Bir zamanlar, şarkıcılar ve müzisyenler, kelimeleri büyülü bir biçimde ezgilerle bir araya getirerek bizlere hikâyeler anlatan masalcılar olarak düşünülürdü. Tıpkı halk ozanları ve dengbejler gibi. Tabi o zamanlar şarkıların içini “baby” ile doldurarak ünlü olma modası yoktu.

s-l1000

Aslında çok eskiye gitmeye gerek yok. Henüz radyonun popüler olduğu zamanlarda da durum böyleydi. Bu şarkı ve türküler, aşk hikayeleri, savaşlar, din ve medeniyet dahil birçok konuyu işliyordu. Bazıları ise hayatın en karaklık noktalarında var olan ayrıntıları yakalıyordu. Bunlardan biri de cinayetti.

Bu listede de genellikle radyolarda dinlediğimiz, üzerine defalarca düşünülmüş ve bize birçok hikaye anlatan şarkılar yer alıyor.

Cinayetlerin sadece şarkılarda, romanlarda ya da şiirlerde kalması dileğiyle…

İşte cinayet konulu dokuz iyi şarkı:

9) The Killers-Jenny Was A Friend Of Mine

 

Şarkıdaki hikâye, “Fareler ve İnsanlar” romanındaki Lenny karakterini anımsatıyor. Hatırlamak gerekirse, Lenny yumuşak şeyleri okşamayı seven sevdi dolu ancak akli dengesi yerinde olmayan, iri yapılı bir karakterdi. Çiftlik sahibinin güzel karısının saçlarını okşamak isterken kadının debelenmesiyle onu yanlışlıkla öldürmüş ve öldürdüğünü dahi anlamamıştı. Şarkımızdaki katil de aynı şekilde, sevdiği kadını sarılarak öldürüyor.

Karakter, Jenny ile bir gece sokakta yürürken, kadın onu sevdiğini ancak başka bir yere gitmesi gerektiğini söylüyor. Bunun üzerine katilde ona sıkıca sarılıp gitmesini engellemek istiyor. Onu öyle sıkı sarıyor ki kadın çığlık dahi atamadan orada ölüyor.

Ayrıca şarkıda, cinayete doğrudan tanıklık ediyoruz. Kadının öldüğü esnada katil bize sesleniyor:

“Sonra sen kulağıma fısıldadın:
‘Burada ne yaptığını biliyorum.'”

Tüyler ürpertici değil mi?

8) Tom Jones- Delilah

 

Öncelikle belirtelim. Tom Jones bu şarkıyı yapmak için tabii ki gerçekten cinayet işlemedi.

“Hitler keşke bir ressam olsaydı da içindeki nefreti tuvale dökseydi” diye bir söz vardır. Sanatın gerçekten de arındırıcı bir yapısı olduğunu buradan da alayabiliriz. Tom Jones de bu cinayeti kurguda işleyerek neftretinden arınmış olmalı.

Bu kurgu da ortaya müthiş bir şarkı çıkarmış.

Delilah isimli kadın bir gece vakti yanında başka bir erkekle Tom Jones’in önünden geçip evine giriyor. Tom sabah olduğunda kadının kapısına gidiyor ve zili çalıyor. Delilah, kapıyı açtığında karşısında onu elinde bıçakla ve yüzünde dehşet verici bir gülücük ile buluyor. Sonunda Tom, onu bıçaklayarak öldürüyor.

7) I Shot The Sherrif- Bob Marley

 

Aslında şarkının hikâyesi konusunda birçok dedikodu var. Bazıları, sanatçının evine yapılan bir uyuşturucu baskını sonrasında yazıldığını, bazıları ise “The Ballad of Gregorio Cortez” filminde anlatılan gerçek bir hikaye için yazıldığını söylüyor.

Filmdeki hikâyeye göre, bir yanlış anlaşılmadan dolayı at hırsızlığıyla suçlanan Meksikalı bir çiftçi, kendini savunmak için şerifi vurarak öldürüyor ve kaçıyor. Ancak intikam için şerifin adamları da onun kız kardeşini öldürüyorlar. Eric Clapton ve birçok sanatçının da oldukça iyi yorumladığı şarkıyı Bob Marley’in söyleşindeki hüzün de buradan kaynaklanıyor olabilir. Tabi giden marijuanalarına da yanıyor olması da kuvvetli bir ihtimal.

6) Talking Heads- Psycho Killer

 

Punk müziğin kurucularından olan Talking Heads’in efsanevi şarkısı, rivayete göre seri katil Ted Bundy’den ilham alınarak yazılmış. Ted Bundy çocukluğunda kızkardeşlerini röntgenleyip hayvanlara işkence eden bir seri katil. Ancak öyle bir cazibesi ve giyim tarzı var ki kurbanlarını önce kendine aşık ediyor.

Tabii bu sadece rivayet. Çünkü söz yazarı olan ve grubun kurucularından David Byrne, yarı İngilizce yarı Fransızca olan şarkıyı yazarken Alice Cooper’i düşündüğünü söylemişti.

Şarkı, bir zamanların yeraltı barlarının vazgeçilmezi iken birçok kez coveri yapıldı ve oldukça popüler oldu. Bu nedenle, şimdilerde Burger Kinglerde sıkça duyuluyor olması hayranlarını oldukça üzüyor.

5) Johhny Cash-Folsom Prison Blues

 

Johhny Cash’in, bu şarkıyı yazarken “Inside The Walls Of Folsom Prison” filminden ilham aldığı söylenir. Hatta, “Bir cinayet işlemek için nasıl bir sebebe sahip olabiliriz?” diye uzun uzun düşünmüştür.

Şarkı boyunca, hapishanede yatan bir mahkum, dışarıyı düşünüyor ve tren raylarında yürüdüğünü hayal ediyor. Mahkumun birgün özgür kalırsa yapmak istediği tek şey ise bu hapishaneden olabildiğince uzağa gitmek.

Ayrıca bir Johhny Cash biyografisi olan “Sınırları Aşmak” filminde de şarkı, kendisine önemli bir yer bulmuş:

Cash, şarkının kaydını yapmak için Folsom Hapishanesine gidiyor. Hapishane güvenliği ise bu durumdan oldukça rahatsız. Ona “Dikkatli olun. Mahkumlara hapishanede olduklarını hissettirecek şeyler söylemeyin.” diyor. Cash’in cevabı ise tüm hapishane şiirlerinin kısa özeti gibi “Peki hiç unuttular mı?”

4) Guns And Roses- Used To Love Her

 

Şarkıdaki anlatıcı, bir kadını çok seviyor. Ancak kadın, onun hayatını cehenneme çevirip adamı çılgına çeviriyor ve sonunda adam, kadını öldürüp arka bahçesine gömüyor.

Dehşet verici bir hikaye değil mi?

Bu noktada şarkının, bir cinayeti değil aslında ötenaziyi anlattığını söylemeliyiz. Hatta söylentilere göre şarkıdaki anlatıcının “Onu sevmeye alışmıştım ama onu öldürmek zorundayım,” dediği maktül, Axl Rose’un köpeği.

3) Black Sabbath- Killing Yourself To Live

 

Geezer Butler, şarkıyı alkol alışkanlığı yüzünden böbrek sorunları yaşaması üzerine yattığı hastanede yazmış. İçmeyi bırakıp tövbe ettiğini filan düşünmeyin. Aksine, Geezer bizi de kendi yoluna davet ediyor:

“Etrafına bir bak. Acı, fakirlik ve zavallılıktan başka ne görüyorsun? Yaşamak bu değil. Yaşamak için kendini öldür.”

Haksız da sayılmaz öyle değil mi?

2) Dio-Killing The Dragon

 

Albüme ismini vepisoded_221b Killing The Dragon’da ise bir iktidar kavgası görüyoruz. Şarkıdaki “biz” denen anlatıcılar, bir kraliçeyi ve kralı her yerde arıyor. Arayışın amacı ise “Ejderhayı öldürmenin tam zamanı” olması.

Kral ve kraliçe sonunda yakalanıyor mu dersiniz?

“Yeni kralınıza diz çökün!” dizesinden bir devrimin gerçekleştiği anlaşılıyor.

1) Queen- Bohemian Rhapsody

 

“Mama, just killed a man!” cümlesiyle başlayan efsane şarkının hikayesi konusunda grup üyelerinin ağzı her zaman kapalıydı. Freddie Mercury’nin şarkının ardındaki hikeyeyi anlatmama gerekçesi de herkesin şarkının üzerine düşünmesi ve kendinden bir şeyler bulmasını istemesiydi.

Üç ayrı parçanın bir araya getirilmesiyle oluşturulan şarkıda, Arapça sözlere yer verilmesi, Mercury’nin ailesinin Zerdüşt olması ve ailenin Zanzibar’dan 1964 ayaklanması ile İngiltere’ye göç etmek zorunda kalmasıyla açıklanıyor.

Fazla söze gerek yok.”Eğer geri dönmezsem yaşamaya devam et.” diye annesine seslenen şarkı, bize her zaman Freddie Mercury’i  hatırlatacak. Işıklar içinde uyu Freddie.

WhatCulture ve Loudwire ‘daki içeriklerden özgün olarak derlenmiştir.
Çağla Üren

1994, Bakırköy doğumlu. Boğaziçi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünde okuyor. Daha önce soL Gazetesi'nde ve Genç Gazete'de (gencgazete.org) görev aldı. Edebiyat eleştirisi dergisi Rozinant'ta ve gençlik dergisi Yeni Yazılar'da yazıyor.