Tazmanya’da çekilen The Kettering Incident dizisi, Foxtel’in son dönemdeki en iddialı dizilerinden biri. IMDB skoru 7.4 olan bu “gotik bilimkurgu” sayılabilecek dizinin ilk sezonu biterken akıllarda çok fazla soru işareti kaldı. Peki, bu soruların cevaplarıyla ilgili en akla yatkın olan hangisi? (Dikkat bu yazı spoiler içerir.)

the-kettering-incident-1200x600

Anna Macy, baş ağrıları, beyin, sinir sistemi ve bilinç ile ilgili çalışan bir doktordur. 15 yıl önce, yaşadığı yer olan Kettering’de başına gelen bir olaydan sonra hayatı değişmiştir ve bu olaydan öncesini de hatırlamamaktadır. Henüz küçükken başına gelen bu olayda, arkadaşı ve sonradan öğreneceğimiz üzere kız kardeşi olan Gillian ormanda kaybolmuş, Anna ise kanlar içinde bulunmuştur. Kasaba halkı bu konuda ikiye ayrılmıştır: Bir kısmı Anna’nın Gillian’ı öldürdüğünü düşünürken diğer kısmı bunun uzaylıların işi olduğunu düşünmektedir. Hatta UFO’lu kar küreleriyle işi turistik ticarete dökenler bile mevcuttur. Kettering kasabasının en önemli gelir kaynağı deniz ve ormanken Anna 15 yıl sonra kasabaya geri geldiğinde çevreciler ve ormancılar arasındaki kavga giderek büyümektedir. Ancak Anna’nın kasabaya gelişiyle gizemli ölümler ve olaylar baş göstermeye başlar. Kasabanın polisleri hem şaşkın hem de kendi kirli çamaşırlarını kapatmaya çalışmakla meşgul, olayların peşindedirler.

HANGİ TEORİ DOĞRU?

 

1467345687034

Doğanın en büyük düşmanı insan. Bunun tartışılabilir bir yanı yok, değil mi? Tamam, bu konuda anlaştıysak şimdi ikinci soruya geçmemiz gerek. The Kettering Incident‘ta neler oluyor? Mini seri olarak planlanan ancak beğenilince uzatılması kararlaştırılan dizinin ilk sezonu bitti. 8 bölümlük ilk sezonu tek günde dahi izlemek mümkün. Çünkü “Haydaaa, şimdi ne oluyor” dedirtme konusunda Lost‘u aratmıyor.

Sonunun Lost kadar saçma olmamasını dilediğimiz dizinin ilk sezonunun bitmesiyle birlikte akıllarda bolca soru kaldı. Dizinin hayranları kendi aralarında tartışıp duruyor. Teorileri şöyle gruplayabiliriz:

1- Doğa insanlardan intikam alıyor. (Sırtında yosunlar çıkan insanları, camları kaplayan kelebekleri, her yeri saran dalları düşününce bu oldukça mantıklı bir teori.)

2- Zamanı bükebilen uzaylılar ve dizinin bilimkurgu kategorisine girmesini sağlayan fizik deneyleri tüm bunların sebebi. (Olur mu olur ama dizinin tadı kaçar. Dizinin ilk bölümlerinde aklımıza sokulan UFO’lar ve uzaylıların Gillian’ı kaçırdığı düşüncesi bu teoriyi destekliyor.)

3- Jens, insan klonlama deneyleri yapıyor ve arkasında güçlü bir destek var. Doğanın dengesini bozan deneyleri sadece dünyayı değil, belli ki ayı da etkiliyor çünkü Kettering’de iki ay var. Dünyanın yerçekimini ve manyetik alanını etkileyen bu deneyler Antartika’da başlamış ve Kettering-Tazmanya’da devam ediyor.

Dizinin her bölümünü gözünü kırpmadan izlemiş biri olarak bu teorilerin hepsine katıldığımı ve hiçbirine katılmadığımı söyleyebilirim. Bu teorilerin akla yatkın olanlarını birleştirmek gerekli bence ama eksik şeyler de var. Şöyle ki:

Evet, doğa intikam alıyor ama durduk yere değil; Jens’in yaptığı deneylerden dolayı. Jens ne deneyi yapıyor? Hayır, teorilerdeki klonlama doğru değil. Jens’in asıl amacı ölümsüzlüğü bulmak. Klonlama, bunun sadece bir parçası. Zaten klonladığı kişilerde, karakter bozuklukları, değişiklikleri ve sinir sistemi sorunları olduğunu biliyoruz. Klonların kanını kendine enjekte ettiğini de gördük. Ayrıca seneler seneler önceki fotoğrafıyla aynı olmasının başka anlamı olabilir mi? Bir de nesli tükendiği için üzüldüğü bitki var. King’ Lomatia bitkisi. Gerçekten de sadece Tazmanya’da bulunan dünyanın en eski klon bitkisi bu. Tüm bu ipuçları Jens’in ölümsüzlük peşinde olduğu teorisini (teorimi) pekiştiriyor.

OYUNCULAR

 

553712355_1280x720

Dizinin en önemli oyuncusu Tazmanya! Kesinlikle bu dizi sayesinde turizmi canlanacak adanın. Ama her karakterin inanılmaz bir özenle seçildiği, o donuk ve tüyleri diken diken eden havayı artırdığı bir gerçek. Başroldeki Elizabeth Debicki hem güzelliği hem de androjen haliyle dizinin karanlık havasına İskandinav-noir yapımların rengini getiriyor. İlk bölümlerdeki durgunluk ve kafa karışıklığına katlanabilirseniz (ki diziyi güzelleştiren de bu) Dedektif Dutch karakterinin göründüğü kadar boş olmadığını ya da köyün delisinin hiç de deli olmadığını göreceksiniz. Tüm bunlar, başrolünden figüranına castingin aşırı başarılı olmasının sonucu.

PEKİ NE OLACAK?

 

1471776841291

İşte bu, dizinin sonu kadar gizemli bir konu. Çünkü ratingleri ve aldığı yorumlar ne kadar iyi olursa olsun henüz ikinci sezon için anlaşma yapılmadı. Diziyi Amazon’un satın alması ve Amerika izleyicisine de ulaşacak olması, ikinci sezon için umut verse de henüz beklemedeyiz.

BİLMEKTE FAYDA VAR

The Kettering Incident dizisinin ilham kaynağı Tazmanya’da “gerçekten” yaşanan bir UFO vakası. 1978’de 20 yaşındaki bir pilot, çağından gizemli radyo sinyalleri aldığını söyledi, karşısında uçak olmayan bir hava aracının bulunduğunu belirttikten sonra uçağıyla birlikte kayboldu. Yetkililer olayın intihar olduğunu iddia etse de bu doğrulanamadı. 1978’de, Tazmanya’nın komşusu Avustralya’da da çok sayıda UFO ihbarı yapılmış.

Bunu seven bunları da sever:
The Zoo
Orphan Black
Lost
Twin Peaks

 Not: Bu yazı ilk kez, 221B Dergi’nin 5.sayısında yayımlanmıştır.

221B Dergi

Türkiye'nin tek polisiye kültür dergisi.