı kanlar içinde buldu. Başında koca bir yara vardı. Demek ki Ökkeş ile Hüseyin, aile meclisi kararıyla Abdullah’tan sonra zavallı Zeliha’yı da öldürmüşlerdi. Kızı raylara yatırarak suçu trene atacaklardı. Sözüm ona, intihar süsü vererek ceza almaktan yırtacaklardı. Vay kurnazlar vay! Vay katiller vay!” Polisiye yazınının üretken kalemlerinden Çağatay Yaşmut, Başkomiser Galip serisine ikinci öykü kitabıyla devam ediyor. Yazar, Benim Canım Ailem‘de yine sürükleyici maceraların izini sürüyor. Benim Canım Ailem/Çağatay Yaşmut Oğlak-Maceraperest Kitaplar/30 TL
Yaprak Öz İmzalı “Berlinli Apartmanı”, Yeni Baskısıyla Raflarda

Yaprak Öz İmzalı “Berlinli Apartmanı”, Yeni Baskısıyla Raflarda

Yaprak Öz imzalı Berlinli Apartmanı, yeni baskısıyla raflardaki yerini aldı.  Oğlak Maceraperest Kitaplar etiketini taşıyan romanda Moda’nın en güzel apartmanlarından birindeki dairesine yeni yerleşen Oya’nın macerasına ortak oluyoruz… “Birden alev almıştım. Çığlık çığlığa ayağa fırladım, kazağımın önü göğsüme kadar alevler içindeydi. (…) Göğüs altımdan dizlerimin üst kısmına kadar alevler vücudumun ön kısmını sarmıştı ve hiç durmadan çığlık atıyordum, bir yandan da yumruklanan kapının sesi geliyordu kulağıma. (…) Sırılsıklam küvetin içine çöktüm. Yanarken hissetmediğim kadar büyük bir acıyla kıvranarak öylece kaldım. (…) kazağımı zorlukla üzerimden çıkardım. Eteği simsiyah közlenmişti. İçimdeki tişörtün karın kısmı tamamen yanmış, erimişti. Kot pantolonumun düğmelerini açtım, külodumun kenarlarının da köz olduğunu, karnımın, kasıklarımın ve baldırlarımın korkunç bir şekilde acıdığını fark ettim. Bir yandan ağlıyordum…” Berlinli Apartmanı‘nda Kadıköy Moda’nın en güzel apartmanlarından birindeki dairesine yeni yerleşen Oya’nın, gizemli ve sıradışı apartman sakinlerinin sırlarının peşine düştüğü, sürükleyici, zaman zaman ürkütücü macerasına ortak oluyoruz… Berlinli Apartmanı/Yaprak Öz Oğlak/Maceraperest/30 TL
Edgar Ödüllü “Kıyamet Polisi”, 24 Ekim’den İtibaren Raflarda

Edgar Ödüllü “Kıyamet Polisi”, 24 Ekim’den İtibaren Raflarda

Ben H. Winters’ın Edgar ve Philip K. Dick ödüllerine sahip romanı Kıyamet Polisi, yeni baskısıyla raflardaki yerini almaya hazırlanıyor. İthaki Yayınları’ndan bu hafta çıkacak roman, “Katil Kim?” sorusuyla birlikte “Medeniyetin temel taşları nelerdir, hayatın değeri nedir, sayılı günümüzün olduğunu bilsek, gerçekten ama gerçekten ne yapardık?” gibi soruların yanıtlarını arıyor. Dünyanın sonuna 6 ay kaldı. Uzaydaki küçük mavi noktaya, yeryüzüne, dünyamıza, 2011GV1 isimli bir asteroit çarpacak ve yaşam sona erecek. Peki, bu kadar kısa sürede öleceksek, cinayetleri çözmenin ne anlamı var? İçine kapanık bir sigortacının şüpheli intiharını araştırmaya başlayan Dedektif Hank Palace, ekonominin iflasa koştuğu, camilerin, kiliselerin, sinagogların dolup taştığı, komplo teorilerinin havada uçtuğu, çaresizliğin inkârla birbirine karıştığı böyle bir dünyada, her hafta düzinelerce intiharın yaşandığı bir şehirde aklını korumaya uğraşıyor. İthaki Yayınları etiketiyle iki gün içinde raflarda olacak Kıyamet Polisi, insanların yığınlar halinde istifa edip iyi kötü tüm arzularının peşine düştüğü bir dünyada mesleğini umursayan nadir kişilerden birini, hayatı boyunca düşlediği işi insanlık tarihinin en kötü zamanında elde eden Hank Palace’ı anlatırken “Katil kim?” sorusunun ötesine adım adıyor. “Medeniyetin temel taşları nelerdir, hayatın değeri nedir, sayılı günümüzün olduğunu bilsek, gerçekten ama gerçekten ne yapardık?” gibi soruların cevaplarını arıyor. Polisiyeyle bilimkurguyu buluşturan Ben H. Winters imzalı roman, üçlemenin ilk kitabı. Kıyamet devamını oku...
Martin Beck Serisinin 2. kitabı “Duman Olan Adam”, Piyasaya Çıktı

Martin Beck Serisinin 2. kitabı “Duman Olan Adam”, Piyasaya Çıktı

Modern polisiye edebiyatının önemli kalemlerinden İsveçli yazarlar Maj Sjöwall ve Per Wahlöö’nün 60 ve 70’li yıllarda yarattığı Martin Beck serisi, yeni baskılarıyla geçen aydan itibaren raflardaki yerini almaya başlamıştı. Sırada serinin ikinci kitabı var; Duman Olan Adam, yine Bilge Turan Zourbakis çevirisiyle Ayrıksı Kitap’tan çıktı… Ünlü bir İsveçli gazeteci arkasında hiçbir iz bırakmadan ortadan kaybolur. Duman olup uçmuştur sanki. Bu gizemli kayboluşun izini sürmek de Komiser Martin Beck’e düşer. Üstelik bir de bu gizemli olay yüzünden soruşturmayı dilini hiç bilmediği Budapeşte’de yürütmek zorunda kalacaktır. Modern toplumun ekşi dokusuna ayna tutarken tüm dünyada sayısız polisiye yazarına da esin kaynağı olan Martin Beck serisinin ikinci kitabı Duman Olan Adam da, yeni baskısıyla okurla buluştu. İskandinav polisiyesinin kraliçesi olarak anılan 1935 Stockholm doğumlu Maj Sjöwall ile 1926-1975 yılları arasında yaşayan Per Wahlöö’nin yaratığı Martin Beck serisi, toplam 10 kitaplık bir külliyat oluşturuyor. Birçok dile çevrilen seri, Edgar Allan Poe ve İsveç Akademisi başta olmak üzere pek çok ödülün de sahibi… Duman Olan Adam/Maj Sjöwall-Per Wahlöö Ayrıksı Kitap/30 TL
Beş Ciltlik Sherlock Holmes Hikâyeler Serisi Raflarda

Beş Ciltlik Sherlock Holmes Hikâyeler Serisi Raflarda

Beş ciltlik yeni Sherlock Holmes hikâyeler serisi, Orhan Düz çevirisiyle Alfa Yayınları’ndan çıktı. Seri, Sherlock Holmes’un Maceraları, Sherlock Holmes’un Anıları, Sherlock Holmes’un Dönüşü, Sherlock Holmes’un Son Görevi ve Sherlock Holmes’un Vaka Kitabı‘ndan oluşuyor… Tüm zamanların en popüler dedektif karakteri Sherlock Holmes, beş ciltlik bütün hikâyeleri serisiyle raflardaki yerini aldı. Arthur Conan Doyle’un yarattığı Holmes karakterinin ilk kitabı, Sherlock Holmes’un Maceraları adını taşıyor. Bohemya’da Bir Skandal, Kızıl Saçlılar Kulübü ve Benekli Kordon gibi ünlü 12 hikâyede Sherlock Holmes ve Dr. Watson, çözülemeyen vakaların peşinden gidiyor. İlk kez 1891 yılında Strand Magazine’de yayımlanan Sherlock Holmes’un Maceraları‘nı Sidney Paget illüstrasyonlarıyla canlandırıyor. İkinci cildin adıysa Sherlock Holmes’un Anıları. Bir yarış atının ortadan kayboluşunu araştırdığı Gümüş Alev, muhteşem çıkarım gücünü ilk kez uyguladığı Gloria Scott ve şeytani rakibi Profesör Moriarty ile karşılaştığı Son Vaka dahil 12 macera bu kitapta. Bütün Hikâyeler serisinin üçüncü cildi, Sherlock Holmes’un Dönüşü. Kaybolan ve 3 yıl boyunca öldüğü zannedilen Sherlock Holmes, dostu Dr. Watson’a geri dönüyor. Hem de tam zamanında! Kitapta ilk kez 1903-1904 yılları arasında yayımlanan 13 hikâye yer alıyor. Dördüncü ciltte sıra: Yaklaşan I. Dünya Savaşı’yla birlikte aslında emekliye ayrılmış olan Holmes yardım için çağrılıyor. Kitaba adını veren bu Son Görev, kaybolan denizaltı planları, zorba bir diktatörün yaptıkları, devamını oku...
“O: Bölüm 2″nin Oyuncuları Favori Stephen King Kitaplarını Seçti

“O: Bölüm 2″nin Oyuncuları Favori Stephen King Kitaplarını Seçti

Vizyona girmesinin ilk haftasında hem olumlu eleştiriler alan hem de gişe başarısı sağlayan Stephen King uyarlaması O: Bölüm 2‘nin (It: Chapter 2) oyuncuları, korku-gerilim üstadının kitaplarına yabancı değil. Peki favorileri hangileri dersiniz? Jessica Chastain, Bill Hader, Isaiah Mustafa, Jay Ryan, James Ransone, Andy Bean ve James McAvoy, O filmindeki çocukların yetişkinlik hallerini oynuyor ikinci filmde. Hepsi de bu rolleri almadan önce birer Stephen King hayranıymış. McAvoy haricindeki oyuncular, filmin başladığı Derry kasabasında muhabirlerle buluşup Stephen King’in kitaplarını değerlendirdi. Birlikte bakalım… Jessica Chastain/Sadist (Misery) Jessica Chastain, Stephen King’in en önemli kitaplarından biriyle ortak bir özelliğe sahip. “Sanırım Hayvan Mezarlığı, rol almayıp okuduğum ilk kitaplardan biriydi,” diyor ve ekliyor: “Buradan Medyum‘a (Shinning) ve Sadist‘e (Misery) ulaştım. İsminin Misery Chastain olmasını çok sevdim. Evet, ben bir Stephen King hayranıyım!” Bill Hader/Korku Ağı (Salem’s Lot) Bill Hader, Stephen King kitaplarıyla büyükbabası sayesinde tanışmış: “Büyükbabam beni kitapçıya götürdü ve okul için Cesaretin Kırmızı Rozeti‘ni (Red Badge of Courage) almak zorunda kaldım. Biraz sinirlenmiştim ve büyükbabam ‘İstersen başka bir kitap da alabilirsin,’ dedi. Bunun üzerine genç yetişkin bölümüne gittim ve büyükbabam, ‘Hayır hayır, kurgu bölümüne bakmalısın. 12 yaşındasın ve bu senin için daha uygun olur,’ dedi.” Rafların arasında dolaşırken bir Stephen King klasiğini keşfetmiş oyuncu. “Korku devamını oku...
Martin Beck Geri Döndü: Serinin İlk Kitabı “Kanaldaki Kadın” Raflarda

Martin Beck Geri Döndü: Serinin İlk Kitabı “Kanaldaki Kadın” Raflarda

Modern polisiye edebiyatının önemli kalemlerinden İsveçli yazarlar Maj Sjöwall ve Per Wahlöö’nün 60 ve 70’li yıllarda yarattığı Martin Beck serisi, yeni baskılarıyla raflardaki yerini almaya başladı. Serinin ilk kitabı Kanaldaki Kadın, Bilge Turan Zourbakis çevirisiyle Ayrıksı Kitap’tan çıktı. İsveç’te bir kanalda bir kadın cesedi bulunur ve Komiser Martin Beck, cinayeti çözmek için iş başına geçer. Önce kadının kimliğini tespit etmek ve sonra da katili bulmak zorundadır. Yorucu ve soru işaretleriyle dolu geçen altı aylık soruşturma sonucu kadının kimliği ceptedir artık. Sıra, katili bulmaya gelir. Sezgileriyle hareket eden Komiser Beck, onu tehlikeli bir tuzağa çekecektir. Modern toplumun ekşi dokusuna ayna tutarken tüm dünyada sayısız polisiye yazarına da esin kaynağı olan Martin Beck serisinin ilk kitabı Kanaldaki Kadın, yeni baskısıyla okurla buluştu. İskandinav polisiyesinin kraliçesi olarak anılan 1935 Stockholm doğumlu Maj Sjöwall ile 1926-1975 yılları arasında yaşayan Per Wahlöö’nin yaratığı Martin Beck serisi, toplam 10 kitaplık bir külliyat oluşturuyor. Birçok dile çevrilen seri, Edgar Allan Poe ve İsveç Akademisi başta olmak üzere pek çok ödülün de sahibi… Kanaldaki Kadın/Maj Sjöwall-Per Wahlöö Ayrıksı Kitap/30 TL
Kathryn Croft İmzalı Psikolojik Gerilim “Kayıp Zamandaki Kız” Türkçede

Kathryn Croft İmzalı Psikolojik Gerilim “Kayıp Zamandaki Kız” Türkçede

Psikolojik gerilim romanlarıyla tanınan Britanyalı yazar Kathryn Croft’un en sevilen eserlerinden Kayıp Zamandaki Kız, Doğanay Banu Pinter çeviririsiyle Türkçede. Altın Kitaplar’dan çıkan roman, okuru yalan ve gerçeğin iç içe geçtiği, tüyleri diken diken eden gerilim dolu bir maceraya davet ediyor… Simone Porter’ın 6 aylık kızı Helena kaçırılır. Simone ve eşi Matt, paramparça olan hayatlarını yavaş yavaş baştan kurmaya çalışırlar ancak çocuklarını kaybetmenin acısı onları asla terk etmez. 18 yıl sonra Grace adında bir genç kız, Helena olduğunu iddia ederek hayatlarına girer. Yıllar içinde kimseye güvenemeyeceğini öğrenen Simone ona inanmaz. Grace ortadan kaybolduğundaysa gerçeği ve bebeğini bulmak için tehlikeli ve tekinsiz yollara başvurmak zorunda kalır. Kathryn Croft romanı Kayıp Zamandaki Kız, okuru yalan ve gerçeğin iç içe geçtiği, tüyleri diken diken eden gerilim dolu bir maceraya davet ediyor. 2015 tarihli üçüncü romanı The Girl With No Past ile çoksatan listelerine giren Britanyalı yazarın yayımlanmış yedi eseri bulunuyor. Kayıp Zamandaki Kız, öğretmenliği tam zamanlı yazarlık için bırakan Croft’un dördüncü romanı.. Kayıp Zamandaki Kız/Kathryn Croft Altın Kitaplar/30 TL
Ed McBain İmzalı “Polis Düşmanı” Raflarda

Ed McBain İmzalı “Polis Düşmanı” Raflarda

ABD’li yazar Ed McBain’in 87. Bölge Polisiyesi Dizisi’nin ilk kitabı Polis Düşmanı, Vefa Saygın Öğütle çevirisiyle çıktı. İlk kez 1956 yılında yayımlanan kitap, Phoenix Yayınevi etiketini taşıyor… Kuzey’de şehri kuşatan nehirden sadece muhteşem ufuk çizgisi görünürdü. Huşu içindeymişçesine gözlerini dikerdin, bu görkemli parlaklık karşısında soluğun kesilirdi. Binaların belirgin siluetleri göğü yırtar, denizin ve göğün maviliklerini parçalardı; düz yüzeyler ve uzun yüzeyler, kaba saba dikdörtgenler, iğne gibi sivri kuleler, yükseltiler ve doruklar, desen üstüne desen bindirmiş, mavi ve beyazın bıraktığı yaldıza karşı geometrik bir bütünlük içinde uzanmaktaydı. Gece vakti kordon boyuna inerken, parlak yıldızlardan, nehrin yansıttığı yakamozlardan büyüleyici bir galaksi sarardı etrafını ve sonra Güney’de şehir, elektrik sihirbazının nefis gösterisiyle kaplanırdı. Otoyolun ışıkları, şehrin etrafından dolaşıp nehrin karanlık sularında yansıyacak şekilde kâh yakından kâh uzaktan parlardı. Binaların pencereleri dikdörtgenden parlak aydınlıklar şeklinde yerden yükselip yıldızlara tırmanır ve gökyüzünü boyayan kırmızı ve yeşil, sarı ve turuncu neonların yaldızına karışırdı. Trafik ışıkları cırtlak renkli gözlerini kırpardı ve gövde boyunca, göz yakan renk sıçramalarının yarattığı renk cümbüşünü mezceden akkordan bir gösteri… Şehir, ender mücevherlerden parlak bir yuva gibi boylu boyunca uzanmakta, titreşen bir yoğunlukla katman katman ışıldamaktaydı. Binalar tiyatro sahnesiydi. Yüzleri nehre dönük, insan yapısı bir ışıkla parlıyorlardı ve sen gözlerini dikmiş, onlara huşuyla devamını oku...