(İnsanlık tarihindeki en korkunç canavarlardan bazılarının bir listesi)

american-psycho-serial-killer-movie-730x411

21. Yüzyıl, seri katil konseptinin popüler kültür içerisinde bir efsaneye dönüşebileceğini görmemizi sağladı. Bu konsept daha önce hiç bu kadar karizmatik, zeki, sanatsal ve hatta şiirsel olmamıştı. En iyi ve en parlak aktörler tarafından canlandırılır, bir insandan daha fazlası olarak gösterilir, delilikleri insanın sahip olduğu umutsuz, sapkın karmaşayla daha iyi örülmek için tasarlanmış bir süper akıl şeklinde yeniden üretilir.

Gerçek hayatta ise seri katiller korkunç insanlar, fakat çoğu zaman da umutsuz yaratıklardır. Çevrelerinden dolayı bükülmüş, kırılmışlar ve hasar görmüşlerdir. Gerçek seri katiller hakkında karizmatik ve büyüleyici olan hiçbir şey olmasa da, biz yine de isimlerini biliyor, onların suçları hakkında kitaplar okuyor ve hayatlarının ayrıntılarını tekrar tekrar tekrar gözler önüne seriyoruz.

İçimizdeki canavarı bilmek istiyoruz. Canavarların gerçek hayatta yapabileceği her şeyi takıntılı bir şekilde öğrenmek için olsun ya da popüler kültürde çarpık bir yere koymak amacıyla olsun,  canavarlar bizim üzerimizde bir tür güç sahibi.

10. Gerçek Hayattaki Dexter Morgan

 

artigo_jose maria e silva.qxd

Pedro Rodrigues Filho kurbanlarını rastgele öldüren bir katilden daha çok, bir tür yasadışı düzen sağlayıcı olarak sınıflandırılabilecek Brezilyalı bir seri katil. Filho, özellikle kurbanlarını suç dünyasından seçti. Kurbanlarına bir çeşit adalet uygulamak gerektiğini düşünüyordu. Tabii bu Filho’nun bir çeşit adalet dağıtıcı olduğunu göstermiyor, o da diğer seri katiller gibi bir caniydi.

İlk cinayet denemesini 13 yaşındayken bir çocuğun kafasını şeker kamışı presine takarak gerçekleştirdi. Bir sonraki kurbanı ise Alfenas’ın Belediye Başkan yardımcısı oldu. Filho, Başkan Yardımcısının babasını hırsızlıkla suçlaması ve işinden kovması nedeniyle öldürülmeyi hakettiğini düşünüyordu.

Daha sonraki kurbanları ise ne yazık ki annesi ve babası oldu. Filho annesini bir palayla öldürdükten sonra, kalbini söküp yedi. 18 yaşına geldiğinde ise 10 kişinin katili olmuştu. Sonunda 1973 yılında yakalandığında ise toplamda 71 kişiyi öldürmüştü ve bu suçları karşılığında maksimum ceza olan 30 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Filho, hapiste de boş durmadı ve 2007 yılında hapisten çıkıncaya dek 47 kişiyi daha öldürdü.

9. Kana Susamış Avcı

 

daniel-camargo-barbosa

Daniel Camargo Barbosa, orta yaş döneminde, yetmişli ve seksenli yıllarda on iki yılda üç yüz genç kadına tecavüze etmiş ve öldürmüş olabileceği düşünülen bir seri katil. Ancak bu katliamlarından sadece yüze yakın bir kısmı kanıtlanabilmiştir.

Takibe aldığı genç kadınları baştan çıkarıp, ormana götürünce, saldırır ve boğazını keser, bıçakladığı bedeni olduğu yere bırakıp kaçardı. Camargo Barbosa’nın son kurbanı sadece dokuz yaşındaydı. Polisler yolda yürüken ondan şüphelenip yakaladıklarında yanında kan ve vücut parçaları içepisoded_221b bir poşet taşıyordu. Polis sorgulamasında ise cinayetleri nasıl işlediğini sakince anlatmış ve ağladıkları için genelde genç kızları seçtiğini söylemiştir. 1994 yılında 25 yıllık bir hapis cezasına çarptırıldıktan sonra cezaevinde öldürülmüştür.

8. Kan Bükücüler // The Bloody Benders

 

the-bloody-benders

The Bloody Benders, Kansas’ta Labette County’de 1871-1873 yılları arasında bir hanın ve küçük bir genel mağazanın sahibi olan bir seri katil ailesiydi.

Aile, John Bender, eşi Elvira Bender, oğlu John Bender Jr. ve kızı Kate’den oluşuyordu. Bununla birlikte, bu aile ilişkileri sadece gösteriş içindi. Bender’ların keşfedilmeden önce en azından bir düzine yolcuyu öldürdüğüne inanılıyor, ancak bunlar sadece keşfedilen cesetler. 1873’te yapılan polis baskınında evde kimse bulunamadı ve daha sonra bu aile hiç bir yerde görülmedi.

Eğer kan bükücülerden hiçbiri gerçekte birbiriyle ilişkili değilse, o zaman tümüyle dehşete düşen bu durum dört benzer insanın birbirlerini bulup, bir aile olarak poz verip toplu katliamlar yapabileceğini akıllara getiriyor.

7. Chalons’daki Kurtadam

 

demon-tailor-med

1598’de, Fransa’daki Chalons’tan isim verilmeyen bir terzi, çocukları yerel bölgeden işkence, taciz ve öldürmekle suçlanarak tutuklandı. Adamın adı artık bilinmiyor fakat şimdiye kadar kaydedilen en korkunç suçları işlediği düşünülüyor.

Çocuklarını dükkana sokmaktan ya da yakındaki kırsal bölgelerden kaçırmaktan hüküm giymişti. Onları boğazlarını kesmeden önce bıçakla taciz ediyor ve işkence ederek öldürdükten sonra cesetlerin derisini yüzerek akşam yemeğinde yiyorlardı. İğrenç değil mi?

6. İntikam ve nefretin ruhu

 

carl-panzram_693463

Tecavüzcü bir seri katil olan Carl Panzram, bir korku filminin insan vüzcudundaki hali gibi. Katilin hayatı boyunca yaklaşık bin kişiye tecavüz ettiği ve 21 kişiyi öldürdüğü iddia ediliyor.  Üstelik sadece kadınlara değil, homoseksüel olmamasına rağmen, eğlendiği için erkeklere de tecavüz ediyordu.  Tutuklanarak hapishaneye konulduğunda ise oradan kaçmış ve kaçarken de gardiyanları ve mahkumları da öldürmeyi başarmıştı.

Panzram, 1930 yılında bir Amerikan hapishanesindeki bir suçluyu öldürmesi üzerine idam edildi. İdam kararını hiçbir şekilde reddetmeyen ve temyize başvurmayan katil, onun için araya giren insan hakları savunucularını ve aktivistleri de öldürmekle tehdit etti. İdam ediilirkenki son sözleri işe şu oldu:

“Keşke insan ırkının tek bir boynu olsaydı ve ellerimi ona dolayıp boğabilseydim.”

5. The Saltychikha

 

darya-nikolayevna-saltykova

Daha çok the Saltychikha olarak bilinen Darya Nikolayevna Saltykova, bir Rus soylusu ve bir sadist ve bir seri katildi. Kendisi 17.yy’ın ortalarında çoğunluğu kadın genç kız olan yüzden fazla insana işkence etmekten ve öldürmekten sorumlu tutuluyordu. 30’lu yaşlarında ailesinden miras kalan bir malikaneye oğullarıyla birlikte taşınan Saltychikha, burada yıllarca soruşturmalardan kaçınmayı başardı.

Altı yıl sonra malikaneye giren polisler 138 tane şüpheli ölüyle karşılaştı. Şahsen otuz sekiz kadına işkence yapmaktan suçlu bulundu, ancak ölüm cezası on yıl önce kaldırılmıştı ve İmparatoriçe Saltykova’nın suçu ne kadar büyük olursa olsun Rus asillerine şiddetli bir ceza vermenin yapacağı etkinin farkındaydı. 1768’de Saltychikha bir saat boyunca Moskova’da zincirlere bağlanarak bir platforma çıkarıldı ve “Bu kadın işkenceci ve katil” yazan bir tasma takılarak işaretlendi. Bu küçük aşağılanma olayından sonra, Moskova’daki bir manastırın bodrumunda hapse atıldı.

4. Amerika’daki En Anlamlı Adam

 

donald-henry

“Çiş Hortumu” Donald Henry, 1950 ve 60’larda Amerika’da korku salmış bir tecavüzcü ve seri katildi.

Henry, henüz on iki yaşındayken okul dışında hırsızlık yapan ve çocuklara tecavüz eden bir çeteye katıldı. On üç yaşında bir çocuğu baltayla yaralaması üzerine ıslah evine gönderildi. Ancak buradan kaçmayı başarak Henry, sonrasında da akıl hastanesine yatrılacaktı.

Birkaç kez daha hapishaneye koyulup kaçtıktan sonra, 1969 yılının sonlarına doğru bir kadını baltayla yaraladı ve diri diri gömmeye çalıştı. Bunun ona hayatında hissettiği en iyi duyguları yaşattığını söyleyen katil, 1970 ve 72 yılları arasında, bu şekilde 20 kişiyi öldürdü.

1976 yılında tutuklanan katil, yüzün üzerinde insanı öldürdüğünü iddia etti.

3. Katil Bebek Bakıcısı

 

amelia-elizabeth-dyer

1837’de Amelia Hobley’den doğan Amelia Elizabeth Dyer, muhtemelen tarihin en üretken ve en az hatırlanan seri katillerinden biriydi.

Dyer o dönemde popüler olan bir mesleğe sahipti ve istenmeyen çocukları ebeveynlerinden alıyor ve onlara para karşılığı bakıyordu.

O dönemde çok fazla bebek ölümü oluyordu ve çoğu zaman doktorlar bebek ölümlerinin sebeplerinin doğuştan mı yoksa bir cinayet sonucu mu gerçekleştiğini bilemiyorlardı. Ama Doktorlar bir süre sonra Dyer tarafından kendilerine verilen ölüm belgesinin sayısının çokluğundan şüphelendiler ve Dyer’i ihbar ettiler. İhbar sonucunda tutuklandı ve delil yetersizliğinden dolayı sadece 6 ay hapis yattı. Hapisten çıkınca yakalanmamak için önlemler alan Dyer, birkaç ay boyunca bir yerde kaldı. Sonra da bazen adını değiştirerek farklı yerlere taşınmaya devam etti. Bebekler doğumdan kısa süre sonra boğazları boyunca sarılmış bir bant yüzünden boğulmuş halde bulunurlardı.

Ölüm ani olmazdı; ancak Amelia, yakalandıktan sonra “Ben onları boynunun etrafında bantla izlemekten hoşlanıyordum” demişti. 1896 yılında yakalanıp idam edilene kadar 300 bebeği bu şekilde öldürdüğü tahmin ediliyor.

2.Cinayet Kalesi H.H. Holmes

 

henry-howard-holmes

Herman Webster Mudgett daha çok Dr. Henry Howard Holmes lakabıyla bilinen, kayıtlara geçmiş ilk Amerikalı seri katildir. Dördü kesinleşen itiraf ettiği 27 cinayet olmasına rağmen, öldürdüğü insan sayısının 200 civarında olduğu tahmin ediliyor.

Holmes daha sonra buraya kuracağı ve çevredekilerin “Cinayet Kalesi” diyeceği üç katlı binayı inşa edeceği yeri satın alır. Bu bina Dünya Fuarı ziyaretçilerinin kullanması için bir otel olarak açılır. Bilinmeyen sayıda pek çok kurbanını “Dünya Fuarı” otelinden birkaç kilometre uzaklıkta bulunan 1893 Şikago Dünya Fuarı’ndan almıştır. Kalenin en alt katı Holmes’un eczanesi ve diğer mağazaları için kullanılır, diğer üst katlarda ise kişisel ofisinin yanı sıra, antreleri tuğla duvarlara açılan 100’den fazla penceresiz oda ile dolu bir labirent, tuhaf şekilli koridorlar, hiçbir yere çıkmayan merdivenler, sadece dışarıdan açılabilen kapılar ve diğer bir takım ilginç dolambaçlı yapılar vardır. Holmes inşa esnasında sürekli inşaat ustalarını değiştirir bu sayede kalenin tasarımı  sadece kendisi tarafından tam olarak bilinir.

Otelin tamamlanmasından sonra, Holmes kurbanlarını daha çok kadın çalışanları, sevgilileri ve otel misafirleri arasından seçer. Onlara işkence eder ve öldürür. Bazılarını ses geçirmeyen ve gaz borularıyla donatılmış odalara kilitler ve böylelikle onları istediği zaman oksijensiz bırakabilir. Bazılarını ofisinin hemen yanındaki ses geçirmeyen devasa kasa odasına kilitler ve orada havasızlıktan ölmelerini sağlar. Kurbanların bedenleri gizli bir oluktan bodrum katına düşer. Cesetler burada titizlikle parçalanır, etleri kemikten ayrılır, el yapımı iskeletler yapılır ve daha sonra bu iskeletler tıp okullarına satılırdı. Holmes ayrıca bazı cesetleri yakar veya onları kireç kuyusuna dökerek yok ederdi.

H. H. Holmes’in cinayetleri o dönemin en çok konuşulan konularından biri oldu ve William Randolph Hearst’ın gazetelerinde dizi halinde yayınlandı.

1. Andes Canavarı Pedro Lopez

 

pedro-lopez

“Andes canavarı” lakabıyla bilinen Pedro Alonso Lopez, 1970’li yıllarda Kolombiya, Peru ve Ekvador’da korku salmıştı. Bu bölgede üç yüzün üzerinde çocuğu kaçırdı ve tecavüz etti. Her biri için birer aydan daha a hapis yattı.

1980 yılında, öldürdüğü dokuz ile on iki yaş aralığında 53 çocuğun toplu mezarı polis tarafından bulundu. 1983 yılında Ekvador’da 110 genç kadını öldürmekten suçlu bulunan seri katil, Peru ve Kolombiya’da kayıp 240 çocuğun daha katili olmakla itham edildi. Cinayet işlemeye devam edeceği konusunda yemin etmesine rağmen Ekvador hükümeti tarafından serbest bırakıldı ve Kolombiya’ya sürgün edildi.

1999’da onunla yapılan bir röportajda kendisini “yılın adamı” olarak nitelendirdi.

Çağla Üren

1994, Bakırköy doğumlu. Boğaziçi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünde okuyor. Daha önce soL Gazetesi'nde ve Genç Gazete'de (gencgazete.org) görev aldı. Edebiyat eleştirisi dergisi Rozinant'ta ve gençlik dergisi Yeni Yazılar'da yazıyor.