Ya aslında sizin sandığınız hayat, sadece bir kurgudan ibaretse? Hiçbir yaptırımın olmadığı bir yerde, iyi kalmak mümkün mü, yoksa içinizdeki vahşi, bir şekilde galip gelir mi? Bu soruları soruyor Westworld. İzleyiciyi şaşırtan kurgusuyla Westworld, sürekli artan temposuyla daha ilk sezonuyla kült diziler arasına girmeyi başardı…

Diziyi izlememiş olanlar, lütfen gerisini okumasın! Gerçi izlemeyen kalmamıştır ama. Kalmamıştır, kalmamıştır. Biz uyarıyı yapalım da…

Kısa sürede geniş bir izleyici kitlesine ulaşan Westworld, 10. bölümüyle sezon finali yaptı. Neredeyse monoton sayılabilecek bir başlangıç yapan dizi, kilit karakterlerden Bernard‘ın aslında bir android olduğunu öğrenmesiyle beklenmedik olaylar zincirinin fitilini de ateşlemiş oldu.

Ya aslında sizin sandığınız hayat sadece bir kurgudan ibaretse? Bernard‘ın ilk anda yaşadığı hayal kırıklığını düşününce, sanırım çoğumuz kendimize bu soruyu sorduk.

westworld-promo
Evan Rachel Wood, Dolores rolünde çok, çok iyi.

İzleyiciyi ters köşeye yatırıyor

 

Hikâye tanıdık; biraz Truman Show‘u biraz I, Robot‘u anımsatıyor. Aslında Westworld‘ün sözkonusu filmlere esin kaynağı olmuş olması da mümkün zira dizi, 1973 yapımı aynı adlı filmin uyarlaması. Sadece oyuncu kadrosu bile dizinin başarısının bir tesadüf olmadığını ispat etmeye yetiyor. Ancak yapımcılar bu kadar güçlü ismin başarı getireceği yanılgısına düşmemişler ve karmaşık bir kurgu ve çoğu kez izleyiciyi şaşırtan gelişmelerle tansiyonu yüksek, izlemesi keyifli bir dizi yaratmışlar. Genel hatlarıyla diziyi, bilinmeyen bir sebeple kontrolden çıkan androidlerin insanlarla mücadelesi olarak özetlemek mümkün, ancak yeterli değil.

Tabii ki olaylar bununla sınırlı kalmıyor. Dizi, tam “çözdüm” dediğiniz noktada yaptığı manevralarla dikkatleri canlı tutuyor.

İçimizdeki vahşi galip gelirse…

 

106617561-westworld-large_transzgw3_dnu5z23sk-spuyptwvu9dr4nnfzumela8w1bpg

Meave‘in özgür kalma mücadelesi, son anda labirentin sırrını çözen Dolores‘in iç hesaplaşması sürerken, hikâyenin bir de insan boyutu var tabii. Kovboy filmlerinden aşina olduğumuz tüm ayrıntılar düşünülmüş Westworld‘de, üzerine bir de kasaba sakinlerinin gündelik yaşamına dahil olan ziyaretçiler (insanlar), madden ve manen zarar görme riski olmaksızın, her şeyi yapma özgürlüğüne sahipler. Yani ruhunuzun en karanlık emellerini gerçekleştirmekte özgürsünüz ve bunun için sizi yargılayacak/ayıplayacak kimse de yok. Tam da bu noktada insanoğlunun eline güç geçtiği zaman ne derece ilkelleşebileceğini bir kez daha görüyoruz. Bunun bir benzerini her hafta The Walking Dead‘de de izliyoruz aslında. Malum, Negan ve Kurtarıcılar‘ın zulmünün yanında zombilerin esamisi okunmaz oldu. Ne var ki Westworld‘de farklı olan, tehdit unsuru olmaksızın hür iradeyle tercih yapılması. Bu da insanı düşündürüyor; hiçbir yaptırımın olmadığı bir yerde, iyi kalmak mümkün mü, yoksa içimizdeki vahşi, bir şekilde galip gelir mi?

İlk kez EpisodeDergi.com’da yayınlanan bu incelemenin tamamını okumak için TIKLAYIN.

221B Dergi

Türkiye'nin tek polisiye kültür dergisi.