STORYTEL ÜCRETSİZ DENEME SÜRESİNİ 30 GÜNE ÇIKARTTI

STORYTEL ÜCRETSİZ DENEME SÜRESİNİ 30 GÜNE ÇIKARTTI

Yaşamakta olduğumuz olağanüstü koşullar, hayatın normal akışını değiştirerek dünyanın her köşesindeki insanların yaşamlarında sosyal izolasyonu zorunlu kıldı. Sesli kitap uygulaması Storytel, sosyal izolasyon günlerini daha keyifli ve kaliteli hale getirmek için 14 gün olan ücretsiz deneme süresini 30 güne çıkarttı. Her türden binlerce sesli kitap, Storytel’de dinleyicilerle şimdi 30 gün ücretsiz buluşuyor. Kulaklığınızı takın, gözlerinizi kapayın ve evinizden çıkmadan sesli kitaplarda saklı büyülü dünyaları keşfedin. Zor zamanlarda en iyi destek, iyi dostlardan gelir. Kitap da her zaman çok iyi bir dosttur, hangi formatta olursa olsun. Hele ki çoğu dostumuzla görüşemediğimiz bugünlerde. Sesli kitapların, bu zorlu süreci atlatırken evlerde geçirilen zamanı daha kaliteli ve keyifli hale getirerek insanlara bir nebze de olsa faydalı olabileceğine inandığını söyleyen Storytel Türkiye Ülke Müdürü Berk İmamoğlu, ‘Storytel’in vizyonu, herkes tarafından her yerde ve her zaman zevkle paylaşılacak harika hikayelerle dünyayı daha anlayışlı bir yere dönüştürmek. Biz de Storytel Türkiye olarak bulunduğumuz coğrafyada yaşayan insanların sosyal izolasyon süreçlerine, sunduğumuz hizmetle destek sunma kararı aldık. Ücretsiz deneme süremizi bu süreçte 30 güne çıkarttık.” dedi. Storytel kütüphanesine 30 gün ücretsiz erişim kampanyasından yararlanmak için kullanıcıların yapması gereken tek şey, Storytel web sitesinden ya da cep telefonlarına indirecekleri Storytel uygulaması üzerinden bir abonelik başlatmak. Ayrıca aboneliklerini devam ettirmek istemeyen devamını oku...
221B’NİN YENİ SAYISI RAFLARDA VE DİJİTAL PLATFORMLARDA!

221B’NİN YENİ SAYISI RAFLARDA VE DİJİTAL PLATFORMLARDA!

Türkiye’nin ilk ve tek polisiye kültür dergisi 221B’nin 25. sayısı raflarda yerini aldı. “Polisiye Eserlerde Dedektifin Evrimi” kapak dosyasıyla çıkan 221B, ilk polisiye eserden bugüne dedektif kavramının nasıl değiştiğini, bilimsel ve toplumsal açıdan yaşanan büyük gelişim ve değişimlerin dedektif karakterini nasıl farklılaştırdığını inceliyor. Alessandra Calanchi, 221B için özel olarak kaleme aldı: “Suç Edebiyatında Dedektif Karakterinin Evrimi”. Sevin Okyay “Perdede ve Ekranda Dedektifin Evrimi”ni, Erol Üyepazarcı, “Polisiye Edebiyatımızda Dedektif Kavramı”nı, Mesut Demirbilek, geleceğin suçları ve geleceğin dedektiflerini yazdı. Dosya kapsamında elbette kadın dedektiflerin gelişimini de detaylarıyla inceledik. Özlem Özdemir, Nisan ayı içinde BluTV’de yayınlanacak yerli polisiye dizi Alef’in ilk bölümünü izledi ve 221B okurları için özel röportajlar yaptı… Ödüllü yönetmen Emin Alper, dizinin yapımcısı Mehmet Altıoklar, başrol oyuncuları Kenan İmirzalıoğlu, Melisa Sözen ve Ahmet Mümtaz Taylan Alef’i anlattı. Bülent Ayyıldız, Gül’ün Adı romanının 40. yaşında Bakervilleli William’ı irdeledi. Suat Duman, Zodiac ile ilgili iki kült suç filmini çekildikleri dönem ve siyasi arka planlarıyla karşılaştırdı. Çağatay Yaşmut, Epsilon Yayınları tarafından yayımlanan Londra Nehirleri polisiyesini inceledi. Fulya Turhan, “Dedektifler Ne Yer, Ne İçer” köşesinde, geçen sene yitirdiğimiz, İtalyan polisiye edebiyatının ustası Andrea Camilleri’nin unutulmaz karakteri Montalbano’nun gastronomik tercihlerini anlattı. Ezgi Özcan, “Ekran Dedektifi” köşesinde Stephen King’in romanından uyarlanan ve bugünlerde tüm dünyada çok konuşulan devamını oku...
“MARTIN BECK” SERİSİNİN DÖRDÜNCÜ KİTABI “GÜLEN POLİS” YAYIMLANDI

“MARTIN BECK” SERİSİNİN DÖRDÜNCÜ KİTABI “GÜLEN POLİS” YAYIMLANDI

Modern polisiye edebiyatının mihenk taşlarından olan İsveçli yazarlar Maj Sjöwall ve Per Wahlöö’nün 1960 ve 70’lerde yazdıkları on seriden oluşan Martin Beck efsanesi Ayrıksı Kitap’tan yayımlanmaya devam ediyor. Soğuk ve yağmurlu bir Stockholm gecesinde bir otobüste dokuz yolcu katledilir. Hayatını kaybeden yolculardan biri de polistir. Cinayet masasından olan bu polisin otobüste bulunmasının tesadüf olmadığını düşünen başkomiser Martin Beck’in yeni macerasının anlatıldığı serinin bu kitabında da koşuşturma ve takip devam ediyor. Modern toplumun ekşi dokusuna ayna tutarken tüm dünyada sayısız polisiye yazarına da esin kaynağı olan serinin dördüncü kitabı Gülen Polis okuyucusuyla buluştu. Sürükleyici ve derin polisiye serilerinden biri olan bu kitapta soğuk ve yağmurlu bir Stockholm gecesinde işlenen cinayeti çözmeye çalışacak başkomiser Martin Beck’in macerasını çok seveceksiniz. Edip Cansever’in, “Biz aykırıya, ayrıntıya, ayrıksıya, azınlığa tutkunuz,” dizelerinden esinlenen yayın çizgisiyle yayın hayatına adım atan Ayrıksı Kitap, kitap türlerinde de ayrıksılık gösteriyor. Gülen Polis kitabının ayrıksı türü, “Bana öyle bir kitap verin ki başkahramanıyla birlikte olay çözelim,” olarak belirtiliyor.   Kitap Hakkında BİR MODERN POLİSİYE KLASİĞİ: MARTIN BECK Soğuk ve yağmurlu bir Stockholm gecesinde bir otobüste dokuz yolcu katledilir. Hayatını kaybeden bu yolculardan biri de polistir. Cinayet masasından olan bu polisin otobüste bulunması tesadüf müdür? Martin Beck aksini düşünüyordur. “Kurgu polis karakterleri devamını oku...
“Kelly Çetesinin Gerçek Hikayesi” 28 Şubat’ta Sinemalarda!

“Kelly Çetesinin Gerçek Hikayesi” 28 Şubat’ta Sinemalarda!

“Kelly Çetesinin Gerçek Hikayesi” 28 Şubat’ta Sinemalarda! Assassin’s Creed ve Macbeth’in yönetmeni, Justin Kurzel imzalı Kelly Çetesinin Gerçek Hikayesi, Avustralya’nın ünlü kanun kaçağı Ned Kelly’nin hayat hikâyesini ve bir ülkenin vahşi geçmişini, daha önce hiç anlatılmayan kısımlarıyla gözler önüne seriyor. Başrollerini 1917 filmiyle adından söz ettiren genç oyuncu George Mackay’in yanı sıra Russell Crowe, Charlie Hunnam, Nicholas Hault ve Essie Davis’in paylaştığı film, Peter Carey’nin Man Booker ödüllü romanından uyarlandı. Oyuncular: George Mackay Essie Davis Charlie Hunnam Russell Crowe Nicholas Hault —– Yönetmen: Justin Kurzel Senaryo: Shaun Grant, Peter Carey (roman) Yapımcı: Naima Abed, David Aukin, Peter Carey Görüntü Yönetmeni: Ari Wegner Kurgu: Nick Fenton Müzik: Jed Kurzel Yapım Yılı: 2019 Ülke: İngiltere, Avustralya FRAGMAN
221B Dergi, 4. Yaşını Martin Beck Dosyalı 24. Sayısıyla Kutluyor

221B Dergi, 4. Yaşını Martin Beck Dosyalı 24. Sayısıyla Kutluyor

Türkiye’nin ilk ve tek polisiye kültürü dergisi 221B, 4. yaşını kutluyor. Yeni yaşımızda 24. sayımızla karşınızdayız. Kapak dosyamızı “Bir Modern Polisiye Klasiği” başlığıyla Martin Beck serisine ayırdık. Buyurmaz mısınız? İsveçli usta yazarlar Per Wahlöö ile Maj Sjöwall’un 1965’te Kanaldaki Kadın ile başlayan 10 kitaplık serisi, onlarca dilde yayımlandı, TV dizileri ve sinema filmlerine uyarlandı. 55 yıldır tüm dünyadaki polisiye yazarları ve okurları etkilemeye devam ediyor. Seri, yıllar sonra yeniden Türkçede. Üstadımız Erol Üyepazarcı, Martin Beck serisinin yazarlarını mercek altına aldı yeni sayımızda. Özlem Özdemir, seriyi ve serinin günümüze yansımalarını yazdı. Fulya Turhan, serinin kahramanını “Dedektifler Ne Yer, Ne İçer” köşesine taşırken 221B editörleri, yıllar içinde romanlardan ekrana ve beyazperdeye uyarlanan eserleri listeledi. 24. sayımız sadece Martin Beck serisine ayrılmadı tabii ki: Tüm dünyada ses getiren Bron/Broen ve Marcella gibi dizilerin yaratıcısı, Saga Noren karakteri nedeniyle polisiye eserlerdeki kadın karakter algısını değiştiren usta yazar Hans Rosenfeldt, Türkiye’de ilk kez 221B’ye konuştu. 2015’te yayımlanan ilk polisiye romanı Bir Ceset Bir Söz ile Yılın Polisiye Romanı Ödülü’nü alan Gülce Başer’in yeni romanı Yanığı Bulmak, Mylos Kitap etiketiyle rafa çıktı. Başer’le romanını ve polisiye yazarlığı konuştuk. Bülent Ayyıldız, İtalyan polisiyesini ülkenin tarihi ışığında inceledi. Suat Duman, polisiye filmleri incelediği köşesine Kuzuların Sessizliği filmini taşıdı. devamını oku...
Gülce Başer’den Yeni Polisiye: “Yanığı Bulmak”, Mylos Kitap’tan Çıktı

Gülce Başer’den Yeni Polisiye: “Yanığı Bulmak”, Mylos Kitap’tan Çıktı

Gülce Başer’in ilk polisiye romanı Bir Ceset Bir Söz, 2015’te yayımlanmış, kitap, Dünya Kitap Yılın En İyi Polisiye Romanı Ödülü’nü almıştı. Başer’in ilk romanın izinden giden yeni polisiyesi Yanığı Bulmak, Mylos Kitap etiketiyle raflardaki yerini aldı… Şiirleri ve akademik çalışmalarıyla tanınan Gülce Başer’in ilk polisiye romanı Bir Ceset Bir Söz‘ün izinden giden yeni polisiyesi Yanığı Bulmak, tüm Türkiye’de raflarda. Başer, daha da zor bir kurgunun altından kalkmayı başarırken Bir Ceset Bir Söz‘deki karakterleri yeni bir macerada buluşturuyor. Sade ve yalnız hayatının tadını çıkaran Nihal’in yolu, tuhaf tesadüfler sonucu yine Hakan’la kesişir. Nihal, bir anda ortadan kaybolan ünlü futbolcu Yanık’ın peşine düşer ve… Yanığı Bulmak‘la ilgili polisiyenin duayen ismi Erol Üyepazarcı şunları söylüyor: “Gülce Başer’in ilk romanındaki kahramanlarının başrolde olduğu yeni yapıtı, polisiye roman seven veya ‘kaçış zevkini’ doyasıya tatmak isteyen okura hararetle önerilecek bir roman. Son yıllarda artık bir zamanların baştacı olan, sonra da ‘postmodern roman’ gibi biz ihtiyarların bir türlü zevk alamadığı akımlarla unutulup giden ‘toplumsal roman’ın işlevini polisiye romanın üstlendiği gerçeğini, Başer’in yeni romanı Yanığı Bulmak da kanıtlıyor. Yazarımız hiç ukalalık yapmadan, nutuk atmadan değer yargılarının erozyona uğramasını, gerek Nihal’in kişiliğiyle gerek başarıyla çizdiği bitip tükenmiş ama yine de bir şeyler yapmak için çalışan polis ve gizli servis devamını oku...
Ediz Hun, “On Küçük Zenci” ile İlk Kez Tiyatro Sahnesinde

Ediz Hun, “On Küçük Zenci” ile İlk Kez Tiyatro Sahnesinde

Agatha Christie’nin ölümsüz romanından uyarlanan On Küçük Zenci, yarın akşam Ak’la Kara Tiyatro’da prömiyer yapıyor. Oyunun bir de önemli sürprizi var: Yeşilçam’ın efsanevi isimlerinden Ediz Hun, ilk kez bu oyunla tiyatro sahnesine adım atıyor… Türk sinemasının yaşayan efsanelerinden Ediz Hun, uzun kariyerinde ilk kez tiyatro sahnesinde. Üstelik, “Polisiyenin Kraliçesi” Agatha Christie’nin daha önce pek çok kez TV ve sinemaya uyarlanan ölümsüz eseri On Küçük Zenci ile. Ak’la Kara Tiyatro’nun sahneye koyduğu oyunda Ediz Hun’un yanı sıra Ali İl, Pelin Turancı, Fatih Gülnar, Hakan Akın, Oya İnci, Özdemir Çiftçioğlu, Cengiz Eşiyok, Ilgın Angın ve Ozan Altuntaş rol alıyor. Agatha Christie’nin romanı On Küçük Zenci‘nin (And Then There Were None) konusu kısaca şöyle: Her birinin gizledikleri ve korktukları sırları olan 10 kişi, Zenci Adası’ndaki ıssız bir malikâneye davet edilir. Grubu bir sürpriz beklemektedir, ev sahibi ortalarda yoktur. Geçmişlerindeki karanlık sırlardan başka hiçbir şeyleri olmayan bu insanlar, adada mahsur kalmışlardır. Konuklar bir süre sonra gizledikleri sırları birbirlerine anlatırlar. Ve teker teker ölmeye başlarlar… Burak Karaman’ın yönettiği On Küçük Zenci‘nin prömiyeri, yarın akşam 20.30’da Kadıköy’deki Ak’la Kara Tiyatro’da yapılacak. Oyun, 12 ve 13 Ekim’de yeniden sahnelenecek…
221B Dergi, “Şehir ve Polisiye” Başlıklı 21. Sayısıyla Raflarda

221B Dergi, “Şehir ve Polisiye” Başlıklı 21. Sayısıyla Raflarda

Türkiye’nin ilk ve tek polisiye kültürü dergisi 221B, Temmuz-Ağustos sayısıyla raflardaki yerini aldı. 21. sayımızın dosya konusu, “Şehir ve Polisiye”… Londra, New York, Roma, Venedik, Sicilya, Milano, Bologna, Napoli, Barcelona, Buenos Aires, Paris… Tüm bu şehirlerin polisiye haritasını çıkartmaya çalıştık yeni sayımızda… Berkem Sağlam Londra’yı, Bülent Ayyıldız İtalyan şehirlerini, Çınla Akdere Paris’i, Melike Yazıcı Çangur İspanyol kentlerini, Saniye Çancı Çalışaneller New York’u, Doruk Tatar da “casusluk şehirleri” Londra, Berlin ve İstanbul’u yazdı. “Şehir ve Polisiye” alanında uzman Kim Toft Hansen de röportaj konuğumuz oldu. Fulya Turhan sordu, Hansen yanıtladı. “Behzat Ç.”nin dönüşü Gelelim diğer başlıklarımıza: Yeni sezonuyla aramıza dönen BluTV dizisi Behzat Ç.‘yi Erdal Beşikçioğlu ve İnanç Konukçu, senarist Ercan Mehmet Erdem, BluTV sorumlusu Sarp Kalfaoğlu ve İnter Medya’dan Can Okan’la konuştuk. İddialı polisiye Deep State‘i başrol oyuncusu Walton Goggins’e sorduk. Fulya Turhan, çok sevilen “Dedektifler Ne Yer, Ne İçer?” köşesinde bu kez Dashiell Hammett’ın karakteri Sam Spade’i konuk etti. Yeni sayıda “Dedektifler Ne Yer, Ne İçer?” köşesine bir de kardeş geldi: Onur Bayrakçeken’in hazırladığı “Dedektifler Ne Dinler?” bölümü, bu sayıdan itibaren aramıza katıldı. İlk bölümün konuğu, elbette Sherlock Holmes… Üstadımız Erol Üyepazarcı ise, yazarlarımızdan Ercan Akbay’ın Yağmurdan Önce‘sini yeni sayımızda inceledi. Ekin Açıkgöz, “Polisiyelerin Ölümsüz Silahları” köşesinde ikinci kısmıyla devamını oku...
221B, 20. Sayısında İtalyan Polisiyeleri Dosyasını Açıyor

221B, 20. Sayısında İtalyan Polisiyeleri Dosyasını Açıyor

Türkiye’nin ilk ve tek polisiye kültürü dergisi 221B, “Geçmişten Günümüze İtalya’da Polisiye” dosyasıyla raflarda. 20. sayımızda neler var, biraz daha yakından bakalım… Anlatmaya kapak dosyamızla başlayalım:Ankara Üniversitesi DTCF İtalyan Dili ve Edebiyatı bölümünden yazarlarımız Bülent Ayyıldız ve Barış Yücesan, Ankara Üniversitesi Yabancı Diller Meslek Yüksekokulu’ndan Oğuz Koran, İtalyan polisiyelerini tüm yönleriyle inceleyen değerli yazılarıyla yeni sayımızda. Kapak dosyamız içinde Doruk Tatar’ın Umberto Eco’nun unutulmaz romanı Gülün Adı üzerine incelemesi de var. Ezgi Özcan ise İtalyan dizisi Suburra üzerine yazdı yeni sayımızda. Ayrıca, Cehennem Çiçekleri romanının İtalyan yazarı Ilari Tuti ile bir de röportaj yaptık. Bu sayının röportaj konuklarından biri de Nuray Atacık. Türkiye’nin ilk ve tek polisiye kültürü dergisi 221B’nin 20. sayısına ulaşmasının gururunu yaşıyoruz. Yeni sayımız, bugünden itibaren raflarda. Keyifli okumalar…
Gerçek Cinayetlerin Peşinde: 221B’nin 19. Sayısı Raflarda

Gerçek Cinayetlerin Peşinde: 221B’nin 19. Sayısı Raflarda

18. sayımızda gerçekten kurguya seri katilleri incelemiştik. Bu katillerin çoğu yakalandı ama hâlâ akıbeti bilinmeyenler de var tabii. İşte yeni sayımızda dedektiflik mesleğinin nasıl bir şey olduğunu ve suç soruşturmalarının gerçekte nasıl işlediğini irdelemeye çalıştık. 221B Dergi’nin 19. sayısı raflarda, buyurunuz… Dedektiflik kavramını geçmişte belirli bir tarihe sabitleyebilmenin imkânı yok. Kesin olarak bildiğimiz tek şey şu ki, tarihin, insanlığın ve toplumların gelişmesi ve değişmesiyle suç ve suçlu kavramı da değişti. Dolayısıyla bununla mücadele eden dedektifin de değişmesi ve evrilmesi gerekiyordu. 19. yüzyılda dedektiflerden beklenen şey, keskin gözlem yeteneği, sorgulama ve takip becerileriyle toplumsal düzeni sağlamalarıydı. Bilim ve teknolojiyle iç içe yaşadığımız modern zamanlara yaklaştıkça dedektifler, biliminsanlarının ve araştırmacıların yardımıyla suça karşı yürüttükleri mücadeleyi de mecburen geliştirdiler. Sonuçta, DNA teknolojisi bundan 100 yıl önce ortaya çıksaydı belki de Karındeşen Jack bugün olduğu kadar mit haline gelmeden yakalanacaktı. Polisin Karındeşen Jack konusunda hiçbir ilerleme kaydedemediğini gören 19. yüzyıl Londra halkı, bu katili ancak Sherlock Holmes’ün bulabileceğine inanıyordu. Çünkü Holmes; mantığı, bilimi ve teknolojiyi kullanan yeni model bir dedektifti. Bu nedenle gerçek dedektiflerin de bu standartlara gelme çabası yavaş yavaş kendini gösterecekti. Sherlock Holmes, kurgu sözkonusu olduğunda insanlık tarihinin ileri gittiği son noktaya kadar dedektiflerin dedektifi olarak kalmaya devam edecek. David Lynch sineması devamını oku...