Tuba Parlak, Jean-Christophe Grange’ın Doğan Kitap etiketiyle Türkçede yayımlanan son romanı Lontano’yu inceledi.

Not: Bu yazı, kitabı henüz okumayanlar için spoiler içerebilir.

Lontano_Kapak.indd
Lontano_Kapak.indd

Jean-Christophe Grange’ın merakla beklenen son romanı “Lontano”, Fransa’nın Bretanya bölgesindeki askeri havacılık okulundan bir öğrencinin öldürülmesiyle başlayan bir suç sarmalı örerken, aynı anda Fransa devletinin Sahraaltı Afrika’daki sömürgecilik faaliyetlerinin geçmişi ve bugününe bakıyor. Öykünün merkezinde Morvan ailesi ve ailenin iki jenerasyonu arasındaki psikolojik savaş var. Grange, Paris’ten Bretanya’ya, İtalya’dan Kongo’ya uzanan bir suç ortamında, çocukluğu çalınmış pek çok karakterin öfke, şiddet, intikam ve psikolojik yıkım ekseninde şekillenen, kendini yok etmekle yeniden yaratmak, ötekinin yıkımında yeniden var olmak gibi patolojik dürtülerle savaş açtığı kurucu babaların sömürgen dünyasına atfediyor suçun nüvesini.

Hem biyolojik hem de manevi aile bağları özelinde çapraşık sevgi/nefret ilişkileri, romandaki iyi ve kötülerin ortak karakteristiği. Son derece karmaşık bağlarla başarılı bir biçimde örülen suç öyküsünün detayları birer birer açıklığa kavuştukça halihazırda karmaşık olan karakterler arası ilişkiler bulanmaya başlıyor. Öykü ilerledikçe suçlular ve masumlar yer değiştiriyor. Kitabın sonunda ise sizi kimin suçlu, kimin masum olduğuna dair muazzam bir belirsizlik duygusu kaplıyor.

Suça dahil olan ve suçtan etkilenen karakterlerin ve olayları çözmekle yükümlü polislerin kişisel tarihlerine ve tüm bu karakterlerin geçmişlerindeki çakışmalara paralel olarak Fransa ve Kongo ülkelerinin çakışan geçmişlerine referanslar öykünün bağlamını oluşturuyor.

Joseph Conrad’ın “Karanlığın Kalbi” romanını anıştıran “Lontano” modern bir sömürgecinin oğlunu, babasının geçmişinin etrafına örülen bir güncel suç silsilesi üzerine, geçmişin peşinden Kongo’nun kitaba adını vepisoded_221b Lontano kasabasına kadar götürüyor ve tıpkı “Karanlığın Kalbi”nde olduğu gibi, dehşetin kökenini birbirine taban tabana zıt iki dünyanın çatışmasında temellendiriyor.

Gregoire Morvan, 70’li yıllarda polis olarak görevlendirildiği Kongo’da meydana gelen bir cinayeti çözmüştür. Kurbanlarına işkence edip öldüren ve ölülerine çiviler çakarak totemleştiren Çivili Katil’i yakalayarak Lontano kasabasını huzura kavuşturmuştur. Ancak polisin oradaki tek görevi nizamı tesis etmek değildir. Yolsuzluğa batmış yerel yöneticilerle işbirliği yaparak el altından Coltano isimli koltan madenini işletmektedir. Gregoire Morvan, Afrika’daki “başarılı” çalışmalarının sonucunda Paris’e gelen, burada da devlet için pek çok pis işi halleden ve yarı gizli servis yarı polis gibi çalışan karanlık bir adamdır.

Jean-Christophe_Grange5Bretanya’daki Kaerverec kasabasında yer alan askeri havacılık okuluna kayıtlı uçakların, özel olarak ayrılmış bir arazide atış talimi yaparken vurduğu bir noktada okulun öğrencilerinden birinin cesedi bulunur.

Olay Morvan’a bildirilir. O da bu eğitim zayiatı işinin araştırılması ve ordunun töhmet altında kalmasını engelleyecek şekilde bu davanın kapatılması işini oğlu Erwan’a devreder.

Erwan, kriminal şubedeki Kripo lakaplı çalışma arkadaşını da yanına alarak Bretanya’ya gider. Kısa bir süre içinde olayın, kaza süsü verilmiş bir cinayet olduğu ortaya çıkar. Okulun en yetkili ismi olan Amiral di Greco intihar eder ve Paris’te çıkan ikinci cesetle olaylar iyice karışır.

Bu esnada, Coltano şirketinin hisseleri akıl almaz bir şekilde yükselmektedir ve Kongolu partnerler Morvan’ı hisseleri toplamakla suçlarlar. Uyuşturucu bağımlısı bir “trader” olan ikinci oğlu Loic, öfkenin hedefi olur. Hisseleri kimin topladığını araştırmak ona düşer.

Loic, aynı zamanda kendisinden boşanmaya çalışan karısı Sophia ile velayet için mücadele etmektedir. Kız kardeşleri Gaelle ise aktris olma umuduyla fahişelik yapmaktadır.

İkinci cinayetin araştırması sürerken ilk olay mahallinde Erwan, babasına ait bir yüzük bulur. Ölen askerin bedeni yanarak tarumar olduğu için adli tıp incelemeleri zaman almaktadır. İkinci cinayetin ortaya çıkmasına paralel bir biçimde ilk cesede dair araştırmalar tamamlanır ve katilin Çivili Katil’i kopyaladığı görülür. Bir akıl hastanesinde hayatını kaybettiği bilinen Çivili Katil’le ilgili gizem, cesetlerin üzerinde ona ait kan örnekleri bulunmasıyla iyice artar.

İkinci cesedin kimliğinin açıklanmasıyla ise yeni katilin cinayetlerinin Gregoire’ın hayatını karıştırmayı amaçladığı şüphesi doğar. Üçüncü cesette ise bu şüphe artık yerini kesinliğe bırakmıştır.

"Polisiye Edebiyat" Kategorisindeki Diğer Yazılar

Erwan, hem bu cinayetler silsilesini aydınlatmaya, hem aile bireylerini katilden ve bu meselenin etrafında şekillenen diğer sorunlardan korumaya hem de babasının kirli geçmişini araştırmaya çalışmaktadır. Her bir ipucu hakikatin önüne yeni bir perde çekmektedir ve sevdiği herkesin hayatı tehlikededir. Anne-babasına ve geçmişlerine dair bildikleri her şeyin iyi kurgulanmış bir yalan olduğu gerçeğiyle yüzleşmek zorunda kalan Erwan, beklemediği insanların ihanetlerine de şahit olacaktır. Katil ise ona kendi gölgesi kadar yakındır.

grangeÖncelikle belirtmekte yarar var ki, romanın sonunda güncel cinayetler çözüme ulaşsa da Gregoire tarafından Çivili Katil’e dair itinayla kapatılmış bazı gerçekler çözümsüz kalıyor. Ve Erwan her ne pahasına olursa olsun bunları çözmeyi kararlı. Bu gerçekleri ise yazarın yakın zamanda yayımı gerçekleşen ve “Lontano”nun devamı niteliği taşıyan “Congo Requiem” adlı kitap dilimize kazandırıldığı zaman öğreneceğiz.

Romanda pek çok karakter var ve her biri meselelerde son derece aktif rollere sahip. Dolayısıyla Grange, romanın ilk sayfalarını bu karakterleri bize tanıtmaya ayırıyor. Bu kısımlar karakterden karaktere geçişlerden dolayı akıcılık açısından zayıf kalsa da aşağı yukarı ellinci sayfadan sonra kitap büyük bir hızla akmaya başlıyor. “Bu kadarı da olmaz!” denecek türden olayları büyük bir ustalıkla birbirine bağlayan yazar, kalan 600 sayfa boyunca heyecan ve gerilimin dozunu hiç düşürmeden okuru şehirlerden şehirlere, geçmişten bugüne, sayısız komplo teorisi arasında bir o yandan bir bu yana savuruyor. Kitapta geçen sayısız ve birbirinden tuhaf ismi ve yer adını aklınızda tutmanızda fayda var ve bu pek de kolay olmayacak. Dolayısıyla okurken küçük notlar alarak sayfalar boyu geri gitme mecburiyetinden kendinizi kurtarabilirsiniz. O isimlerin her biri mutlaka sayfalar sonra yine karşınıza çıkacak.

Kitabı bitirdiğiniz anda ise devam romanının ne zaman yayımlanacağına dair araştırma yapmaya başlayacağınıza emin olabilirsiniz.

221B Dergi

Türkiye'nin tek polisiye kültür dergisi.